“Aptala Anlatır Gibi”

YusufhanGuzelsoy

Zeka seviyesi günden güne düştüğü için birçok şeyi aptala anlatır gibi anlatmak zorunda kalıyorsunuz. Bin defa… Yüz bin defa… Milyon defa… “Tanrı Türk’ü korusun!” deyince Allah-Tanrı tartışması başlıyor, anlatıyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk’ten söz açınca Osmanlıcılar geliyor, anlatıyorsunuz. Osmanlı’dan bahsedince (Ali) Kemalistler geliyor, anlatıyorsunuz. Anlatıyorsunuz da anlatıyorsunuz; ama anlattıklarınızı, yazdıklarınızı anlayanlar “Boşuna yazma kardeş anlamazlar…” deyince “Hiç değilse anlayanlar da varmış!” diyorsunuz.

Özellikle 15 Temmuz’dan sonra hep cemaatlere bağlı olarak devlet görevinde bulunan kimselerin devlete değil şeyhlerine bağlı olduklarına dikkat çekmeye çalışıyorum. Dinsiz diyorlar, ateist diyorlar, türlü ithamlarda bulunuyorlar. Umursamıyorum da… Rize’deki polisin Atatürk heykeli önünde geçirdiği cinneti hepiniz gördünüz.

Tapmayın o puta!” diye kendini paralıyordu….

Yine bir cinnet hali… Yine cemaat mensubu bir güvenlik görevlisi….

Destekleyen olunca, mecburen yeniden aptala anlatır gibi anlatmak zorunda kalıyorum. 1+1=2 eder, buna da matematik denir evladım, gibi…

Şimdi tane tane anlatıyorum:

1-Puta tapılmaz.

2-Put, tapılanla araya aracı koyulandır.

3-Heykel, bir şeyler anlatan, belli mesajlar veren, mazide olmuş olayları ya da yaşamış şahısları hatırlatan sanat ürünüdür.

4-Biz Atatürk’ün heykelini gördüğümüz zaman şanlı, şerefli bir maziyi hatırlıyoruz. Ondan “Allah ile aracı ol tövbemi kabul etsin.”, “Allah’la arama gir de kestiğim kurbanı kabul etsin.” gibi isteklerde bulunmuyoruz.

5-Siz şeyhlerinizin önünde secde ediyorsunuz. Onlardan tövbe alıyorsunuz. Ellerini, ayaklarını öpüyorsunuz. Şeyhinizin sözlerini ayet kabul ediyorsunuz.

Putun sadece aracı olduğunu duyan bir kimsenin bile kafasında şimşekler çakması gerekir. Bunun olması için de bu doğruyu duyan kimsenin bir beyni olması gerekir.

Süslüman ve Müslüman ayrımından bahsetmiştim. Putun ne olduğunu anlattım. Şimdi bir şeyi daha ayırt edelim.

Müşrikler Allah’sız değildi. Muhammed peygamberden önce de Mekkeli müşrikler arasında hac görevini yerine getirmek, malının kırkta birini zekat vermek, namaz kılmak gibi ibadetler, abdest almak gibi ritüeller, sopa vurmak gibi cezalandırmalar vardı. Tek fark, onlar kendi yaptıkları putları aracı koyuyor, o putları önlerine koyan işgüzar zenginlerin, aşiret liderlerinin ve ileri gelenlerinin sözünden çıkmıyordu.

Muhammed peygamber geldikten sonra putları yıkan mümin oldu. Putları hayatından çıkarmayanlar müşrik olarak şirk koşmaya devam etti.

Biz beşere tapsaydık Atatürk’e başbuğ değil şeyh derdik.

Fazla cehalet cinnet geçirtir. O polisin, o darbecilerin yaşadığı buydu.

Anladınız mı? Anlamadınız mı? Sağlık olsun, yine anlatırız…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone