Başkanlık Hala Amerikan Dayatması mı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ısrarla anayasa değişikliğini ve başkanlık sistemini istiyor. 1993 yılında “Başkanlık sistemi bir özentinin sonucu ya da Amerikan emperyalizminin bize bir tavsiyesidir.” demişti.

Hala öyle mi? Değil mi?

Son günlerde meydana gelen olaylarla ilgili olarak kendi çıkarımlarımı yapayım.

2015’te patlak veren ve şehirlere sızan yapılanmalarıyla zirveye çıkan PKK terörü, son zamanlarda kendini biraz daha geri çekmiştir. Neden? Sadece mevsim kış olduğu için mi?

Bilhassa Ahmet Davutoğlu döneminde Hatay’ı üs haline getiren IŞİD, Türkiye’yi daha sert eylemlerle hedef almaya başlamıştır. Neden? Sadece Fırat Kalkanı harekatı sürdüğü için mi?

Türk emniyetine sızdırılan İslamcı terörist, bir sergi sırasında Rus elçisini öldürdü. Neden? Tek sebep, Halep’te ölen Müslümanlar mı?

Mevsim kış olabilir; Fırat Kalkanı harekatı kararlılıkla sürdürülüyor olabilir; Halep’te güç dengesi değişmiş olabilir, ama asla soruların tek cevabı bunlar değildir.

İlk soruya binaen: Cumhurbaşkanlığı ve Hükümet milleti -eksiksiz olarak- aydınlatmalıdır. PKK’nın terör eylemlerinin azalması, anayasada Cumhurbaşkanı’na özerk bölge kurma yetkisinin verileceği söylemleri şüpheli bir durumdur. PKK ve şehirdeki destekçileri, niçin anayasayı destekliyor? HDP’nin “evet” ya da “hayır” demesi neyi değiştirir? HDP “hayır” derse, bunu psikolojik olarak milleti ters köşeye yatırmak için yaptığını düşünebilir miyiz? Bu soruların cevapları verilmelidir.

Bana kalırsa PKK kesinkes anayasadan umutludur. Verilmiş ya da verilecek beyanlarına aldanmayın. Hele ki AKP muhalifliği üzerinden prim yapma, ülkede söz hakkı varmış gibi davranma çabalarının başarıya ulaşmasına asla fırsat vermeyin.

İkinci soruya binaen: Dünya alem biliyor ki siyasal İslam’ın da İslamcı geçinen terör örgütlerinin de ağa babası ABD’dir. Bu kapsamda Reina saldırısı ayrıntılı bir biçimde incelenmelidir. İslamcı terör vasıtasıyla Türkiye psikolojik olarak sıkıştırılıyor. PKK saldırıları sonrasında “Başkanlık şart yoksa bir şeyler düzelmeyecek.” demeyen AKP, bu beyanları her IŞİD saldırısından sonra vermekten çekinmiyor.

AKP’nin “Ver, kurtul.” politikasının daha rahat sürdürülebilmesi için, anayasa değişikliği yapılmak isteniyor. Amerikan menşeili her terör olayından ve Hükümetin “Başkanlık olmadığı için böyle.” çıkarımlarından (!) Başkanlığın hala Amerikan dayatması olduğunu anlamak hiç de anormal bir durum değildir. Her terör saldırısından sonra başkanlık diye tutturursan…

Üçüncü soruya binaen: Halep’te aylardır siviller ölüyordu. Dünyanın her yerinde siviller ölüyor. Üstelik Müslüman Müslüman’ı vuruyor. Halep’te ABD’nin canı acıyınca mı katilin zorunu gitti? Peki ne oldu da birkaç gün önce Rus elçiliğini protesto edenler, Rusya ile yakınlaştık, o yüzden saldırı oldu, demeye başladı.

Sorarım: Rus elçiliğini protesto ederken, Halep’i bahane edip Rusya aleyhine propoganda yaparken devlet politikasını mı baltalamaya çalışıyordunuz?

Sorularım bu kadardır. Cevapları da millettedir.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone