AKP’nin Savaş Tehdidi!

AKP’nin Manisa teşkilatının bir yöneticisi 7 Haziran seçiminden sonraki taktiği benimsediklerini ispat ederek, Türk milletini iç savaşla tehdit etmiş. Şahsen şaşırmadım, nitekim böyle söylemlerin katlanarak artacağını düşünüyordum. Fazla gecikmediler, haklı çıkardılar.

Bir düşüncemi şimdiden kısaca belirteyim. Referandumda milletin kanaati olumsuz tecelli ederse erken seçime gidecekler. Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği şeyi yapacaklar. Olur mu olmaz mı bilemiyorum, düşüncem bu yönde. Bekleyip göreceğiz.

Manisa’daki meseleye geri dönersek, 15 Temmuz hadisesi bu arkadaşlara cesaret yüklemesi yapmış. Sadece birkaç yerde olan ateş açılması hadiselerini tüm yurtta cephe savaşı vermişler gibi algılıyorlar. Sokağa çıkın çağrısına uyup meydanlarda çekirdek çitleyen insanları komando, bedelli askerlik yapan il başkanlarını da Mareşal sanıyorlar. Askerliğini kantinde yapan reislerini başkomutan belliyorlar.

Onların bu hayal dünyasını boş verip bu konu üzerinde tartışalım.

Birinci mesele şu; kim kiminle savaşacak? Ülkücüler ile AKP’liler bir saf olup CHP’liler ile mi savaşacak? Durum öyle olursa karşı tarafta Ergenekon mağduru subaylar olur, şimdiden söyleyeyim.

Sünnileri bir tarafa toplayıp Alevilere mi savaş açacaksınız? Adamların damarında Celali kanı dolaşıyor. Orada da çok sıkıntı yaşarsınız. Üstelik yıllardır baskı yapıp korku psikolojisiyle yaşattınız. Can havliyle saldırırlar kaybedersiniz.

Geçicilere karşı savaş açsanız o zamanlar emniyete doldurduğunuz Fetullahcılar sizi kurtarmıştı artık onlar da yok diyorsunuz. Nasıl olacak bilemiyorum.

Bu savaş için Ordu’ya güveniyorsanız, TSK bünyesinde çalışıp halkına ateş edecek kadar vicdansız olanları tasfiye ettik dediniz. O vicdansızların yerini sizin vicdansızlar aldıysa orası başka tabi.

Bize savaş açacaksanız, yıllardır siz Ordu’yu sivilleştirdiniz biz de kendimizi askerleştirdik. Sizin banka şubesinde askerlik yapmış dava arkadaşlarınız kadar bizim hudut beklemiş kardeşlerimiz var. Yani o iş de yaş.

Geriye ne kalıyor? AKP’nin tek başına bütün millete ve devlete savaş açması ihtimali. Daha önce bunu yapmadılar mı? Haziran-Kasım seçimleri arasındaki süreci hatırlayın. Bir de bugünlerle kıyaslayın.

Terör arttı mı, şehitler geliyor mu, dolar/Euro yükseldi mi? Tüm o felaketler yaşanırken; ‘400 vekil verilseydi böyle olmazdı’ demediler mi? Hepsinin cevabı aynı.

Manisa İl Başkan Yardımcısı sıfatıyla konuşan ve tepkiler üzerine istifa ettirilen şahıs, AKP’nin bilinçaltıdır. Onun o pis ağzından dökülenler o partinin tüm mensuplarının beyninde yer etmiş şeylerdir. O şahsın hatası bu gerçeği ağzından kaçırmış olmasıdır.

Bundan başka, AKP şahsında Siyasal İslam’ın böyle hareketler konusunda tecrübesi yoktur. Ortalık karıştığı zaman onların en büyük taktiği ‘Yat Mücahid’ manevrasıdır. Siz 12 Eylül için anma yapan İslamcı Dernek gördünüz mü? Ben görmedim. Komünizmle mücadelede verdiği şehitler için kabir başı etkinlikleri yapan İslamcı dernek gördünüz mü? Ben de görmedim. Olay bu kadar basit yani.

Sonuç olarak, AKP, istediğini almak için elinden gelen her şeyi yapacağını itiraf etmiştir. Daha önceki süreçleri inceleyince başımıza gelecekleri şimdiden kestirmek mümkündür. Fakat AKP’li olsam birlikte savaşa hazırlandığım kadroyu gözden geçirirdim. Furkan Gök gibi adamlarla aynı safta çarpışmak nefsime ağır gelirdi. Askerliğini bedelli yapmış heriflerden taktik almaya ise tahammül edemezdim.

Fakat unutmamak gereken bir şey var. Atalar boş konuşmaz; ‘Siz önünüzü kış tutun, yaz çıkarsa bahtımıza’.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone