Artık Bardak Taşmalı!

40 yıldır binlerce askerimizin, polisimizin, insanımızın canını alan Kürt terörü tüm terörle mücadele faaliyetlerine rağmen her geçen gün bir öncekine göre güçlenerek devam etmektedir. Siz ne kadar kararlı olursanız olun, ne kadar mücadele ederseniz edin bu adamlar bitmiyor. Bunun böyle olması sadece ve sadece yöntemin yanlış olduğu anlamına gelir. Değerli devlet büyüklerimiz gerçekten terörü bitirmek istiyorlarsa buyrun aşağıda uygulayabileceğiniz bir kaç yöntem söyleyeceğim.

Terörün kökü ve gövdesi sağlam. Uzayan dallarını, yitirildiği takdirde kendisine bir şey kaybettirmeyecek uzuvlarını mücadele sahasına sürüyor ve biz bu uzuvları keserek terörle mücadele ettiğimizi sanıyoruz. Halbuki öldürdüklerimiz, etkisiz hale getirdiklerimiz zaten terör ağacının budanması için bize uzatılan kısımları.

Terörle mücadelede bugün uyguladığınız yöntemin benzerini 90’larda da uyguluyorduk. Bu yöntemin başarılı olup, terörün 2000’lerin başlarında bitme noktasına gelmesinin sebebi ise PKK’nın o zamana kadar halk nezdinde en az destekle varlığını sürdürüyor olmasıydı. Ancak günümüze gelindiğinde artık bu bir grup anarşist eylemi olmaktan çıkmış topyekün bir halk hareketine dönüşmüştür.

Sinekler bataklıktan uzaktaysa öldürür ve kurtulursunuz. Ama bataklık içerisinde sineklerle mücadele ediyorsanız sinek öldürmek çözüm değildir. Çünkü o bataklıkta daha yumurtadan çıkmayı bekleyen binlerce sinek başınıza bela olacaktır. O zaman yapılacak en mantıklı şey bataklığın kurutulmasıdır.

Şunu kabul edelim; PKK bir Ermeni örgütü falan değil. Asli unsurunu bölge halkı oluşturmaktadır. Yani kabul etmemek için kıçınızı da yırtsanız PKK Kürtler için, Kürtler tarafından kurulmuş, Kürtlerin yönettiği, çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu bir terör örgütüdür.

Geçtiğimiz yıl Tunceli’de karakola saldırmak isteyen iki teröristle şehir merkezinde çatışmaya girilmiş ve halk, esnaf “Pekeke halktır.” diye bağırarak askere polise saldırmış, tepki göstermiştir. Bunu benim gibi ırkçı bir adam demiyor, bölge halkının kendisi diyor. O zaman yapılacak tek bir şey var: Halkla mücadele etmek!

Halktan beslenmeyen terör örgütleri şu an uyguladığınız mücadele yöntemiyle bitirilebilir. Teröristlerin izini sürersiniz, çatışırsınız, öldürürsünüz, bitirirsiniz. Ama bir kaç milyon insandan oluşan bir kaynaktan bahsediyorsak siz bu örgütü 50-60 teröristi “etkisiz hale” getirerek bitiremezsiniz.

Halka yönelik uygulayabileceğiniz ve bu zamana kadar başarısı kanıtlanmış iki yöntem var: Katliam veya tehcir!

Amerika, Rusya veya Çin değilseniz katliam yapamazsınız. Buna gücünüz yetmez. O zaman yapılacak tek şey var o da rahmetli Enver ve Talat Paşa’nın yaptığı gibi bölgedeki tüm Kürtleri toplayıp Kuzey Irak’a yollamak. Irak’taki, Suriye’deki Türkmenleri de Kürtlerden boşalan bölgelere yerleştirip Trump’ın Meksika sınırına yaptığı gibi koca bir duvar örerseniz araya, böylece, sorun temelinden çözülecektir.

102 yıl önce tehcir yaptık, yaklaşık 90 sene önce de mübadele yaptık. Yani insanları bir yerden aldık, bir yere yerleştirdik. Bu olayların ise bize insanımızın “ölmemesinden” başka bir etkisi olmadı. Mübadele dile bile getirilmedi. Tehcir ise soykırım yapıldı ayağına yıllardır sadece konuşuluyor, protesto ediliyor. Bize hiçbir yaptırımı olmadı. Ki olsa bile hiçbir amborgo, kınama, eleştiri, protesto bir askerimizin bir damla kanından önemli değildir.

Buna istediğiniz kadar ayak direyin. Tehcir bir gün gerçekleşecek. Yapmaya mecburuz. Halkın desteklediği bir örgütle askeri bazda sadece eline silah alanı vurmakla baş edemeyiz. Bu süreçte insanlarımız, askerlerimiz, gençlerimiz ölmeye devam edecek. Bu çözümü erteleyenler yüzünden kanımız akmaya devam edecek.

Ermenilerle ciddi ciddi sorunlar baş göstermeye başladıktan 35 sene sonra artık canımıza tak etti de tehcir yaptık. Bu köpek soyuyla 40 yıldır uğraşıyoruz neredeyse. Daha neyi bekliyoruz, nasıl halletmeyi düşünüyoruz?

Dün terörle mücadelenin başındaki Tüm General şehit oldu. Onunla birlikte bir sürü subayımız, askerimiz şehit oldu. Bu, yıllar önce taşması gereken bardağı artık taşırmalı. Bu acılara son vermek için artık radikal kararlar alınmalı, bizi kesin çözüme götürecek tavizsiz adımlar atılmalı.

Yoksa akan her kanın vebali bu ilacı bu hastaya vermeyi geciktirenlerin üzerinedir.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone