Bu Yük Kimin?

KemalOnalir

Türklerin nüfusu aşağı yukarı 350 milyon civarında tahmin ediliyor. Bunlar dünyanın hemen her yerinde yaşıyorlar. Farklı işlerle, meslek yahut zanaatlarla uğraşıyorlar. Peki, bu Türk kitlesinin büyük ülküsü olan Turancılığın yükü kimin omuzundadır?

Sorunun cevabından önce bazı konularda kısaca izahat yapmak gerekiyor. Herhangi bir yerde ülkümüzü anlattığımız zaman karşımızdaki insanların tepkileri hemen hemen aynı oluyor. Kendi korkaklık ve görevden kaçmalarını bizim başaramayacak olmamıza bağlıyorlar. Tabi bu, onların dar kafalarının içindeki karanlık dünyada böyle.

Öne çıkan söylemler tanıdık gelecektir; ‘Size mi kaldı bu işler’, ‘Siz mi kuracaksınız Turan’ı’, ‘Rusya izin vermez’, ‘İsrail’in oyunları’, ‘daha önce olmamış, siz mi yapacaksınız’, Türkistan Türklerini kast ederek; ‘Onlar bizi kardeş görmüyor, Ruslaştılar’ bu böyle uzar gider.

Kısaca cevaplayalım; Türk milletinin ülküsünü Avustralya’nın Aborjinleri güdecek değil. Elbette ki bize kaldı.  Türk’ün davasını Türk savunmazsa kimsenin umurunda olmaz. Turan’ı sadece biz kurmayacağız. Bu soruyu soran Türk dâhil dünyadaki bütün Türkler üzerine düşen vazifeyi yapacak. Turan öyle kurulacak.

‘Rusya izin vermez’ saçmalığı acizlerin sığınacağı bir bahanedir. Burada Rusya simgedir. Yerine istediğiniz devletin adını yazabilirsiniz. Turan gibi bir emele niyet eden kişi, yani Turancı, bütün dünyayı karşısına almaya dünden razı olmuş kişidir. Sadece Turan değil hiçbir irredantist hareket izin istemez, izinle gerçekleşmez, izinle oluşmaz. Bir başka ülkenin müsaadesi ile yola çıkan bir milletin hareketi en baştan onurlu değildir. Turancı kimseden izin beklemez.

İsrail aynı Rusya gibi simgedir. Yerine istediğiniz ismi yazın. Turancı, milleti üzerinde istekleri, ihtirasları olan diğer devletleri, milletleri ve oluşumları tanıyan Türk’e denir. Oyun bozmak Turancının başta gelen görevlerindendir.

Turan ülküsünün daha önce birkaç defa gerçekleşmiş olduğunu bilmemek cehalettir. Bir ülkü, bir milletin milli ülküsü olacaksa tarihinden var olmak zorundadır. Bugün milli politikası olan ülkelere bakın. Bunların politikalarının tamamı tarihlerinden gelen ülkülerdir. Turancılık Türk milletinin binlerce yıllık ülküsüdür.

Türkistan Türklerinin Ruslaştığını savunan Araplaşmış, İngilizleşmiş, Amerikanlaşmıştır. Türkistan Türkleri halen Türk’tür. Devletlerin yanlış söylemleri milleti bağlamaz. Eğer bağlıyorsa bizim ülkemizde de milliyetçi yoktur. Hatırlarsanız Cumhurbaşkanı vaktiyle milliyetçiliği ayaklarının altına almıştı. Halbuki Türkiye’de milliyetçiler vardır. Bundan başka öz benliği unutturulan milyonla Türk’ten bir kalemde vazgeçmek aptallıktır. Onlara yapılacak olan milli bilinç yüklemektir.

Mazeretlere cevabı verdikten sonra ana konuya dönelim. Turan’a giden yolda bu yük kimindir?

Tarih mezunu, ilk merhale olan ‘Güçlü Türkiye’ yolunda, nükleer meseleleri düşünmemeli. Edebiyat mezunu, Turan yönetimi içinde Türk olmayan kitlelerin sosyolojik entegrasyonu ile alakadar olmamalı. Hukuk okuyan Türkçü, uzay araştırmaları ile alakalı makaleler okuyup, çapraz okumalarda zamanını harcamamalı.

Yani kutlu yolda Türkçüler yapabileceklerinde fazla yükler üstlenmemeli. Bu durum fazla yük alan kişinin asli görevini yapmasını da engelleyecektir. Her Türkçü fazladan görev alacaktır elbette. Fakat bu görevler hayatını şekillendirdiği mesleğe göre olmalıdır. Uzay Mühendisliği ile Türk Dili araştırmaları bir arada yürümez. Uzay, kozmos, kara delikler Edebiyatçı için hobiden ileri gidemez. O alanın çözüm gerektiren problemleri bambaşkadır.

İkinci bir husus bütün yükü Türkiye’ye yüklüyor olmamız. Bizden başka bağımsız devletimiz yokmuş gibi düşünüyoruz. Kazakistan başta olmak üzere diğer Türk Devletlerinin bu ülkü yolunda görevleri vardır. Güçlü Türkiye merhalesi Türkiye Türkleri için bir aşamaysa Güçlü Kazakistan hedefi de Kazakistan Türkleri için ana hedef olmalıdır. Güçlü Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Moğolistan en az Güçlü Türkiye kadar önemlidir. Burada devletlerin Türkçüler tarafından yönetilmiyor olması mazeret değildir. Gün gelip yönetilecekler. O güne kadar boş oturmak ahmaklıktır.

Sonuç olarak Turan ülküsünün yükü bütün Türklerin omuzundadır. Sadece Türkiye Türkleri, Türkiye’deki Türkçülerin değil. Alanların uzmanları, mecburiyet yüzünden bu yükün altına girenlerden değil, Türklüğün ihtiyacını hissedip o alana yönelenler arasından çıkmalıdır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone