Boş Umutlar

MHP’den ayrılan muhaliflerin kuracağı yeni parti bugünlerde epey gündemde.
Ümit Özdağ’ın açıklamaları, Koray Aydın’ın yeni partide yer alacak olması,Meral Akşener’in 2019’daki cumhurbaşkanlığı adayı derken epey konuşuldu.
İddiaya göre, Meral Akşener’in açıklamaları sosyal medyada en çok tıklananlar arasına girmiş.
Kötüye giden ülke durumu, adaletsizlik, AKP’den kurtulma isteği ve bir çok sorun toplumu ister istemez bir beklentiye sokuyor.
Çok partili hayata geçtiğimiz günden bugüne kadar yüzlerce parti gelip geçmesi, hali hazırda 90’dan fazla parti olması bile soydaşlarımızın yeni kurulacak bir partiye umut bağlamasına engel olmuyor.

İnsan doğası gereği umut etmek zorundadır.
Ülkesinin iyiye gitmesini, adaleti, emeğinin hakkını, can güvenliğini, özgürlüğünü istemesi kadar da doğal bir şey olamaz.
Bunları istemek gayet doğalken, anormal olan; adeta parti-zede olmuş bir milletin, en doğal isteklerini bile, yine bir siyasi partiye bağımlı kılması.

*******

Kurulacak olan yeni partinin kurucuları, yıllarca çatısında durdukları partinin memleketin hayrına olmadığını, neden yıllar sonra anlamışlardır?
Meral Akşener’in dün fetö tarafından desteklendiğini iddia eden kişi, bugün niye onu cumhurbaşkanı adayı göstermiştir?
Eğer mevzu, Türkiye’deki siyasiler ise böyle soruların onlarcası hatta yüzlercesi çıkabilir.
Ama bizim meselemiz değildir.
Önemli olan, soydaşlarımızın artık büyük resmi görmesi ve siyasi partilere karşı ona göre tavır takınmasıdır.

Hatırlayalım:
Bugüne kadar nice vaatlerle gelen nice partiler neyi düzeltebildi?
Hangi milli meseleyi, hangi parti çözdü?
Hangi büyük sıkıntıyı, hangisi giderdi?
Gelen,değil bir şeyleri düzeltmek, daha kötü yapıp gitmedi mi?

Hiçbir siyasetçiye en ufak bir sempati beslememekle ve de hiçbir siyasi partiye de en ufak destek vermemekle birlikte, mevcut iktidara bir alternatif çıkmasını, çıkmamasından daha hayırlı görüyorum.
Ancak, ölümle pençeleşen bir hastanın sigarayı bırakması onun yaşatmaya yetmez.
Hastalığın tedavi edilmesi gerekir.
Ve tecrübelerle sabittir ki, mevcut düzende herhangi bir siyasi parti bu tedaviyi uygulamaktan yoksundur.

Daha çok oy almak için, kendinden olmayanı ötekileştirmek, “öteki” ilan ettiğine düşmanca tavır takınmak -istisnasız- her parti tarafından uygulanmıştır.
Toplum, partilerin adi çıkarlarına alet olup kutupsallaştığı ile kalmış, siyasetçiler de aldıkları oyun sefasını sürmüştür.
Yıllardır, siyasi partiler tarafından yapılan kutuplaştırma şuursuzluğun dibine vurmuş, yanlışa, “Yanlış!” demeden önce kimin yaptığına bakılmaya başlanmıştır.
“Bizim taraf” yapıyorsa savunmaya, “öteki taraf” yapıyorsa linçe girişilmektedir.
Türk Milleti de bunun yüzüne yıllarca yerinde saymış, saymaya da devam etmektedir.
Hukukun sağlanması,adeletin düzelmesi ve dolayısıyla memleketin iyiye gitmesi en başta yanlışa, “Yanlışsın!” demekten geçer.
Partilerden böylesine çekmiş milletin, memleketin iyiye gitmesini, başka bir partiden beklemesi de boş umuttan ötesi değildir.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone