AKP kötü de NATO “iyi” mi?

Türk siyasetinin milleti bir “partiye” daha bölen kuruluşlarından biri “İyi Parti” olmuştu. Meral Akşener öncülüğünde MHP’den bölünen bir kesimin AKP modeliyle “gömleğimizi çıkarttık” anlayışının bir başka biçimiyle daha karşı karşıyayız. Türk milliyetçiliğini benimsemiş bir parti olmadıklarını ve her görüşe açık olduklarını ısrarla söyleyen ve uygulamaya koyan bu parti, diğerlerinden pek farklı olmadığını kısa sürede çok net bir şekilde ortaya koydu.

Partinin kurulum aşamasında kamuoyuna sızan program taslağında dikkat çeken ayrıntılar yer almış ve belirli bir kesim dışında dikkat çeken bir konu hâline gelmemişti. Kamuoyuna yansıtılan program taslağında terörün “sivil siyasetiyle” diyalog, “eşit yurttaşlık” ve “Güneydoğu konusuyla ilgili birtakım ifadeler” yer aldı. Bir ihtimalle taslak, nabız yoklamak için sızdırılmıştı. Bu gelişmenin hemen ardından en sert muhalefeti partinin kurucularından Yusuf Halaçoğlu yaptı. “Taslak İyi Partiye ait değil, taslağı reddediyoruz.” dedi.

Programın son şeklinde bu ifadeler yer almadı. Ya nabız yoklaması sonucu programdan çıkarıldı ya gerçekten de bu yakıştırmalar birer palavradan ibaretti! Ancak dikkatten kaçmaması gereken bir nokta daha var. MHP’de başlayan parti içi muhalefet ve ardından oluşan yeni parti hareketinde başı çeken isimler arasında Yusuf Halaçoğlu yer almıştı. Kuşkusuz İyi Partinin kurucularını 10 kişiye indirsek biri mutlaka Halaçoğlu’dur. İyi Partinin mevcut TBMM’de yer alan birkaç vekilinden biri de Halaçoğlu’dur. Peki, Halaçoğlu 24 Haziran Genel Seçimlerinde neden milletvekili adayı gösterilmedi?

Soruyoruz: Halaçoğlu’nun aday gösterilmemesinin programa yaptığı sert muhalefetin bir ilgisi var mı?

***

Bu tartışmalarla birlikte yayımlanan İyi Partinin programında “NATO” başlığı yer aldı. Programın 76’ncı sayfasında yayımlanan ifadeler aynen şöyle: “…Türkiye’nin NATO şemsiyesinde olması millî politikalar ve stratejiler uygulamasına engel olmadığı gibi ittifak üyeliğimiz diğer ittifak ve mekanizmalardaki ülkelerle kendi millî çıkar ve ulusal güvenliğimizin gereği olarak kurulacak ilişkilere ve iş birliği çabalarına da aykırı değildir.”

Peki, programda bu başlığın açılmasındaki gerekçe neydi? Yahut soruyu şöyle çevirelim: Taslak programda tepkiye neden olan diğer ifadelerin çıkarılıp bu maddeden vazgeçilememesinin arka planındaki gerekçe nedir? Bu konuda Gazeteci-Yazar Nihat Genç bir tespitte bulunuyor. Genç özetle diyor ki: “Bu bir anlaşma maddesidir.” Batılıların maddeci yaklaşımlarından ötürü kontratı sağlam yaptıklarını ve anlaştığı noktanın kayda geçmesinden yana olduğunu belirten Genç bu anlaşmayla ilgili “AKP’nin başladığı ve bitiremediği her şeye başından başlama garantisi veriyor.” diyor.

***

Partinin başkanı Meral Akşener gazetecilerin “anadilde eğitim” konusundaki soruları üzerine “anadilde eğitimi destekleyen” mesaj veriyor. Hem NATO’cu hem anadilde eğitimden yana hem de taslak denemesiyle ileride ortaya konabilecek siyasetin sinyalleri veriliyor.

Bu durumda şu soru akıllara şu soru gelir: AKP kötü de NATO “iyi” mi?

Saygılarımla.
___________

Not: İyi Partiyle ilgili bu yazıyı takip eden ikinci yazımız Türkçe ezan tutumuyla ilgili olacak.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone