Bilgilendirme: Enflasyon

Rasim-Topcuoglu

Günlük hayatta sıkça karşımıza çıkan döviz kuru söylemleriyle ilgili yaptığımız özetin özeti niteliğindeki bilgilendirmelerden sonra sıra enflasyona gelmiş bulunmakta. ”Enflasyon nedir?” sorusuna vereceğimiz cevapla birlikte örnek ile de açıklama yoluna gideceğiz. Aktarılan bilgilerin birçoğu Prof. Dr. Metin Berber’in kitaplarından ve derslerinden edinilen bilgiyle sizlere ulaşmıştır.

Enflasyon, dolanımda bulunan para miktarıyla, malların ve satın alınabilir hizmetlerin toplamı arasındaki açığın büyümesi nedeniyle ortaya çıkan ve fiyatların toptan yükselişi, para değerinin düşmesi biçiminde kendini gösteren ekonomik ve parasal süreçtir. Biraz daha basitleştirip bir örnek ile açıklamak gerekirse:
Enflasyon deyince akla ilk gelen günlük hayatta çokça kullandığımız mal ve hizmetlerin fiyatlarının artmasıdır. Ancak mal ve hizmetlerin fiyatları zaman içinde artabilir veya azalabilir. Enflasyon sadece belli bir malın veya hizmetin fiyatının tek başına artması değil, fiyatların genel düzeyinin sürekli bir artış göstermesidir. Diğer bir deyişle, sadece bazı malların fiyatlarının sürekli artması ya da tüm malların fiyatlarının bir sefer artması enflasyon değildir. Örneğin aylık enflasyon oranının yüzde 1 olması, o ay içinde fiyatlar genel seviyesinin bir önceki aya göre yüzde 1 oranında arttığını gösterir. Yıllık enflasyonun yüzde 30 olması da, fiyatların bir önceki yıla göre ortalama yüzde 30 oranında arttığını, örneğin geçen yıl 20 milyon TL’ye alınan bir mal sepetinin bu yıl ancak 26 milyon TL’ye alınabileceğini ifade eder.

Enflasyon daha çok gelişmekte ülkelerin başlıca sorunlarından biridir. Nüfusun çok fazla olması ve buna karşılık kaynakların kıtlığı nedeni ile arz talebi karşılayamamaktadır. Çünkü kıt olan kaynakların daha fazla tüketiciye paylaştırılması önemli bir sorundur. Ayrıca kıt kaynak nedeni ile ithalata bağımlılıkta artmaktadır.

Enflasyonla mücadelede başarı sağlayabilmek için, enflasyonun nedenlerini bilmek yerinde olacaktır.

Enflasyonun Nedenleri

– Ülkeye karşılıksız olarak dış piyasalardan giren para, altın, döviz miktarının artması,
– Ülkedeki toplam harcamaların toplam gelirlerden daha fazla olması,
– Üretim miktarının çeşitli nedenlerle azalması,
– Üretim faktörlerinin fiyatlarındaki artışların fazla olması,
– Tedavüldeki para arzının artması,
– Teknolojik yenilikler, yapısal bozukluklar veya yetersizlikler sayılabilir.

Enflasyonun Sonuçları

-Enflasyonun Ekonomik Sonuçları:

 Hızlı fiyat artışları üreticiyi elde edeceği kârdan, tüketiciyi ise ihtiyaçlarını karşılamaktan mahrum etmektedir. Üretim faaliyetine katılan tüketicinin geliri düşerken, alacağı mal fiyatları artmaktadır. Enflasyonun sonuçlarını şöyle sıralayabiliriz.
– Üretim yapmak cazibesini yitirir. Üreticiler ellerindeki fazla nakiti kolay para kazanmak amacıyla emlak, altın veya dövize yatırırlar. Bu da finansal piyasalarda dalgalanmaya yol açar.
– Paradan kaçış ve mala hücum olduğundan üretim, iç tüketime bile cevap veremeyeceği için ihracat gelirleri düşer.
– Bütçe açığı daha fazla artacağında giderleri karşılamak için dış borçlanma artar.

-Enflasyonun Sosyal Sonuçları:

Artan maliyetler nedeni ile maaş ve ücretler artış yapılmaz. Artan mal ve hizmet fiyatlarına rağmen gelirde artış olmaması, tüketicinin refah düzeyinde düşüşe yol açar. Bu da toplum da gelir dağılımının bozulmasına, sosyal adaletten uzak, huzursuz bir toplum oluşmasına neden olacaktır.

Enflasyonla Mücadele Yolları:

Enflasyon ile mücadele de başarılı olabilmek için enflasyonu nedenlerinin bilinmesi önemlidir. Enflasyonunun başlıca nedenleri olarak ; Tüketici harcamalarının gelirlerinden fazla olması, üretimde çeşitli nedenler ile azalma, Üretim maliyetlerinde artış olması, Tedavülde ki para arzının artması ve teknolojik yenilikler ve yetersizlikler söylenebilir. Enflasyonu önleyebilmek için öncelikle enflasyona neden olan yapısal sorunların çözülmesi gerekmektedir. Bunun için devletin, firmaların ve tüketicilerin üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleri gerekmektedir.

Devletin görevleri:

– Gelirler ve giderleri arasındaki fark fazla olmamalıdır.
– Uygun para politikası izlenmelidir.
– Devlet kuruluşlarının zararları hazineden karşılanmamalıdır.
– Gereksiz personel çalıştırılmamalıdır.
– Döviz dar boğazına düşülmemeli, ihracatı artırmak amacıyla devalüasyona gidilmemelidir.
– Devlet harcamaları gereksiz artırılmamalıdır.

Firmaların görevleri:

– Verim artırıcı tedbirler alınırken, aşırı kâr yapılmamalıdır.
– Ücret artışları, üretim ve verimdeki artışlar oranında yapılmalıdır.
– Vergiler gerçeği yansıtmalı ve zamanında ödenmelidir.
– Rekabete ayak uydurulmalıdır.
– Verimsiz yatırımlara yer verilmemelidir.

Tüketicilerin görevleri:

– Gelir ve gider dengesini kurmalı, aşırı ve gösterişe yönelik tüketime yönelmemelidir.
– Bilinçli tüketici olmalı, alış veriş kurallarını bilmelidir.
– Tasarruflarını artırmaya çalışmalıdır.

Fiyat Endeksleri:

Her ülkede enflasyon oranını belirlemek için çeşitli ürünlerin aylık fiyat değişimleri baz alınarak hesaplanır. Ertesi ay aynı ürünlerin fiyat değişimleri (endeksleri) bir önceki aya göre tekrar hesaplanır. Ülkemizde en çok kullanılan ürün fiyat endeksleri:

TÜFE: Tüketici fiyat endeksi
ÜFE: Üretici fiyat endeks
TEFE: Toptan eşya fiyat endeksi

Enflasyon Direnci ve Türkiye’de Enflasyon Durumu

Enflasyon direnci söylemiyle, enflasyonun belirli bir oranın altına düşürülememesi veya düşürülse de orada tutulamaması kastedilir. 2001 krizi sonrasında enflasyonun ciddi biçimde geriletildiği ancak bir türlü yüzde 5 ve altına indirelemediği gözlemlenmiştir. Dünyada enflasyon pek çok ülkede sıfır dolayında iken ülkemizde son üç yılın ortalaması yüzde 8,3’tür. Demek ki en önemli yapısal sorunlarımızdan biri enflasyon olarak karşımıza çıkmış olmaktadır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone