30.07.2017

Semih günlük gazetesini alıp kahvehanenin yolunu tuttu.
Her zamanki gibi en sakin yere geçti. Otururken, tek şekerli çayı ve soğuk suyu masasına geldi.
Gazetesini açtı, sigarasını yaktı.
Sigarasını yakarken gazeteden bir fotoğraf dikkatini çekti.
Sıvasız bir evde asılı Türk bayrağı.. Gazetede, futbol “milli” takımının şımarık piçinden kalan haber sütununda, şehit eşinin 4 aylık hamile olduğunu öğrendi.
Bir duman daha çekti..
Biraz aşağıda Sürmene’de orman yangının çıktığı araziye orman köşklerinin yapıldığı haberi.
Katar Emir’inin bölgeye yoğun ilgisi varmış..
Kıskançlık damarı kabaran Semih, intikamını ciğerlerinden aldı. Bir duman daha..
Gazetenin başka bir yerinde erozyon haberi. Verimli topraklarımızı su götürmüş.
“Doğal güzelliklerin Katarlılara satılmasına ses çıkarmayan topluma, erozyonun götürdüğü de bizim toprağımız olduğu nasıl anlatılır?” diye düşünürken bir duman daha çekti..
Diğer haberde,”Ders müfredatından evrim çıkarıldı,cihat da yeni müfredatta işlenecek.” yazıyor.
Semih, gelecek neslin bahtsızlığına, buna karar verenlerin zavallılığına acı acı güldü..
Bir duman daha.
Sıra 3. sayfa haberlerine geldi, sigarasını tazeledi.
Yine bir tecavüz haberi.
Haber detayına indikçe iğrençlik daha da artıyor. 9 yaşındaki yetim çocuk yatılı yurtta kalıyor. Gidecek başka yeri olmadığından defalarca istismar edilmiş.
Semih haberi okumayı bitirince, geçen gün okuduğu başka bir haber aklına geldi:
“Çocuk tecavüzlerinin yüzde 5’i ortaya çıkıyor yüzde 95’i gizli kalıyor.
Son 1 yılda 400 çocuk istismara uğradı.
Çocuk istismarı vakıaları 10 yılda 300 bini geçti”

Yaşadığı zamana lanet ederken, tüm gücüyle sigarasını çekti..

Her ümitsizliğe kapıldığında, cebinde panzehir gibi taşıdığı Atsız’ın Türk Gençliğine hitap ettiği şiirden iki mısrasını açıp, bilmem kaçıncı kere okudu:
“Mefkuresinden başka her varlığı unutan
Kahramanlar gibi sen ebedi kalmalısın.”
*****

Bugün Hakkari’de şehit olan Semih Akyıldız’ın aziz ruhuna..

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone