08.06.2017

Türk (?) televizyon ve gazeteleri Türklük konusunda müthiş bir hassasiyet (!) taşıyor. Şehit polis veya şehit asker oldu mu, bu kahramanların fotoğraf çektirirken yaptıkları bozkurdu kesebilirler. Daha önce defalarca yazdığım gibi, “İşte Türk aklı!”, “Burası Türkiye!”, “İşte Türk kafası!” gibi başlıklarla haber yapabilirler. Ancak, mesela, “İşte Kürt aklı!”, “Arap’tır, ne yapsa yeridir!” gibi ifadelerle başlık atamazlar.

Çünkü hassastırlar…

“Ya evet haklısınız. Filanca durum Türklüğe zarar veriyor. Biz bunu haber yapalım ama haberde Türk adını kullanmayalım.”

“Türkçülük Türk’ü savunan dava beyefendi ama biz gazetelere Türkçülük ifadesini taşımayalım. Devlet büyüklerimiz kızar.”

“Bozkurt yaptıkları fotoğrafı paylaşırsak azınlıklar rahatsız olabilir.”

Bakın! Çok hassaslar… Şunu da unutmayın: Televizyonlar Türklüğe hakaret eden, gazeteler Türklüğü aşağılayan unsurlarla doludur. Bunu da bazen açıkça, bazen çaktırmadan yaparlar.

Bundan başka…

Mesela “İsimsizler” adında bir dizi var. “Atsızlar” diyemiyor. Bir Türk geleneğine atıfta bulunuyor ama sadece atıfta bulunmakla kalabiliyor. Siyasetçisinden sanatçısına, sporcusundan yazarına herkes hassas çünkü!

“Biji Rojin” diye dizi yapılsa, bütün Türkümsülerin göğsü kabarır.

Yıllar önce Samanyolu’nda Atsız’ın “Geri Gelen Mektup” şiiri mahvedilmişti. Bugün “İsimsizler” dizisi, “Masumların bir damla gözyaşı, yok edecek dağı taşı.” diye Vatan marşını mahvetmeye kalkıyor. Ben burada iyi niyet arayamam. Hatta burada bir gönderme vardır. Gönderme de “Bir Türk’ün bir damla yaşı” ifadesinedir.

***

Katar meselesini yakından takip etmiyorum. Genel olarak memleketin gündemine uzağım. Ancak Katar meselesiyle ilgili yorumlardan haberdarım. Cihatçılar diyor ki: “Katar’a gideceğiz, onları koruyacağız, petrolden pay alacağız. Ganimet alacağız. Biz tarih boyunca ganimet için savaştık.”

Yavaş gelin.

Çanakkale’de savunma saflarına geçip ganimet için savaşacak maddiyatçı yoktur. Zaten dünyada da savunan tarafta olan ganimet için savaşmaz. Ya canı ya da vatanı için savaşır. Nutuk atmayalım, hamaset yapmayalım: Tarih boyunca güçlü olduğu dönemlerde ganimet için savaşan, güçsüz olduğu dönemde para uğruna vatanını satar. İşte lafta “Atsızcılar çok uçuk.” diye gezip bugün her biri adeta gerçek Tong Yabgu gibi ortalıkta gezen “araftaki Türkümsüler”, bu kafadaki adamlardır.

Seçim zamanı ilayı kelimetullah…

Seçim zamanı ilayı dolarullah…

Bunun propogandası Diriliş dizisinde yapılacak olsa, hiç şüphesiz, Arabi karakteri kullanılacak ve şöyle diyecektir: “Ey oğul, yeryüzündeki her şey Allah’ındır. Dolar da Allah’ındır. Biz buna dolarullah diyoruz.”

Öyle kolay değil… Süleyman Şah bir nevi “Gelin türbemi alın buradan.” dedi bu dizide. Diziyi izleyen adam “Süleyman Şah’ın emridir onu kurtaracağız.” diye gaza geldi.

Kitap okumak yetmez. Günümüz bunun en önemli ispatıdır.

Defalarca kere yazdım. Ne yazık ki henüz devran tamamen dönmediği için tekrar yazsam güncelliğini koruyacak bir noktaya temas edeceğim.

Musul, Kerkük, Karabağ, Kırım, Doğu Türkistan söz konusu olduğunda diplomasi, demokrasi, hoşgörü gözetilir, “Savaşların devri bitti.” nutukları atılır, asker düşmanlığı yapılırken, neden Türk ordusunun hep Arap ülkelerine gönderilmesi, diğer Müslüman toplulukların sorunları uğruna can vermesi istenir?

1-Buna ilayı kelimatullah filan denmez. Olsa olsa ilayı dolarullah denir. O doları da ömrü billah garibanın kesesi görmez, göremez. Ama uğruna can vermesi istenebilir.

2-Türk Silahlı Kuvvetleri olduğu sürece ABD casusları üstlerine “Efendim Silahlı Kuvvetler…” diye dert yanmaya devam edecektir.

Bu da Katar meselesine dair benim çıkardığım sonuçtur.

Dipçe: Artık yazıların çoğunda başlık o günün tarihi olacaktır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone