Alay Ediyorlar

KemalOnalir

Ulaştırma ve Şehircilik Bakanı Ahmet Arslan’ın bir gazeteye verdiği röportajda çok ilginç cümleler okuduk. Yeni yapılan köprülerin fiyatlarının çok yüksek olduğu iddiasına bakan bey; ‘Yeni köprüler pahalı değil, eskileri ucuz’ dedi.

Daha yeni köprülerin ücreti işini bağlayamadan eski köprüler ile yenilerinin arasında ücret dengesi olması gerektiğini söyledi. Yazıyı okuyanlar haliyle; ‘Eski köprülere de zam gelecek’ diye düşündüler. Bu tepkiyi öngören bakan bey açıklamayı yaptı; ‘Bu cümleden zam geleceğini düşünmeyin, gelmeyeceğini de düşünmeyin’ dedi.

İlginç bir röportaj olduğu belliydi.

Geçen yılın başlarında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Faruk Çelik, katıldığı bir toplantında ‘9 bardak çay parasına SGK binası yaptık’ dedi. Eskiden paramızda 6 sıfır olduğunu hatırlatıp böyle bir espri yaptı. Yani bina 9 milyon Türk Lirasına mâl olmuştu.

Bakanın ‘9 bardak çay parasına yaptık’ dediği binanın görselleri internette mevcut. İhaleyi kadrolu müteahhitleri Ağaoğlu’na verselerdi aynı paraya havuzlu SGK binası yaptırırlardı. Şaka bir yana o bina 9 milyon etmez ama bakan bey gururla açıkladı.

İlginç bir yatırım olduğu belliydi.

Şimdiki başbakan ‘Cloud’ yani ‘Bulut’ teknolojisiyle alakalı açıklama yaptığında Ulaştırma Bakanıydı. Önce kendi anladığı şeklinde bu yeni teknolojiyi anlattı. Sonra da; ‘Bu bilişim işine çok girmeyin, kafayı yersiniz’ diyerek gençlerimizi büyük bir belaya karşı uyardı.

En büyük eksiğimiz olan teknoloji alanına bakanımızın bakış açısı buydu. Tüketici toplum yapısını korumaya yönelik bu çabası takdire şayandı. Bu açıklamayı bir Binali Yıldırım bir de sömürge valileri yapardı.

İlginç bir bakış açısına sahip olduğu belliydi.

Aynı Binali bey, Başbakan olunca ilginç açıklamalarına ara vermedi. İnsanların ivedi sağlık hizmetlerini karşılamak için kurulan ve 7/24 hizmet veren Acil Servislerin yeni özelliğini milletimize tanıttı. AKP ile birlikte Acil Servisler sadece şifa değil aynı zamanda oğlana kısmet bulunan yerler haline gelmişti.

Birkaç gün önce sağlık sistemiyle alakalı bir yazı yazmıştım. Aynı şeyleri tekrar etmeye lüzum yok. Hayat arkadaşını bulamayan AKP seçmenine duyuralım yeter. Hem bu vesileyle sağlık sektörünün halini bizatihi görmüş olurlar.

Binali beyin ilginç bir hizmet anlayışı olduğu belliydi.

Şimdinin Cumhurbaşkanı, başbakan olduğu yıllarda bir televizyon oturumuna katıldı. Karşısında gazeteciler ve televizyoncular vardı. Bir tane de ortamı yumuşatsın diye getirilmiş aktör, hazır bulunuyordu.

En can alıcı soruyu bu aktör sordu. Erdoğan’ın oğluna alınan gemiyle alakalı olan bu soru beraberinde birçok tartışmayı getirdi. Erdoğan söze; ‘Gemi var gemicik var’ diyerek başladı, ‘Bunların peşin alınanı var taksitle alınanı var’ diye devam etti, ‘Kendi kendini ödüyor’ diyerek bitirdi.

Oğlunun ne iş yaptığını bilmediğimiz, kendisinin kazancını aşağı yukarı tahmin ettiğimiz Erdoğan, 500.000 euroluk gemiciği nasıl aldıklarını böyle anlatmıştı.

İlginç bir ticari zekâları olduğu belliydi.

AKP’nin Belediye Başkanı görünümlü Sosyal Medya Fenomeni Gökçek diğer dava arkadaşlarından geri kalmadı. Televizyona çıkıp, fıskiyesinin hesabını sordu. Fıskiyenin manevi değerine duyduğu saygı, gözyaşlarını tutmasını zorlaştırdı.

Kendi elleriyle kapısını açtıkları Kozmik Oda’dan bilgileri ‘Cinlerin’ çaldığını söyledi. Yeri gelmişken tekrar edeyim; ‘Cemaate açtığı arazilerin’ hesabını halen vermedi. Soramadılar!

Bu zihniyetin yayın organı A tv kanalı ve Sabah gazetesi, her biri habercilikte çığır açan yayınlara imza attılar.

Askerlerimizin kolundaki Göktürk abecesiyle TÜRK yazan apoletleri kendi hayal âlemlerinde gelişen evrene göre yorumladılar. 4 harf ile ‘Allah Bizimledir’ yazdılar. 1943 model aracı Atatürk’ün makam aracı yaptılar, bilgisayar oyununun hile kodlarını darbe şifresi diye yayınladılar.

İlginç bir habercilik mantığına sahip olduklarını ispatladılar.

Bu örnekleri çoğaltabilir, diğer partilerin hâl ve hareketlerini ekleyebiliriz. Niyetim de var. Fakat şimdilik bu kadarı yeterli diye düşünüyorum.

Tüm bu okuduklarınız, hakarettir. Milletin zekasıyla alay etmektir. Mizah başka şey, aptallık etmek başka şeydir. Devleti yönetende ciddiyet olur. Bu gibi hareketler İngiltere’nin avam kamarasında tebessümle karşılanabilir fakat Gazi Paşa’nın meclisinde yapılamaz.

Kendinize güldürmeyin!

 

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone