Atatürk ve Bozkurt

YusufDuzgoren

Son yazımda toplumda yıllardır oluşturulmaya çalışılan Atatürk Algısı’ndan bahsettim. Bugün ise bazılarının gözünde işi daha da ileriye götürüp tüm dünyadaki Türk Milliyetçileri’nin milli sembol olarak kabul ettikleri Bozkurt’un, Atatürk ile ilişkisini Ata’nın kendi sözleriyle, yaptıklarıyla açıklamaya çalışacağız. Tarihi yönden çok iyi bilinen ama bazı kesimlerin hiç işine gelmediği için bu zamana kadar üzerinde fazla durulmayan bu konuyu söz konusu kesimlerin “gözlerine” sokmayı hedeflemekteyiz.

“…Sonra gök yeleli bir Bozkurt çıktı ortaya, nereden geldiği bilinmeyen. Bozkurt geldi, Türk’ün önünde dikildi, durdu. Herkes anladı ki yolu o gösterecek. Bozkurt yürüdü; ardından da Türk Milleti. Ve Türkler, Bozkurt’un önderliğinde o kutsal yılın, kutsal ayının, kutsal gününde Ergenekon’dan çıktılar.”

Ergenekon Destanı’nın son bölümünü ihtiva eden yukarıdaki paragraf; Türk ile Bozkurt’un bütünleşmesini, manevi bağının oluşmasını ve milli karakterimizin şekillenmesini anlatır. Göçebe kültüre ait bu tür destanların masal özelliği onların maddi yönüdür. Birde bu anlatımların manevi özellikleri vardır.

Neden Bozkurt? Neden aslan, kaplan vs. değil? Bunun cevabını Bozkurt’un karakterinde aramak lazım. Türk ile Bozkurt’un ortak özelliklerinin olması, Bozkurt’un diğer canlılara göre kendine has karakteri olması bunu, o özelliklerin kendinde olduğuna inanan toplumla özdeşleştirmiş, sembolleştirmiştir. Bozkurt’un da Türk gibi teşkilatçı özelliği olması, tek eşli olması, eşi ölmeden başka bir dişiyle çiftleşmemesi, belli bir hiyerarşiyle avlanmaları ve dahi göç etmeleri, tutsak edildikleri takdirde kısa sürede ölmeleri, ehlileştirilememeleri, ulu orta çiftleşmemeleri gibi pek çok özellik Türklerin milli karakter dediğimiz çoğunluğunun sahip ve hassas olduğu özelliklerle paralellik gösterir. (Tabi batılılaşan günümüz Türkiyesi’ndeki insanlarda bu özelliklerin ne kadarının mevcut olduğu tartışılır)

Halk söylencelerinde, kişi lakaplarında, taş yazıtlarda, düşman devletlerin yazılı kaynaklarında bu değer binlerce yıl varlığını korumuş, Türklük benliğinin şuurlu bir şekilde işlenmeye başlandığı Namık Kemal döneminden itibaren de ortaya çıkmış, değer görmüş, zenginleştirilmiş ve bilinçli bir şekilde benimsenmiştir.

Atatürk’ün kişiliği bu değeri bilinçli bir şekilde işleyen Namık Kemal, İsmail Gaspıralı, Ömer Seyfettin, Yusuf Akçura, ve en mühimi Ziya Gökalp’in yazıları ve düşünceleriyle şekillenmiştir. Bununla ilgili kendisi de “Bedenimin babası Ali Rıza, hislerimin babası Namık Kemal, fikirlerimin babası ise Ziya Gökalp’tir” demiştir. Burada dikkatlice ele alınması gereken husus; Ata’nın his ve fikirlerini yani dünya görüşünü, heyecanlarını, coşkularını oluşturan iki ismin de Türkçülüğün mihenk taşlarından Namık Kemal ve Ziya Gökalp olmasıdır.

Bu kadar milli ve Türkçü düşünceler, hisler besleyen bir lider tabi ki Türklük’le ilgili meselelere de başkalarına göre farklı bir ilgiyle eğilmiştir. O, Bozkurt’u bilinçli bir şekilde Türk ırkının simgesi olarak gören ilk Türkçülerden‘dir.

“Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir” diyen Türk’ün son başbuğu M.Kemal Atatürk, bu bilinçle Bozkurt motifini de daima hayatında öne çıkarmaya çalışmıştır.

Bu bağlamda, daha Cumhuriyet dahi ilan edilmeden 1922 yılında Bozkurt’lu posta pulu çıkarmış, devam eden yıllarda da farklı Bozkurt’lu pullar piyasaya sürmüştür.

1623531_10152770370063346_8463423023680040510_n1925 yılında da Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk’ün talimatıyla devlet armasının nasıl olması gerektiğiyle ilgili bir yarışma düzenlemiş ve yarışmayı Namık İsmail’in Bozkurt figürlü (soldaki) eseri kazanmıştır.

10377634_10152770369978346_7643878685415219264_n

Resimli Gazete’nin manşeti

Cumhuriyet’in 4.yılında ise Resimli Gazete‘nin kapağında Atatürk ile Bozkurt resmi vardı. Dönemin basını Ata’sının öğretisine sahip çıkıyor, ırkımızın simgesini Atatürk ile özdeşleştiriyordu.

Bugün terör yuvası haline dönen İstanbul Üniversitesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Atatürk’ün en fazla umut bağladığı kurumlardan biriydi.

Öyle ki, Atatürk sadece İstanbul

10675755_10152770370383346_9173666201493516283_n

İstanbul Üniversitesi’nin ilk amblemi

Üniversitesi’ne özgü olarak bir eğitim kurumunun amblemine müdahale etmiş ve milletine hayırlı, Bozkurt gibi yol gösteren aydın gençlerin yetişmesini ümit ettiği İstanbul Üniversitesi’nin ambleminin elinde meşale tutan bir Bozkurt olmasını istemiştir. İşte İstanbul Üniversitesi’nin (solda) ilk amblemi. (Aynı zamanda ilk yayın organının da amblemi)

 

Atatürk ilk zamanlar kendi resmini paraya bastırmazdan evvel Türk Lirası’nda da 10672237_10152770370398346_627902939009106348_nBozkurt motifini kullanmıştır.

Atatürk’ün 1928 yılında Türk Ocağı Genel Merkezi binası olarak yaptırdığı Cumhuriyet döneminin en güzel mimarîlerinden olan, günümüzde, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet veren binanın üst katına çıkan merdivenlerin başına Atatürk’ün isteği üzerine ünlü ressamlarımızdan İbrahim Çallı’nın Türkler’in Ergenekon’dan çıkışını 10704064_10152770370048346_2827762601436488715_ncanlandıran “Ergenekon” adlı tablosu asılmıştır. Pek çok defa gördüğümüz bu tablo Atatürk’ün İbrahim Çallı’dan ricası üzerine yapılmıştır.

Harf devrimi sonrasında da Bozkurt motifli çalışmalar hayatımızın her alanında karşımıza çıkmaktaydı. 1928’den itibaren yeni harflerle gönderilen bayram tebrik kartlarından bir örnek.10169244_10152770370158346_6523655893664118564_n

1930’lu yıllarda Atatürk’ün de bizzat izledigi uluslararası (balkan) güreş turnuvasında birinci gelene verilen diploma. Görüldügü üzere gürescinin hemen yanında “Türk’ün Gücünü” simgeleyen bir Bozkurt var.

10731090_10152771280163346_8375296997286982105_nTürk çocuğuna genç yaşlarda belli ahlak yapılarını, doğaya saygıyı ve bir takım prensipleri benimsetmek amacıyla kurulan İzcilik Federasyonu’ndaki “Yavru Kurt” kavramı da öylesine seçilmiş bir ifade değildir. İzci üniformalarında da federasyonun o dönemki amblemi olan Bozkurt arma olarak kalbin üzerindeki bölümde dikiliydi.

10801844_10152770370258346_3607441607692811251_n

Bozkurt Marka Sigara

Sadece yararlı işler değil, maalesef zararlı madde olarak nitelendirebileceğimiz sigara da Bozkurt’tan nasibini almıştı. Atatürk yerli sigara markası oluşturulması için talimat vermiş ve sigaranın markasının Bozkurt olması kendisi tarafından istenmiştir.

Cumhuriyet’in 10. yılında, o meşhur 10. Yıl Nutku’nun yapıldığı görüntülerde veya o güne ait fotoğraflarda memleketin tek ve iktidar siyasi partisi olan CHP’nin amblem, bayrak, flama olarak hiçbir fotoğrafını, görüntüsünü göremezsiniz. Bunun nedenini hiç merak eden oldu mu acaba? İşte cevabı: CHP’nin AltıOk ve Ay-Yıldızlı Bozkurt motifi. Sağdaki ise CHP’nin kuruluş tamgası. Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyetleri’nin Türklük’te yani Bozkurt’ta vücut bulmasını, birleşmesini simgelemektedir.10425145_10152770370318346_7508220294822990583_n

1935 yılında ise Atatürk, Maraş’ın kurtuluşu vesilesiyle kentin merkezine Türk Bayrağı tutan bir Bozkurt heykeli yaptırılması talimatını vermiştir. Bu heykelin altında halen “28 İkinci Teşrin 1919’da Türk Maraş, silah gücü ile inen bayrağını iman gücü ile yeniden dalgalandırdır.” Yazmaktadır. Fakat Gazi’nin vefatından sonra bayrağı tutan Bozkurt soyu bozuklar tarafından kaldırılmıştır. Bugün sadece bayrak ve yazı mevcuttur.10353723_10152771280193346_4716264042138213821_n

Atatü10469373_10152770370303346_3239454696123542530_nrk’ün sağlığında, onun hayatını anlatan, Armstrong adında bir İngiliz tarafından yazılmış safsata bir biyografi kitabı vardı. Bu kitabın adı “Bozkurt”idi. Kitabı Atatürk okumuş, içerisinde hakarete varan ve yanlış bilgiler içeren ifadeler olmasına rağmen Atatürk kitabı sansürletmemiştir. Fakat Kadıköy 4. sulh ceza mahkemesi tarafından 1997 yılında sansürlenmiştir. Bende de ilk baskısı bulunan Bozkurt adlı kitabın yazarı İngiliz bile daha o dönem Atatürk’ü ne ile sembolize edeceğini çok iyi bilir durumdaydı. Bizim halen daha bunları ilk defa öğreniyor olmamız sizce de tuhaf değil mi?

Çok uzun farkındayım. Yazının bu bölümüne geldikten sonra keşke bu kadar uzun bir yazıyı köşemde değil de dergide yazsaymışım diye bende düşündüm. Neyse buraya kadar geldik, yavaştan yazımızı nihayete erdirelim…

Ord. Prof. Dr. Fuat Köprülü, kendilerinin Türkiyat Enstitüsü için bir amblem belirleyemediklerini söylemiş ve Atatürk’e nasıl olması gerektiğini sormuştur. Bunun üzerine Atatürk, Türkiyat Enstitüsü’nün olması gereken amblemini şöyle tanımlamıştır:

“Fuat Beğ! Karlı Tanrı Dağları’nın önünde, elinde meşale tutan bir Bozkurt olsun; bu meşale genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilminin ifadesi olsun. Ergenekon’dan çıkmamızda kılavuz olan Bozkurt, Türklüğün Anadolu topraklarındaki yeni devletin kuruluşunu ifade etsin” demiştir. Atatürk’ün tarifi üzere çizilen Türkiyat Enstitüsü 603708_10152770370458346_7016679483314751375_namblemi soldadır.

Bu cümleleri biz söylesek “pis faşist” der sözde “Atatürkçü” geçinenler. Fakat bakınız işte bu ifadeleri biz O’ndan öğrenmiş bulunmaktayız.

O günlerden bugüne gelen tek Bozkurt simgesi taşıyan kurum sizce nedir? Yukarıda bahsettiğimiz tüm Bozkurt logoları günümüzde kaldırılmıştır. Bozkurt’u halen 150px-Petrol_Ofisi_Logosudaha amblem olarak kullanan tek kuruluş Atatürk’ün ölmeden önce talimat verdiği fakat açılması 1941 yılını bulan Petrol Ofisi’dir. Ne kadar ironik değil mi?

Bu arada yeni harflerle basılan ilk Bozkurt’lu posta pulunu da unutmayalım. Türk’ün kadim zanaati olan demircilik ve Bozkurt’un yer aldığı posta pulu; bilgeliği, Türk’ün azmini, iradesini, sabrını simgelemektedir.10801509_10152770369963346_8200006551048434258_n

Örnekleriyle anlattığımız Atatürk’ün Bozkurt algısı tüm gerçekliğiyle ortadadır. Bunun tartışılacak bir yanı yoktur. Biz Bozkurt’un ne olduğunu, anlamını, değerini Alparsalan Türkeş’ten, siyasi partilerden, herhangi bir ocaktan öğrenmedik. Yani Bozkurt sonradan MHP’nin uydurduğu bir icat değildir. Onların bu değeri bazı noktalarda sembol olarak kullanması kendileri için bir onurdur. Fakat, siyasi parti bir “taraftır”. Türk’ün milli bilincini canlandıran, özünü anımsatan bu değer keşke hiç bir siyasi parti tarafından kullanılmasa da toplumun tüm kesimlerince benimsenen ortak bir değer olarak kalsa…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone