Apple’dan Buğdaya

Bilim insanları ve areologlara göre günümüz insanı 70.000 yıl önce bilişsel devrimle diğer insanlardan ayrışarak farklı bir cins oluşturmuş.

Bilişsel devrim ile birlikte zamanla diğer canlılara hükmetmiş, doğayı kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye başlamışlardır. Yaklaşık 60.000 sene yaşamlarında çığır açıcı bir sıçrama gerçekleştiremeden avcı toplayıcı hayatı yaşadıktan sonra M.Ö. 10.000’lerde tarım devrimiyle insanın varlığı bambaşka bir hal almış ve tamamen farklı bir gelişim çizgisi takip etmiştir.

Son yazımda bahsettiğim gibi buğdayın evcilleştirilmesi, daha doğrusu buğdayın bizi evcilleştirmesi, varlığımızdaki en önemli dönüm noktası olmuştur.

M.Ö. 11.000’de bir avcı toplayıcı ailesi göç etmek istese yanlarına sadece sırtlarında taşıyabilecekleri kadar temel ihtiyaçlarını alıp istedikleri yere gidebilirlerdi. M.Ö. 8500’deki bir ailenin ise artık bir ev dolusu ihtiyaç eşyası vardı.

Hayatını kolaylaştırmak isteyen insan farkında olmadan daha da zorlaştırmıştı. M.Ö. 8500’lerdeki bir ailenin yaşamı 1000 yıl öncesine göre çok daha zor olmaya başlamıştı. Ancak kimse ne olup bittiğinin farkında değildi. Her nesil bir önceki gibi yaşamaya devam ediyor, sadece arada sırada bazı alanlarda ufak iyileştirmeler yapılıyordu. Çelişkili bir biçimde, yaşamı kolaylaştırmak amacıyla yapılan bu iyileştirmeler, insanların boyunlarındaki ilmeği biraz daha sıkılaştırıyordu.

Bilişsel evrimin ilerlemesi insanın bilinmeyenlerini azaltması ve yaşadığı dünyayı daha iyi algılaması yönünde olumlu değerlendirilse bile sosyal evrim için aynı şey söylenemez. Sosyal hayat ilerledikçe insanların olmazsa olmazları artmakta, lüksleri ihtiyaç haline gelmektedir. İnsanlar her geçen gün kendi ürettikleri nesnelere daha bağımlı hale gelmektedirler.

Sanayi devrimi ve sonrasında yaşanan teknolojik ilerlemeler kuşağında insanlığa en fazla ihtiyaç lüksü sunan şirketler ve bu şirketlerin menşei olan ülkeler bundan onbin yıl öncesinin buğday ekonomisini yönlendiren topluluklar gibi diğer topluluklara hükmeder oldular.

Bu durum öyle sonsuz bir derya yarattı ki Amerika’yı keşfetmeden, sadece İspanyol denizcileri takip ederek Amerika’nın zenginliklerinden faydalanabilir hale gelebilirsiniz. Hatta düzgün seferler yaparsanız Amerika’yı keşfedenlerden (İspanyollar) daha fazla Amerika’nın etinden sütünden yararlanabilirsiniz (İngilizler).

İnsanlar 60.000 yıl buğdaysız yaşayabildiler. Fakat, buğday hayatlarına girince yaşamlarının vazgeçilmezi oldu. Lükstü ihtiyaç oldu. Dengeleri, hayat tarzını, üreme sıklıklarını, sosyal yaşamlarını, günlük rutinlerini,  savaş sebeplerini, korunma şekillerini, beslenme düzenlerini, emzirme sürelerini… Her şeyi değiştirdi.

Günümüzün buğdayı ise elektrik oldu. Mercimeği motor oldu. Fasulyesi plastik oldu. Bunları üretenler zengin oldu. Kullananlar bağımlı oldu. 69.950 yıl boyunca çamaşır makinesiz yaşayabildik. Ancak, hayatımızı kolaylaştırsın diye icat ettiğimiz bu alete artık hepimiz bağımlı olduk. Lükstü ihtiyaç oldu. Hayatımızın olmazsa olmazı oldu.

Apple ise bu konuda çığır açtı. Çamaşır, bulaşık makinesi, buzdolabı, ütü… bunlara hayatımızda akıllı telefondan, PC’den, tabletten daha fazla ihtiyaç duyarız. Bunlarla yükümüzü daha da hafifletiriz. Ama dünyadaki bu ürünleri üreten tüm markaların toplam piyasa değeri bir Apple yapmıyorsa o zaman Hz. Adem’in ve Newton’ın elmalarına gösterdiğimiz saygıyı Steve Jobs’ın elmasına da göstermek durumundayız.

Lüks iken temel ihtiyaç olacak ve sahip olunması ayrıcalıklı hissettirecek mantığıyla yola çıkan Apple’ın hedef kitlesi insanın en temel iç güdüsüydü. İlk çıktığı günden bu yana bunu çok güzel bir şekilde başardılar.

Apple’ın Amerika ekonomisine direkt katkısı (istihadam ve vergi) yıllık 70 milyar dolar. “Ameriga’ya” sürekli ayar veren dünya lideri Türkiye’mizin şanlı Merkez Bankası’nda kaç milyar dolar var? 80 milyar dolar.

Apple IOS geliştiricileri ile birlikte toplam sadece Amerika’da 2 milyon insana gelir sağlıyor. Bu insanlar Apple’dan para kazanıyor ve kazandıklarını vergi olarak devlete ayrıca ödüyorlar. Amerikalı geliştiricilerin kodladıkları uygulamaları dünyanın dört bir yanından kullanıcılar satın alıyorlar ve böylece sıfır maliyetli ürün ihraç edip Amerika ekonomisine ekstra katkıda bulunuyorlar. Forbes dergisinin 2017 Mayıs sayısına göre bu gelir kalemleri de hesaba katılırsa Apple’ın dolaylı olarak Amerika ekonomisine senelik 350 milyar dolarlık katkısı oluyor.

Bizim medarı iftiharımız Türk Hava Yolları’mızın market değeri ne kadar? 5.2 milyar dolar.

Apple’ın market değeri ne kadar? 700 milyar dolar.

Bizim THY’den başka dünya çapında bir markamız var mı? Yok.

Amerika’nın Apple gibi kaç tane markası var? Market değeri en yüksek 10 şirketten 8’i Amerikan şirketi. İlk 100’de bir tek Türk şirketi bile yok. Tavukçu KFC 100’üncü sırada. Para yollamaya yarayan Paypall bile 98’inci sırada.


Neyse Binali beyin dediği gibi fazla şaapmayalım.

Biz buğday konuşalım, şarbonlu etleri konuşalım, ayfonlarımızdan feystaym yapalım.

Sahi soğan lobisi çökertilmedi mi daha…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone