Boşuna Kudurmayın!

Üzerine vazife olmayan işlerle meşgul olanlar kadar insanın midesini bulandıran pek az zümre vardır. Tek meziyetleri Tanrı’nın herkese bahşettiği dil organını herkesten daha sık ve lüzumsuz şekillerde kullanmak olan bu zümre bir yerden sonra can sıkmaya başlıyor. Eskiden bu insanlarla yalnızca yüz yüzeyken muhatap oluyorken sosyal medya denilen icat yüzünden artık sürekli karşı karşıya geliyorsunuz.

Bunların genel özellikleri kullanmakta olduğumuz siteleri CIA, MOSSAD, MI6 gibi örgütler takip ettiği için kendilerine ait isim ve fotoğrafları kullanmamalarıdır. Her şey hakkında fikirleri, her konuyu bilirlikleri, her şeyi görmüşlükleri var gibi hareket ederler. Sahte profillerin verdiği güvenden ötürü insan üstü cesaret sergilerler.

Her şeyin en doğrusunu, en eksiksizini, en güzelini onlar bilirler fakat o bilgilerini hareket haline getirdikleri tek bir faaliyetlerini göremezsiniz. Onlar sadece bilir. Sizin bir şeyler yapıyor olmanız herhangi bir önem arz etmez. Çünkü her ne yapıyor olursanız olun ilk önce onlara gidip danışmanız, fikir sormanız gerekmektedir. Onların fikrini almadan Turan kursanız eksiktir, hatalıdır, çirkindir.

**

Birtakım adamlar, bizim zümremizin yani Türkçülerin kendilerinin metbu olduğu iddiasıyla birtakım kimselerle görüşmüşler. Bu insanlara ‘Bütün Türkçüler beni dinler’ diye başlayan cümleler kurup vaatlerde bulunmuşlar. Bu görüşülen kimseler de buna inanıp müddei konumundaki şahısla ortak hareket etmek istemişler. O harekete iştirak eden ‘Türkçü’ sayısı 10 olunca görüşülenler durumu anlamışlar.

Bu olayı birçoğunuz ilk defa okudunuz. Çünkü üst başlıkta tarif ettiğim 4 haneli takipçi sayısıyla övünen, bu sayının verdiği mutluluk hasebiyle geceleri uyuyamayan zümre bu konuyu hiç dile getirmedi. Bu rezaleti görmezden geldi.

**

Genç Atsızlar teşkilatı ‘Bizden başkası Türkçü değildir’ gibi bir tavrı hiç takınmadı, bu tavrı çirkin bulduğunu defalarca izah etti. Bunu bu teşkilatın lideri defalarca anlatmaya çalıştı. Fakat en başta tarif ettiğim zümre için yine bir şey ifade etmedi.

Çünkü onların kafalarının içinde kurduğu dünyada durum böyle olmamalıydı, böyle olursa onların istediği gibi olmuyordu. Starbucks yerleşkelerinde bir toplantı tertip ederek kendilerine göre yazmaya başladılar. ‘Genç Atsızlar kendilerinden başkasını Türkçü kabul etmiyorlar’, ‘Diğer Türkçüleri dışlıyorlar’, ‘Hareketimizi bölüyorlar’. Bu cümleleri hepiniz bir vesile ile okudunuz, gördünüz.

**

Genç Atsızlar kendilerinden başkasını Türkçü kabul etmiyor mu?

İzah ettiğim gibi böyle bir tavır, böyle bir cümle ‘ŞİMDİYE KADAR’ Genç Atsızlar tarafından kullanılmadı, sarf edilmedi.

Diğer Türkçüleri dışlıyor muyuz?

Bu cümleyi kuran kişi için iki çeşit Türkçü vardır. Biz ve kendisini de içine kattığı buna da Diğer adını taktığı Türkçüler. Ortada bir dışlama veya ötekileştirme varsa bu cümleyi kurana aittir. Genç Atsızlar’ın hiçbir açıklamasında ‘Biz ve diğerleri’, ‘Genç Atsızlar ve diğerleri’ gibi bir ifade göremezsiniz.

Hareketleri bölüyor muyuz?

Bu cümlenin mantıklı bir temeli olması için cümleyi kullanan kişinin Genç Atsızlar hareketinden önceki bir tarihte hareketi olması gerekiyor. 2005 yılından öncesine baktığımızda böyle bir manzara göremiyoruz. Durum böyleyken Genç Atsızlar hareketi bölen değil, hareketi bölünen olur. Bölenlerde sıkıntı varmış ki bölündükçe güçlenen bir teşkilatımız var.

**

Son olarak tüm bu tartışmayı tekrar açmamızın ve yazmamızın sebebi bugün Ötüken Dergisi eski yazı işleri müdürü İsmail Bağatır’ın paylaştığı duygularıdır. Türkçü teşkilatçılık nasıl yapılır sorusunu cevaplayanın kim olduğunu yazmıştır. Doğrudur.

Her doğru karşısında ‘kuduran’ fenomen tayfası da bu sözlerden gocunmuş, salyasını savurmakta gecikmemiştir.

Boşuna kudurmayın. Güneş balçıkla sıvanmaz!

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone