Bir Garip Memleket-2

KemalOnalir

22 Şubat 2015 günü ilginç bir sabaha uyandık. Türk ordusu Suriye’ye girmiş, Türkiye dışındaki tek toprak parçamız olan Süleyman Şah saygı karakolunu boşaltıp, yıkarak geri dönmüştü. Olay sırasında hiçbir saldırı olmadığı halde 1 şehit vermiştik. Türk ordusu manevra ve intikal kabiliyetlerinden ne derece mahrum bırakılmış görmüştük. Saygı Karakolu ve Konsolosluk arasındaki farkı idrakten aciz bir topluluğa dönüştüğümüzü idrak etmiştik. Kürt terör örgütünün kurucusu Abdullah Öcalan’ın resminin olduğu paçavra Gazi Süleyman Şah’ın kabrinin başında sallanıyordu. Böylece ne kadar umursamaz bir hale geldiğimizi de görmüş olduk.

***

11 Mayıs 2013 tarihinde Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde ardı ardına iki bomba birden patladı. 52 kişi öldü 146 kişi yaralandı. Aradan kısa bir zaman geçti ve bir seçim yapıldı. Olay sırasında hükümeti istifaya çağıranlar ilçeden birinci parti olarak aynı partiyi seçtiler. Sebep hükümet partisinin ilçenin önde gelen aşiretlerinden birinden aday belirlemiş olmasıydı. Olay halen aydınlanmadı.

***

Türk tarihi çok önemli iki dava geçirdi. Ergenekon ve Balyoz isimleri verilen bu davalar ordu ve istihbarat teşkilatından birçok kişinin hapis yatmasına sebep oldu. İş ve yeraltı dünyasından da birçok kişi davanın muhatabı oldular. Ergenekon davasının resmi savcısı şu an kaçak olan Zekeriya Öz’dü. Gayri resmi savcısı ise Recep Tayyip Erdoğan’dı. O tarihlerin gazetelerini inceleyenler Erdoğan’ın Öz’ü nasıl himaye ettiğini hatta kendi makam aracını tahsis ettiğini göreceklerdir. Gel zaman git zaman adı geçen davaların sanıkların edilmedik hakaret yapılmadık zulüm kalmadı. Sonuç ise beraat oldu. Hapisteyken ölenler, yakınlarını kaybedenler haybeye yattılar.

***

Ergenekon davası sürecinde 17-25 Aralık olayına benzer bir hadise yaşandı. 17-25 Aralık operasyonlarında banka müdürünün evinde ayakkabı kutusu içinde para bulundu. Yandaş medya savunmayı bulmuştu; ‘Banka müdürü evinde para saklamaz, bu işleri bilen adam sonuçta, o parayı polis koydu’ dediler. Aynı medya grubu Ergenekon davası sırasında eski MİT çalışanı İbrahim Şahin’in bahçesinde bulunan silahları bangır bangır yayınladı. Mantıken düşününce bir banka müdürü nasıl evine para saklamayacak kadar zeki olur da, MİT elemanı bahçesine silah gömecek kadar aptal olur sorusu akla geliyor. Ne bankacıyı ne de MİT’çiyi savunmak amacında değilim. Türk basınının durumunu görmeniz açısından bir örnek veriyorum o kadar.

***

17 Aralık günü bir adam girdi hayatımıza. Bizim buralardan bir şarkıcının kocası kendisi. Bestekâr, müzisyen falan. Fakat asıl mahareti ticaret. Türkiye’nin dış borcunun %30’unu ödediğini iddia ediyor. Fakat her şey güzel giderken bir anda tutuklanıyor. Bazı bakanların çocuklarıyla ilişkisi ortaya çıkıyor. Yargılanıyor, özür dilenip salıveriliyor. Ama yeterli görülmüyor. Yolsuzluktan kazandığı ve el konulan paraları faiziyle iade ediliyor. Bu da yetmiyor Başbakan yardımcısının elinden ödül veriliyor. Numan Kurtulmuş, Reza Zarrab’a verdiği ödülden sonra; ‘Ödülü onun aldığını bilmiyordum. Bilseydim vermezdim’ dedi.

***

AKP hükümetinin ilk maliye bakanı Kemal Unakıtan’dı. Gazi Üniversitesi, İktisat fakültesini bitirmiş olan bu zat, Türkiye de Naylon Faturanın mucidi olarak bilinir. Bakanlığa geldiği zamanda yine aklını kullanmış ve özelleştirmelere başlamıştı. Bu işte o kadar pişkin bir hale gelmişti ki, kendisine hesap soranlara ‘Aldık, babalar gibi satarız’ demiştir. Özelleştirmelerdeki yolsuzluklar ise halen ortaya çıkmaktadır.

***

İktisattan söz açılmışken Türk Kızılayı olayını hatırlatmakta fayda var. Kızılay devletten ve milletten aldığı paralar ile yetinememiş olacak ki maden suyu işine el atmış. Şişelerin üzerine bastığı etikete ise başlangıçta ‘Türk Kızılayı’ ibresini basmıştı. 2014 yılının hemen başında bu ibaredeki Türk kelimesi çıkartıldı. Daha öncesinde yaşanan olaylardan dolayı herkes kasıt aradı. Gözler Kızılay başkanına çevrildi Kızılay başkanı Ahmet Lütfi Akar; ‘Logo tanınıyor, markete gidenler bir tane Türk Kızılayı soda alabilir miyim? Demiyor. Kızılay soda ver diyor’ dedi. Kasıt arayanların haklı olduğu anlaşıldı.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone