“Ama” Varsa Omurga Yoktur!

Hayatta asla güvenmeyeceğimiz kimseler ezberciler ve samimiyetsizlerdir. Ezberciler sürekli olarak doğru bilinen yanlışları tekrarlar, doğru bilinen doğruyu da bozar. Samimiyetsizin olduğu yerde doğru veya yanlış yoktur, şahsi menfaat vardır.

Yaşayarak görüyoruz ki “ama”sı olanın omurgası olmuyor: “Türkçüyüm ama…”, “Ben de Türk birliğini isterim ama…”, “Tamam biz de Türkçüyüz ama…”, “Biz de müslümanız ama…” vesaire.

Çoğumuz tecrübe etmişizdir ki bu “ama”, “fakat” gibi sözlerden sonra doğru bir şey söylendiği pek görülmemiştir. Ondan sonrası genellikle şahsi menfaat, beğenilme, takdir edilme hevesidir. Bunun bir örneğini spor mecralarında görebiliriz. Karşı takıma yapılacak haksızlığı dile getirme bahanesiyle hiç gereği yokken “Filanca takımlıyım ama…” cümlesini çok duymuşuzdur. Oysa adaletin de “ama”sı olmaz; samimiyetin “fakat”ı olmaz. Adalet söz konusu olunca ve hele ki söz konusu millet olunca bütün her şey bir kenara bırakılır, bırakılmalıdır.

Bu samimiyetsizliğin, beğenilme hevesinin en son örneğini Selahattin Demirtaş’ın eşine küfür edilmesinden sonra gördük. Kim olduğu belirsiz ve önemsiz bir hesap çıktı ve sosyal medya üstünden Demirtaş’ın eşine küfür etti. O günden sonra herkes ezberden konuşmak için sıraya girdi. Edep, ahlak, namus üstüne nutuklar her yanı kapladı. Sağımız, solumuz edepli ve ahlaklı, dürüst insanlarla doldu.

Türkçü olmayan, Türkçülerin tanımadığı, çok farklı bir yerden çok farklı bir şahsın yazdığı edepsiz bir mesajı sözde Türkçüler de kınadı ve o meşhur cümleler ardın sıra geldi: “Türkçüyüm ama bu edepsizliktir!”, “Türkçüyüm ama Türkçü edeplidir!”

Güzel kardeşim…

“Türkçüyüm ama Türkçü edeplidir” cümlesini kurmakla kendinle çelişiyorsun. Haydi bu bir tarafa, sen kimsin ki Türkçüler adına ahkâm kesiyor, eziliyor, büzülüyor, kendince hesap veriyor veya “Vallahi biz yapmadık” kabilinden bir çaba içine giriyorsun?

Bu memlekette artık her cümlenin sonuna bir küfür konulması adet haline gelmiştir. Öyle ki bu küfürler yadırganmaz olmuş, çok küçük yaştaki kız ve erkek çocukları küfür etmeyi bir çeşit özgür olma, popüler olma işareti olarak görmeye başlamıştır. Öyleyse bu kadar edepli insan bir anda nereden türedi? Girin ve sosyal medya hesaplarını inceleyin bakalım. Çok kişi Youtube videolarına masum yorumlar yapmaya, “Beğendim” demeye bile korkar hale gelmiştir. Bu edepli insanlar takdir edilme, beğenilme söz konusu olduğunda mı ortaya çıkmaktadır?

Ya Türkçülük adına, Türkçüler adına açıklama yapma haddini bulanlar normal zamanda nerededir? Yıllardan beri Türkçülerin bütün ailevi değerlerine saldırılmış, ağız dolusu hakaretler edilmiş, en ahlaksız yollarla saldırılara başvurulmuştur. “Türkçüyüm ama…” diye başlayan ve terör sempatizanları tarafından beğenilmek için cümleler kuran omurgasızlar “O Türkçü bizden değil” diyerek bu saldırılara dolaylı yoldan çanak tutmuştur.

Mesele edepse küfür etmenin her türlüsü yanlıştır. Bundan vatan hainleri, teröristler hariçtir. Türkler her gün birbirlerine, birbirlerini rencide etmek için Erdoğan’a, Bahçeli’ye, Kılıçdaroğlu’na, Akşener’e sövüyor. O zaman küfür etmek zekanın, entelektüel olmanın bir belirtisi sayılıyor da terör savunucusu rencide olınca mı ayaklanıyorsunuz? Bir eşe küfür etmekten daha kötü bir şey varsa o da nice eşleri, çocukları, aileleri babasız bırakanları mecliste savunmaktır.

Küfür etmenin, namussuzluk etmenin felsefesini yapan soytarıların beğenisini kazanma yarışına girenler Türkçü değildir, olamaz. Günde 500 bin kınama mesajı yazılırken sanki kimse tepki göstermiyormuş gibi papağan misali edep üstüne nutuk atanlara tavsiyemiz Tik Tok videosu çeksinler. Mesele rezil olmak pahasına ünlü olmaksa buyurun.

Türkçüler hiçbir konuda kimseye hesap vermezler. Türkçü olmayanlar, eğilip bükülenler de Türkçülerin sözcüsü olamaz. Bizim davamız haklı, onurlu, alnı ak ve başı dik davadır. Kökü bu millete dayanan tek düşüncedir. Tek idealdir. Tek davadır.

O yüzden Türkçü olmayanlar kendi adına konuşsun, midemizi bulandırmasın.

 

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone