Adamlar Yol Yaptı

İtalya işgal yıllarında kendine düşen paydan işgal ettiği bölgelerde birtakım “iyi niyetli” yardım projelerine girişmişti. Yetim çocuklara eğitim desteği veriliyor, çiftçilere yardım yapılıyor, ahaliyle iyi geçiniliyor, hatta yeri geldiğinde bakım-onarım işlerine yardım ediliyordu. Türkiye’nin diğer bölgelerinde İngilizlerin hilafet oyunu işgali nasıl kolaylaştırdıysa, İtalyan bölgelerinde de ahaliyle iyi geçinme öyle kolaylaştırıyordu. Diğer yandan ASALA saldırılarında kullanılan Ermeni militanların çoğu da Rockefeller’in işgal döneminde Ermeni yetimler için açtığı vakıflarda yetişmişti.

Ağzından çıkaramayacağı kadar büyük bakla taşıyanlar, bu tarz hareketleri iyi niyetli yorumluyor, “Aslında Mustafa Kemal olmasaydı ahali zaten rahattı.” diye geveliyor. Ancak yeri geldiğinde de siyasilerin mevcut tutum ve söylemlerine ayak uydurmak için milli mücadeleye dair nutuk atmaktan da geri kalmıyor. Ancak bu durumda bile üstüne düşeni yapıp Mustafa Kemal Paşa’yı anmadan milli mücadele nutukları atmaya çabalıyor.

Bugünkü manevi işgal fiziki işgale doğru nasıl gidiyor? İtalyan taktiğiyle, Rockefeller sinsiliğiyle…

Habur’daki rezalet hatırlatılıyor…

“Adamlar yol yaptı!”

Şehide kelle, Apo’ya sayın demişti…

“Hastanede sıra beklemiyoruz!”

Açılım süreci, cemaat, demokratik açılım…

“Okullara akıllı tahta geldi!”

Deli Dumrul gibi geçenden beş geçmeyenden on alıyor. Okullara akıllı tahta getirip son derece tehlikeli biçimde her sene eğitim sistemini değiştiriyor. Hastanelerinde askerlerimiz, polislerimiz sinsice şehit ediliyor. Beyimin derdi yol, sıra, akıllı tahta…

E o zaman niye önüne gelene siyonist diyorsun? Niye vatanperver pozları kesiyorsun? Niyetini baştan belli etsene…

Daha düne kadar “Şehit vermiyoruz, çünkü çözüm süreci var.” diyordun. Şimdi Türkçü kesildin. Genç Atsızlar’a ait Vatan marşını dinliyorsun. Düne kadar Türkçüler senin düşmanındı.

Cemaat de cemaat diye tutturuyor, kendi askerini darbeci hain diye itham ediyordun. Bugün 15 Temmuz darbe ve işgal girişimini gerçekleştirenler yüzünden biraz bile yüzün kızarmıyor. Müsebbibi dışarıda arıyorsun.

Adamlar yol yaptı…

Yıllar önce bu kesimden biriyle tartışırken, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun.” sözünü hatırlattım. Bana “Neden esir yaşamasın? Niye yok olsun? Bak filanca ülke filancanın işgali altına girdi. Nasıl gelişti.” diye örnek vermişti.

Olay tam olarak budur.

Müslümanlık bu işin kılıfıdır. İstiklal yerine esareti seçenlerin Türk milletinin başına geçebilmesi için bu yoldan başka bir yol yoktur. Demokrasi de bunun aracıdır. Eğer kılıf ve araç olmasaydı, bu millet esareti seçenleri başa getirir miydi? Peki İngiliz’in, İsrail’in işgali altına girince sana Türklüğü, Müslümanlığı yaşatırlar mı sanıyorsun? Sömürgecilerin altın kuralı bellidir: Ver maneviyatını, al paranı.

Bunu kabul edenler de “Ver, kurtul.” politikasını ortaya koyanlardır.

Bu millet baş verip kurtulmuş bir millettir. Vatanını vermez. Bizim o politikadan anladığımızla sizinki çok başka…

Siz odunla, kömürle, yolla, okulla, hastaneyle mutlu olun diye, sizin Ergenekoncu diye terörist ilan ettiğiniz asker yedi düvelle savaşıyor. Bu utanç da size tarih boyu yeter.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone