90 bin rakamı Gerçeği yansıtmıyor- Söyleşi

sarıka

uğurSarıkamış harekatının
100’üncü yıldönümü vesilesiyle
harekata olan
ilginin arttığı bu yıl günebakış
Gazetesi olarak KTÜ
Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü
Öğretim Görevlisi
Doç. Dr. Uğur Üçüncü’nün
konu hakkındaki görüşlerine
başvurarak, tarih verilerinin
ışığında Sarıkamış gerçeklerini
konuştuk.

Doç. Dr. Üçüncü ‘90 bin kişi,
kurşun atmadan şehit oldu’ iddiasının
tarihi verilerle uzaktan-yakından
ilgisi olmadığını söylerken, Sarıkamış’ta
suçlu veya hain aramanın önyargıdan kaynaklandığını
söylüyor.

Üçüncü: “Sarıkamış’ta suçlu ve hain aramak
olaya ön yargıyla yaklaşmanın göstergesidir. Harekatta
mücadele ederek şehit olmuş, gazi olmuş,
malul olmuş bütün askerlerimiz kahramandır. Sarıkamış’ta
savaştan kaçanlar haricinde hain bulamazsınız
ifadelerini kullanıyor.

Enver Paşa başta olmak üzere Sarıkamış muharebesinde
9’uncu kolordunun başındaki isim olan Hafız
Hakkı Paşa’nın suçlandığı ve 90 bin askerin hiç kurşun
atmadan soğuk altında donarak şehit olmasına neden
olduğu iddia edilen harekatla ilgili tarihçi Uğur
Üçüncü’nün açıklamaları ise ezber bozacak cinsten.
İşte Üçüncü’nün açıklamaları:

90 BİN RAKAMI ABARTIDIR

90 bin rakamı ciddi anlamda abartıdır. Bizim için bir
şehidin bile önemi çok büyüktür ama harekatta kayıp
ve şehit rakamları birbirine karıştırılmaktadır. 22 Aralık
1914’ten 15 Ocak 1915 tarihleri arasında süren bu harekatta
sayılar aslında bellidir. Ordumuz 118 bin kişiyle harekete
geçmiştir. Bunun yaklaşık 90 bini savaşmıştır.
14 Şubat 1915 tarihindeki sayımda üçüncü ordu
kuvvetlerinin 42 bin kişi olduğu bellidir. Yani yaklaşık
118 bin kişilik kuvvetimizin 42 bini en son Şubat ayında karargahtadır
ve kurtulmuştur. 76 bin kişi sayısı ortadadır.

HAREKATTAN ÖNCE DE ŞEHİTLER VERDİK

76 bin kişi sayısını da şöyle incelemeliyiz. Bu ordu Sarıkamış
harekatından önce de kayıplar vermiştir. Sarıkamış
harekatı başlamadan önce, Köprüköy ve Azap
muharebeleri gerçekleşti. Burada da 12 bin kayıp verdik.
76 bin rakamı burada 12 bin daha aşağıya düşüyor. Son
kalan rakam da şehit mi oldu, hayır. Sarıkamış harekatı süreci
boyunca biz çok esir verdik. Bunun rakamı da 7 bini
aşmaktadır.

SAVAŞARAK ŞEHİT OLANLARIN SAYISI DAHA FAZLA

Sarıkamış’ta savaşarak şehit olanların sayısı, donarak
şehit olanların sayısından daha fazladır. Türk askeri tek
kurşun atmadan şehit oldu iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.
Rus kaynakları da bunu doğrulamaktadır. Bizzat
Rus kuvvetleriyle girmiş olduğu mücadelede verdiğimiz şehit sayısı hayli fazladır. Özellikle Sarıkamış
muharebelerinde. Daha evvelinde Oltu’da, Bardız’da çatışmalar
gerçekleşmiştir. Bu çatışmalarda Türk askeri şerefiyle
mücadele etmiş ve düşmana zarar vererek kendi de şehit
düşmüştür.

KAYIP FARKLIDIR, ŞEHİT FARKLIDIR

Şunu da söylemeliyiz: Askeri terminolojide şehit farklıdır,
kayıp farklıdır. Hasta, yolunu yitirmiş, askerden kaçmış,
esir olmuşlar da Genelkurmay’a göre kayıptır. Yani o sırada
savaşamayacak hale gelen askerlere kayıp denir. Bu konuştuğumuz
rakamlar da askeri kayıptır. Şehit anlamında bu rakamları
telakki etmemek gerekir.

enver90 BİN İDDİASI, SİYASİ YORUMDAN KAYNAKLI

90 bin şehit tezi de ilk kez 1922’de Köprülülü Şerif
Bey’in ifadeleridir. Kendisi o savaşta 9’uncu kolordu
kurmay başkanıydı.
Şerif
Bey’in yaptığı
yayında geçen
bu ifadeler ilk olarak
gazetelerde tefrika
edildi. Sonrasında
da kitaplaştırıldı. Sonrasında
ise bu harekata
hep 90 bin
rakamıyla bakıldı. 90
bin askerin kurşun atmadan

şehit olduğunu
söyleyerek,
Enver Paşa’nın küçültülmesi
ve halk tarafından
başarısız
olarak görülmesi hedefleniyordu.
Enver
Paşa Batum’dan Anadolu’ya
girmek istiyordu.
Anadolu’daki
Mustafa Kemal
Paşa önderliğindeki
Milli Mücadele’ye
bir alternatif olmaması
için Enver Paşa
hakkında böyle bir
algı oluşturuldu.

GENELKURMAY BİLE
SAYIYI GÜNCELLEDİ

1933’te Genelkurmay’a

göre resmi
kayıp 109 bin 200
küsur iken, 2007’de
İlker Başbuğ döneminde
60 bine
indirildi. Yani
resmi bakış
zamanla değişiyor.
Sarıkamış
Türk’ün zor
zamanlarda gerçekleştirdiği
bir mücadele
azmidir,

destandır. Ancak başarısızlıktır
elbette.
Ama burada Enver
Paşa’yı itibarsızlaştırmak
isterken sayılar
üzerinde oynandı,
buna gerek yoktu.
O savaşı başkumandan
vekili olarak
Enver Paşa yönetmiştir,
sorumluluk
elbette
onundur.


Ama şunu da söylemek

gerekir:

Enver
Paşa başkumandan
vekili olarak Çanakkale’niz
zaferi ile Irak cephesindeki
Kut’ül Ammare zaferi de
onundur. Enver Paşa’ya
böyle bakmak lazım. Bir tarafta
başarısızlık var ama
öteki yanda başarı var.

Sorumluluk
Enver Paşa’dadır
ama Enver Paşa hain değildir.
Sarıkamış’ta suçlu ve
hain aramak olaya ön
yargıyla yaklaşmanın
göstergesidir. Harekatta
mücadele
ederek şehit olmuş,
gazi olmuş, malul
olmuş bütün askerlerimiz
kahramandır.
Sarıkamış’ta savaştan
kaçanlar
haricinde
hain bulamazsınız.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone