Bu Sistem Nasıl Düzelir?

YusufDuzgoren

Sistem denilen şeyi insanlar oluşturur. İyilik varsa bunun sebebi insanlardır, kötülük varsa yine bunun sebebi insanlardır. Hiç suçu şeytana, nefse atmayalım. Her şeyin sorumlusu bizleriz. Şimdi kendi kendimize bu sistemdeki yerimizi, rolümüzü sorgulayalım.

Kendinize sorun. “Kötü giden şeyler neler?” diye. Toplumca vereceğimiz cevaplar genelde aynıdır. Mesela “eğitim” kötü deriz. Biz deriz bunu. Ama eğitimin kötü olmasından asla kendimizi suçlamayız. Herkes kendini “iyi” olarak görüyor. Herkes iyiyse kim bu “kötüler”?

Demek ki bir yerlerde bir takım yanlışlar var. Kendi kendine “ben iyi miyim?” diye sorduğunda cevap vermeden önce aşağıdaki soruları sor kendine ve ilk verdiğin içsel tepkilerinle değerlendir kendini. Merak etme bu senden başkasının kontrol etmeyeceği, sonucunu bilmeyeceği bir sınav. Eğer sana hitap etmeyen soru varsa, varsayımda bulun, öyleymişsin gibi cevap ver.

  1. Ben anne/baba olarak çocuğumun, çocuklarına yıllarca övgüyle anlatacağı, örnek alacağı bir anne/baba mıyım?
  2. Çocuğumun aynı benim gibi olmasını ister miyim?
  3. Canımdan çok sevdiğim çocuğum aynı benim gibi biriyle evlensin ister miyim? (kişilik, karakter, yaşam standartları, bakış açısı, huy suy…)
  4. Bir çocuk olarak kendin gibi bir çocuğun olmasını ister misin?
  5. Sence gerçekten annen/baban seninle gurur duyuyor mudur? Onların seni ilk kucaklarına aldıkları anlarda duydukları heyecanın hakkını veriyor musun?
  6. Atatürk ile görüşme fırsatın olsa ve senin tüm hayatını bilse, sence seni alnından öper mi?
  7. Sen bu dünyada yaşıyorsun ve bu neyi değiştiriyor, varlığının neye katkısı var?
  8. Yeryüzünde bir mevcudiyetin var. Kutup ayıları, penguenler, kuşlar, ağaçlar, ormanlar sen rahat yaşa diye ölüyorlar. Peki, hiç kendini bunlardan sorumlu hissettin mi? “Benim zararım büyük hadi bu da faydam olsun” deyip bir ağaç dikmişliğin var mı?
  9. Hadi onları bırak. Sen refah içinde yaşa, ailenle, arkadaşlarınla özgürce bu topraklarda dolaş, denize gir, keyif yap diye on binlerce insan canından vazgeçti. Onlara karşı sorumlu hissettin mi hiç kendini? Sınavda kopya çekerken, yere çöp atarken, dayından torpil pardon ufak bir iyilik isterken hiç “şehitlerin” aklına geldi mi?
  10. Biri karşılıksız bin lira verse hayatın boyunca ona minnet duygusu beslersin. Onu mutlu etmek için bir şeyler yapmaya çalışırsın. Sana dünyadaki hiçbir parayla satın alınamayacak bu toprakları miras bırakan atalarına karşı hiç minnet duygusu hissettin mi? Hissettiysen onları onure etmek için ne yaptın? “Ben şimdi şunu şöyle yaptım ya, Tuğrul Bey bunu görüyorsa amma mutlu olmuştur” deyip kendi kendine onları hoşnut ettiğini düşünüp hiç mutlu oldun mu?

Bizi doğru insan yapacak olan şey bilinç ve vicdandır. Bilinç bilgiyle ve karakterle oluşur. O yüzden Atatürk milli bilincin oluşması için tarih okutulmasını, tarihin kaliteli yapılmasını istedi. Çünkü Türk milletinin karakterli olduğunu biliyordu ve iyi bir milli bilinç için eksik olan şeyin bilgi olduğunun farkındaydı. Vicdan ise kişisel muhakemedir. Kişi gece kafasını yastığına koyduğunda kalbini rahatsız eden bir duygu yoksa, huzurlu bir şekilde yatabiliyorsa yanlış bir şey yapmamıştır. Tabi ki bunun için kişide vicdan duygusunun olması lazım.

Herkes kendince iyi. Herkes vatanperver olduğuna inanır. Ama Atatürk’ün de dediği gibi “vatanını en çok seven işini en güzel yapandır.Sen işini ne kadar düzgün yapıyorsun? Sen devlet başkanı olsan ve kalkınmak için vatandaşların kaliteli ve özverili çalışması gerektiğine inansan, kendini tebrik eder miydin?

Hiç kimseye suç atma. AKP’li isen muhalefet partilerine, muhalefet partilerinden birinin destekçisiysen Tayyip Erdoğan’a, hiç kimseyi desteklemiyorsan sisteme suç atma. Bu kişileri, bu zihniyetleri, tüm iyilikleri ve kötülükleri sen var ettin. Fethullah Gülen’i sen yarattın. Farkındaysan son yirmi gündür hiç Amerikalı, Avusturyalı, Endonezyalı tutuklanmadı. Tutuklananlar bu ülkenin vatandaşları. Eğitim sistemin bozuksa bunu bozan Kuzey İrlanda Cumhuriyeti vatandaşları veya yöneticileri değil. Senin oluşturduğun toplumdan çıkan yöneticiler bozdu bunu. Dolayısıyla “sen” bozuk olduğun için toplumda bozuk, bu toplumdan çıkan yöneticilerde bozuk.

Şimdi senin yüzünden böyle olduğumuzu anladın mı? Eğitimden, sağlıktan, ekonomiden, devletten, turizmden, kitap okuma oranından, bilgi yoksunluğundan, ahlak yoksunluğundan, yaşam koşullarından memnun olmama sebebimizin “SEN” olduğunu anladın mı?

Bireyin topluma etkisi, çığ oluşumu gibidir. Dolayısıyla kahraman mı olmak istiyorsun? Vatanperver biri olarak memleketin içinde bulunduğu bu durumdan devleti ve milleti kurtarmak mı istiyorsun? Öyleyse olman gereken o iyi insan ol. Yukarıdaki soruların hepsine olumlu cevap verebilecek duruma gel. Yamaçtan ufak bir taş olarak düş ve ovaya geldiğinde bütün yanlışlar için yıkıcı bir güç ol. İllaki adın duyulacak, tarih seni yazacak diye bir şey yok. Bunu sen bil, Tanrı bilsin, ataların bilsin, şehitlerin bilsin hoşnut olun yeter…

***

Vicdan Edinimi

Eğer kişisel muhakemeni yapamıyorsan kendine hoca tut. Bu hocalar senin en değer verdiğin kişiler olsun. Bir ayıbını, yanlışını gördüklerinde utanacağın, kararlarını hep doğru bulduğun ve çok iyi tanıdığın kişiler olsun. Mesela sürekli Fatih Sultan Mehmet‘i düşün. Bir şey yapmadan önce onun onayını al. Ben bunu yapıyorum ama o olsa ne yapardı veya ben bunu yapıyorum ama o böyle yapmama kızar mıydı… gibi değerlendirmelerde bulun ve bu hocalarının onayı olmadan bir iş yapma. Gece başını yastığa koyduğunda o hoca veya hocalarınla günün muhakemesini yap. Onları kızdırmamaya, kendini utanacak bir duruma sokmamaya çalış. Bu hocaların yerine Tanrı’yı koyma. Tanrı bağışlayıcıdır ve biz bunu biliyoruz. Aksi halde insanlar inandıkları halde bu kadar günah işlemezlerdi.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone