Beni Hatırlayınız

CanerKara

NAİM ALBAY
Tendürek, kış mevsiminden hoşlananlar için yurdumuzun en güzel doğa harikalarından biridir. Oralarda, özellikle hudut karakollarında askerlik yapmış olanlarımız, bu güzelliğin manasını daha derinden anlayabilirler. 2004 yılının son aylarıydı. Van’ın Çaldıran ilçesine bağlı bir hudut karakolunda askerlik yapıyordum Mevcut alay komutanımızı, mevcut askerlik süremiz sırasında görmek fırsatımız olmamıştı. Onun İstanbul Piyade Okulu’na tayin edildiğini, yerine başka bir komutanın geldiğini haber aldık. Alay komutanının devir-teslim töreni için, her birlikten iki asker seçildi. Bizim 50 askerlik mevcudu bile bulunmayan küçük karakolumuzdan seçilen iki askerden biri bendim. Bir haftalık hazırlık, bir saatlik törenin ardından, eve döner gibi bir huzurla karakolumuza döndük.

TENDÜREK SOĞUKTUR

yuBölüğümüze bağlı beş sınır karakolu vardı. Bunlardan dördü, enkazdan biraz hallice, bir tanesi diğerlerine oranla daha düzenli takımlardı. Herhangi bir denetleme durumunda, denetleme yapan komutanlar, diğerlerine oranla daha “temiz” olan bu karakola götürülürdü. Yeni alay komutanımız, Kurmay Albay Naim Babüroğlu, yeni görevine başladığı anda, en ücra hudut karakollarına kadar bir seri ziyaretler düzenlemek için yola düşmüş. Denetleme için kendisine gösterilmek isteneni değil, istediği birliği seçtiğini fark eden komutanlarımız tarafından, askerlik hizmetimiz boyunca görmediğimiz ve bir daha da göremeyeceğimiz ilgiye ve ihtimama mazhar olmuştuk. Ocak ayı gibi, Tendürek’te canlı hayatının çoktan bitmiş bulunduğu bir zamanda, görmeye alışık olmadığımız bir rütbenin sahibi tarafından ziyaret edilecek olmak, herhangi birimizde bir his uyandırmamıştır diye tahmin ediyorum. Alışık olmak bir tarafa, bir kere bile tecrübe ettiğimiz bir hadise değildi. Detaylarına girmek yakışıksız olacağı için, kabaca tarif etmek gerekirse, şaşkınlıkla karşıladığımız bir askerlik hatırası edinmiş olduk. Mütevazı karakolumuz, sanıyorum ki tarihi boyunca görmediği konfor ve ilgiyle donatılmış olduğu halde, asker karavanasında görmeye alışık olmadığımız çeşitlilikle bir öğün geçirirken, gözünün içine bakmaktan imtina ettiğimiz Alay komutanımız –mesela- tabaktaki üzümün gramajının eksik olduğunu tespit ediyor; bunun hesabını soruyordu.

(AİLESİNE)

15139749_712022675645239_651549133_nBölgenin şartları ve insanların insanlıktan kaynaklı kusurları sebebiyle, özellikle de askerlik hizmetinden sonra detayları bile meçhul olan bir faili meçhulün, yıllar süren sanıklığı sebebiyle, askerliğe dair keyifli anılar biriktirmiş olamadım.  Yalnızca, denetleme sırasında, er olmak dışında sıfatım bulunmadığı halde, hem de tesadüf etmemizin bile pek mümkün olmadığı bir Kurmay Albay’dan takdir almış olmanın gururunu, hiçbir burukluğun yok edemeyeceği şekilde, yıllardır yaşıyorum. O kadar uzaktan, komutası altında bulunan onlarca takım içinde, bir “er”in ailesini gururlandırmış, onlara bir mutluluk yaşatmış, gönüllerini almış bir komutanın adını unutmak kolay değil.

Her Türk evladı gibi, adına zorunlu denen askerlik hizmetini, gönüllü yapıp geldiğimden beri 11 yıldan fazla zaman geçti. Takdir belgem duvardan hiç inmedi. Altında imzası bulunan komutanın adını hiç unutmadık. Kendisini defalarca bir habere konu olurken, din istismarını meslek edinmiş, gazeteci sıfatlı şerefsizlerin hücumuna uğrarken gördük. Basın iftirasının, yandaş hücumunun, karalama kampanyasının ne demek olduğunu, bizim hanenin insanları gayet iyi bilir. Naim komutanı saygıyla selamlamayı hiç ihmal etmedik.

İFTİRA SANATI

473033Van’da hudut alayı komutanı olduğu halde, Van’dan İmralı’ya doğru yola çıkan terörist yardakçılarının sorumluluğu kendisine yıkılırken biraz tebessüm, biraz küfrettik. Şehir merkezinden kalkan otobüsler, Bilecik’te taşlanınca, yandaş takımı sorumluluğu Van’ın hudut alayı komutanına yıkmayı uygun görmüşlerdi.

Manisa’da Tuğgeneral Naim Babüroğlu, vatandaşlara hakaret etti, başörtülü asker annelerini birliğe sokmadı, 28 Şubat’çı gibi davrandı vs. haberleri hep lanet ederek takip ettik.

Yine 2007 yılında Manisa’da asker bir köy okulu yapıyor; okulun açılış törenin hatıra fotoğrafına –yüzsüz- AKP il başkanı da sızmaya çalışıyordu. Bu yüzsüzü fotoğraf karesinden def eden paşa, yine yandaş medyanın iftira hücumuna uğruyordu. Meslek edindikleri din istismarından daha kullanışlı silah mı var? Kendileri dindar, paşa din düşmanı oluyordu…

Dinî bayramlara gelmiyor, hep aynı nutuğu söylüyor, Atatürkçülük telkin ediyor, başörtüsü düşmanı, emri altında çalışanlar da sevmiyor vs…
Bir sürü akla mantığa sığmaz zırva, haber diye alt alta yazılıyor; bunu yutmaya hazır milyonlarca balık hafızalı vatandaşa bilgi diye satılıyordu.

Naim Babüroğlu, 1977 yılında Kuleli Askerî Lisesi’ne girerek askerliğe başlamış, 2011 yılında tuğgeneral rütbesindeyken emekli olmuştur. Yurdun dağında taşında komutanlık yaptığı gibi, Kuveyt, Irak gibi mezbelelerde de, Belçika gibi Avrupa ülkelerinde de görev gereği bulunmuştur.
Bu askerlik hizmeti sırasında, ABD’nin Oklahoma Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmıştır. Ayrıca Cumhuriyet tarihi konusunda doktora yapmış, Emekli Tuğgeneral olduğu gibi, doktor sıfatını da kullanmaktadır.

Askerlik hizmeti süresince, en basit bir AKP’linin önünde önünü ilikleyen paşalardan olmadığı gibi, emeklilik yıllarında da bu şer odağının karanlığıyla mücadele etmeye devam etmektedir.

BİR DEVLETİN ÇÖKÜŞÜ

0000000696812-11998 yılında Kuveyt ve Irak’taki görevi sırasında “Gözlemler” adlı ilk kitabını yayınlayan Naim Babüroğlu, emekli olduktan sonra da yazmaya devam etti. ““Bir Devletin Çöküşü- Stratejik Derinlikten Bozguna” adlı kitabını yayınlayan komutan, kitapla ilgili konuşurken şunları söylemişti:

“Cumhuriyet ordusu, ordunun içindeki işbirlikçilerin desteği ile tasfiye edildi. Genelkurmay Başkanı Özkök’ün ve Özel’in, bu millete kendi dönemlerini yazma borçları var. Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın, Başbuğ’un, Koşaner’in ve bu dönemde görev yapmış tüm kuvvet komutanlarının, Türkiye’nin bugünlere gelişine ışık tutacak anılarını kaleme alma borçları var.
Atatürk ve cumhuriyet düşmanı bir yapının, Türk silahlı Kuvvetleri (TSK) içinde nasıl yuvalandığını ve bu insanları kimlerin üst rütbeye yükselttiğini, kimlerin imzasıyla kritik görevlere atandıklarını anlatma borçları var.
PKK güç kazanırken, anayasa ve yasalar çerçevesinde tepki gösterip, Türkiye’yi bir tehlikeden kurtarmak mümkün değil miydi? Tarih, gelecek kuşaklar okusun diye şehitlerin kanıyla ‘terörle mücadelede alınan dersleri yazdığında, görevini yapmayanlar kendilerini nasıl savunacaklar.
TSK içindeki ayıklanmayan cemaat yapılanmasının boyutları, sanıldığı kadar endişe verici değil mi? Cumhuriyet’in birikimlerini, köklü kurumların da işbirliği ile yok eden bir Türkiye, gelecek kuşaklara acı ve gözyaşı vaat etmeye hazır bir zihniyetle, toprak bütünlüğünü 2023’e kadar koruyabilir mi?”

BENİ HATIRLAYINIZ
beni-hatirlayiniz-i43666Birkaç gün önce Naim komutanın, Beni Hatırlayınız adını verdiği bir kitabının daha çıktığını gördüm. Başbuğ’un Onuncu Yıl Nutku’nu yazdığı kâğıtta, düzeltme yaparken çizmiş olduğu cümledir bu. Nutuk sırasında söylenmemiş, başbuğ öyle uygun görmüş…
83 yıl sonra, başka bir şerefli Türk subayının kitabının kapağında görünce hatırlarımıza gelen, önemli bir uyarıdır. Ciddiye alınması gereken, hatırlarda tutulması icap eden bir nasihattir!
Ömrünün 37 yılını askerlik hizmetinde geçiren Naim Babüroğlu, geçtiğimiz 10 Kasım’dan bir gün önce şu soruyu sormuş:
Atatürk, eğer 10 Kasım 1938’de gerçekten ölmüş olsaydı, 78 yıl sonra, bugün hala onu öldürmek isteyen bu kadar çok nankör olur muydu?

OKUYUNUZ

kitapNaim paşa, karşısında hizaya geçmiş askerlere “merhaba” demez. “Kahraman silah arkadaşlarım”, değilse “kahraman Mehmetçik” olarak karşısındasınız. Önünde esas duruşa geçmiş herhangi bir insan olduğunuza dair düşünceleriniz, ailenizden aldığınız gurur dolu bir telefonla anında yıkılır.
Topluma arasındaki ilişkiyi, “çobanlık” sıfatıyla tanımlayanların, askerliği kantinci olarak yapıp başkomutan sıfatı takınanların, bir utanç mesleği olan siyaseti bile mide bulandırıcı hale getirenlerin inadına, Gazi Başbuğ’un hatırasını, Naim komutanın “Beni Hatırlayınız” kitabını okuyunuz.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone