Atatürk ve Cumhuriyetin İlk Yıllarında Milli Eğitim

alicanakyil

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk, her konuda olduğu gibi, “Milli Eğitim” konusunda da yol göstermiştir. Katıldığı kurum açılışlarında, ölümüne kadar hemen hemen bütün T.B.M.M’ni açış konuşmalarında eğitim, öğretmen, öğrenci konularına değinmiştir. Özellikle kuruluş yıllarında yaptığı ve günümüze de ışık tutan 6 konuşmasından kısa parçalar aktarmak istedim.

1921 yılında, Milli Eğitim Kurultayı açılış çalışmalarında, “Yüzyıllar süren derin bir umursamazlığın devlet yapısında açtığı yaraları sarmak için gerekli olan çabaların en büyüğünü, hiç kuşkusuz, eğitim alanında, esirgemeden göstermek gerekir. Bugüne değin izlenen eğitim ve öğretim yöntemlerinin, ulusumuzun gerileme tarihinde en önemli etken olduğu inancındayım. Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara özellikle, varlığı ile, hakkı ile, birliği ile çatışan bütün yabancı öğelerle savaşma gereği ve ulusal değerleri coşku ile, her karşıt düşünce önünde yeğinlikle ve özveriyle savunma zorunluluğu iyice öğretilmelidir. Ulusumuzu yetiştirmek gibi kutsal bir görevi üstüne almış olan yüce Türk öğretmen topluluğunun, bugünkü durumu göz önünde bulunduracağından ve her güçlüğe göğüs gererek bu yolda yılmaksızın yürüyeceğinden kuşkum yoktur. Ödeviniz pek önemli ve millet için yaşamsal bir nitelik taşımaktadır. Bunda başarıya ulaşmanızı Ulu Tanrı’dan dilerim.” sözleri Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’e aittir.

1922 yılında, meclis açış konuşmasında, “Bir yönden bilgisizliği gidermeye çalışırken, öte yönden de yurt çocuklarını toplumsal ve tutumsal alanlarda etken ve verimli kılabilmek için gerekli olan önbilgileri  iş üstünde öğretmen yöntemi, eğitim ve öğretimin ana kuralı olmadır. Ulusumuzun üstün yaradılışının gelişmesi ve buna dayanarak kendine yaraşan uygarlık düzeyine yükselmesi, hiç kuşkusuz, yüksek uğraşların istedikleri insanları yetiştirmek ve ulusal ekinimizi yüceltmekle gerçekleşir.” sözleri Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’e aittir.

1923 yılında, meclis açış konuşmasında, “Yurdun özverili çocuklarından oluşmuş olan öğretmen ve üniversite öğretim üyelerinin aylıklarının yükselmesi ve geçim sıkıntısından kurtarılmaları ile ilgili olarak düzenlenen yasa tasarısı, yakında Yüksek Meclis’e sunulacaktır.” sözleri Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’e aittir.

1924 yılında, Öğretmenler Birliği Kurultayı’nda, “Arkadaşlar, Yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerlik, siyaset ve yönetim alanlarındaki devrimler, sizin; sayın öğretmenler, toplumda ve düşünce yaşamınızda yapacağınız devrimlerdeki başarınızla gerçekleşecektir.” sözleri Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’e aittir.

1924 yılında, meclis açış konuşmasında, “Daha şimdiden, kadın ve erkek Cumhuriyet öğretmenlerinin ve öğretmen topluluklarının yetiştirmekte olduğu öğrencilerle birlikte, gerçek bir bilim ordusu durumu gösterdiklerini yurdun birçok bölgelerinde gözlerimle gördüm.” sözleri Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’e aittir.

1924 yılında, Samsun öğretmenleri ile yaptığı bir görüşmede, “Yeryüzünde 300 milyonu aşkın Müslüman vardır. Bunlar, ana baba, hoca eğitimiyle eğitim ve ahlak almaktadırlar. Bununla birlikte üzülerek söylüyorum, işin gerçeği şudur ki, bütün bu milyonlarca insan yığınları, şunun ya da bunun kölesi, uşağı durumundadırlar. Çünkü eğitimlerinin amacı ulusal değildir. Ulusal eğitim ile geliştirilmek ve yükseltilmek istenen genç beyinleri, bir yönden de paslandırıcı, uyuşturucu, gerçek dışı yararsız şeylerle doldurmaktan da titizlikle kaçınmak gerekir.” sözleri Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’e aittir.

Sonuca geçelim..

-Eğitim, yabancı kaynaklı bütün fikirlerden ve kişilerden arınmalıdır.
-Eğitim, kendi öz tarihimizden ve bilim teknik açısından beslenmelidir.
-Eğitim, Türk kökenli öğretmenlere teslim edilmeli ve imkanları geliştirilmelidir.
-Eğitim, yobazlık ve bağnazlık içeren etkenlerden arındırılmalıdır.
-Eğitim, ülkenin siyasetinin, ordusunun, yönetiminin temelidir. Eğitimin aksaması ve yanlış işlemesi durumunda, ülkedeki tüm mekanizmalar yanlış işler.

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün, neredeyse 100 yıl önceden gördükleri ve değindikleri, günümüzde karşımızda engel olarak durmaktadır.

Talebesi olduğumuz Hüseyin Nihal Atsız’ın “Bize bir gençlik lazımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.” sözü de bu durumu desteklemektedir.

Türkçü öğretmenlerin elinde, Türkçü çocukların yetişmesiyle, Türkçü bir eğitim sistemi, Türkçü bir Türkiye doğması dileğiyle..

24 Kasım Öğretmenler Gününüz kutlu olsun..

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone