Ali Kemalizm

YusufhanGuzelsoy

Türk milletinin isminin başındaki Ali’nin yerine Artin’i koyarak aşağıdan aşağıya düşürdüğü Ali Kemal, Osmanlı devletinin son günlerinde yaşamış meşhur vatan hainidir. Torunu Boris Johnson Dışişleri Bakanı olduğu için adı tekrar gündeme gelen Ali Kemal, milli mücadelenin karşısında bir numaralı kalemdi. Şu sözleri bir insanın ne kadar aşağıda olabileceğini göstermeye yeterlidir:

“…Haydutların işi gücü savaş. Siyasetten zerre anladıkları yok! Ellerinde derme çatma bir ordu, birkaç tane de düzme kahraman, dövüşüp duruyorlar. Hükümet ölçmüş, biçmiş, uygun görmüş, Sevr antlaşmasını imzalamış. Size ne oluyor a zırzoplar? Beyhude yere kan dökmenin alemi var mı? Öğrendiğime göre, Londra’da da çocuk gibi İzmir’i isteriz, Edirne’yi isteriz, Adana’yı isteriz, hatta ‘Tam istiklal isteriz.” diye tutturmuşlar. Ne demiş Arap? “Elhekmü limen galebe”, “Galibin dediği olur.” İşte bu kadar! Bu kavrayışta, bu bilgide, bu çapta adamlar, değil devleti, ufak bir aşireti bile idare edemezler! Edebilseler, Yunan ordusu şimdi Eskişehir yolunda olur muydu?”

Memleket işgal ediliyor, kızların namusuna göz dikiliyor, çiftçinin emeğine el konuluyor, Türkler öz topraklarında köle yapılmaya çalışılıyor, Ali Kemal “Sülalem rahat.” diye geziyor. Bazı angutların “Hain değildi, milleti için endişeleniyordu.” diye savunmaya çalıştığı Ali Kemal’in daha başka halt yemeleri de vardır:

“Kars alındı. Demek ki işlemediğimiz bir hata kalmıştı. Ermenistan’a taarruz ile onu da tamamladık. Ankara yaranı nihayet meramlarına erdiler. Ermenistan’a yürüdüler. Kars’ı işgal ettiler.”

“Avrupa ile başa çıkmayı asırlardan beri Asya’nın hangi kavmi başardı ki biz başarabilelim?”

Ali Kemal 1922 yılında İstanbul’da tutuklanmış, tren yoluyla Ankara’ya getirilirken İzmit’te millet tarafından linç edilerek öldürülmüştür. Başı çekiçle ezilen nam-ı değer Artin Kemal’in derisi yüzülmüş ve cesedi bir çınar ağacına asılarak teşhir edilmiştir.

Şimdi gelelim günümüze…

Bugünkü Kemalizm, çoktan değiştirilip dönüştürülmüş ve Mustafa Kemalizm’den Ali Kemalizm’e çevrilmiştir. 1938’den itibaren CHP Mustafa Kemalist değil Ali Kemalist’tir. AKP ise Ali Kemalizm’i değil Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçek fikirlerini ve icraatlarını eleştirmektedir.

Nasıl mı?

Mesela, Ali Kemal yaşasaydı ve yine İçişleri Bakanı olsaydı, tıpkı AKP gibi Tunceli’deki asileri kahraman ilan eder, onların başını ezen Atatürk’e saldırırdı. Eğer muhalefette olsaydı, tıpkı CHP’li vekiller gibi “Cumartesi Anneleri” ile yan yana eylem yapar, sınırlarımızda da Türkmenleri değil PYD’lileri görmek isterdi.

Evet…

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Cumartesi Annelerine destek verdi. 1995’ten itibaren çoğunlukla terörist yakınlarının düzenlediği bu etkinlikte güya kayıp veya gebertilip hesabı sorulmamış (?) teröristler anılıyor. Bu etkinlikte bir katılımcı da “Seyit Rıza” resmi taşıyordu. Bunların hepsi Mustafa Kemalist değil Ali Kemalisttir.

Türk ve Türkçülük öyle bir güçtür ki komüniste Tunceli şeyh-ağalarının feodal baskıcı otoritesini savundurtup ittifak yaptırır.

Devam edelim.

CHP’lilerin Can Dündar gibi bir haini savunması sizi şaşırtmasın. CHP’liler gibi Can Dündar da Ali Kemalisttir. PKK yayınında Genel Yayın Yönetmenliği yapmıştır. Bu herifi savunan tatlı su milliyetçileri de çıkmıştır tabi…. Onlar da Başbuğ Ali Kemalistçilerdir!

Bir tek Can Dündar mı?

Rasim Ozan Kütahyalı da Ali Kemalisttir. “Bizim askerlerin eşleri ve sevgilileri de Güneydoğu’daki gaziler için marif takvimine soyunsun.” diyen karısı Nagehan Alçı da Ali Kemalisttir. Ahmet Altan Ali Kemalisttir. Mehmet Altan Ali Kemalisttir. Sevan Nişanyan Ali Kemalisttir. Kadir Mısıroğlu, Mustafa Armağan ve daha niceleri Ali Kemal’in yarım bıraktığı işi tamamlamaya uğraşmaktadır.

Ali Kemal, bin yıl da geçse, yüz bin yıl da geçse, Mustafa Kemal’in karşısında kaybetmeye ve milletin çekicini başına yemeye mahkumdur.

Ali Kemal’i şunun için hatırlattım…

AKP ve CHP’nin Kürtçü politikası, sözde aydınların teslimiyetçi yazı ve beyanları tekrar gözünüzün önüne gelsin. Türkiye’de Kemalizm üzerinden Türkçülüğe saldıran kim varsa hepsinin Ali Kemal’in izinden gittiğini görün istedim.

Atatürk ve silah arkadaşlarının mücadele verdiği dönemde hainlik yapan bir tek Ali Kemal değildi elbette… Sonradan milli mücadele saflarına geçen veya geçmiş görünenler de vardı. Yunus Nadi’nin ABD Başkanı Woodrow Wilson’a “Çağımızın peygamberisiniz!” diye mektup yazdığını biliyor muydunuz?

Yunus Nadi’nin Cumhuriyet gazetesinin kurucusu olduğunu biliyor muydunuz?

Cumhuriyet gazetesinin Atatürk zamanında Türkçü politika izlediğini biliyor muydunuz?

Aynı gazetenin bugün tam tersi istikimette olması sizi şaşırttı mı peki?

Yunus Nadi’nin kurduğu gazetede çağımızın Ali Kemalistleri yazdı mı? Yazmadı mı?

Ve son olarak…

Kuvayı Milliye’ye eşkıya muamelesi yapan ve Yunan lehine fetva dağıtan İskilipli Atıf ile Kuvayı Milliye’ye zırzop diye hakaret eden Ali Kemal, 2016’da İslamcıları ve Kürtçü-Komünistleri bir araya getirdi. Türkçüler niye “kalpak” giyiyor şimdi daha iyi anladınız mı?

Bu savaşta hiçbir şey tesadüf değildir. Aklınızda bulunsun.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone