Bütün İnsanlar Kardeş mi? (Kaynağından Okuyun)

İşin temeline mi inelim yoksa ayrışmalardan mı başlayalım?

Evet Biyolojik olarak hepimiz kardeşiz. Yani, aynı türüz. Aynı özelliklere sahibiz.

Bu, aynı “Tüm köpekler köpektir”. kadar doğrudur. Ama köpeklerin hepsi köpek olmasına rağmen kendi içlerinde türlere ayrılırlar. Bir Alman Kurdu’yla Dalmaçyalı’yı, Kangal ile Av Köpeğini, Sibirya Kurduyla Pitbull’u bir tutamayacağımız gibi tüm insanları da bir biriyle bir tutamayız.

Mesela, medeniyetler kurmuş, icatlar yapmış, günümüz dünyasının büyük bir kısmını inşa etmiş Alman ırkıyla Afrikalı bir ırkı mukayese edemeyiz. Çalışkan bir Yahudi ırkıyla Brezilya’nın derinliklerinde bundan 5000 yıl öncesiyle arasında hiçbir fark olmayan Amazon kabilelerini bir tutamayız.

Üstünlük veya alçaklık türe göre değişmektedir. Bir ayıyla aslanı, fil ile zürafayı, kurt ile timsahı kıyaslayamayız. Bu türleri anca kendi içlerinde kıyaslayabiliriz. Mesela Nil timsahı ile Amerika timsahını aynı tür olduğu için kendi aralarında çeşitli kıyaslamalara tabi tutulabiliriz.

İnsanlar da aynı şekilde. Tabiattaki varlıklar içerisinde diğerlerinden ayrı bir canlı çeşididir. Ama kendi içerisinde de farklılık gösterebilir. Bu farklar soya, coğrafyaya hatta kişiye göre değişiklik gösterebilir. Bilim, insan türlerini ırklara göre sınıflandırmıştır. Bunun bilimsel anlatımlarının yanı sıra birde insanların kendi kendilerini sınıflandırdığı türler vardır. Buna “millet” denir. Millet ailenin geniş halidir. Yani, millet geniş bir ailedir. Aynı ana-babadan olma çekirdek bir ailede bile kardeş kardeşe gerek dış görünüş, gerekse karakter olarak benzemeyebilirken, millette tek düzelik aramak yersiz olur. Bir millet için ekseriyetin karakteri onun özelliklerini yansıtır.

Mesela, Alman dendiğinde çalışkanlık, disiplin ve kalite akla gelir. Peki, hiç serkeş bir hayat yaşayan, sabaha karşı beşte uyuyup akşamüstü dörtte kalkan bir Alman yok mudur? Elbette vardır.

Türk milleti içerisinde hiç hain, karaktersiz, hırsız bireyler yok mudur? Elbette vardır….

Hiçbir Ermeni içerisinde Türk varlığına saygı duyan, hürmet besleyen kişiler yok mudur? Elbet vardır…

Yahudi cemaati içerisinde hiç paraya önem vermeyen, değer yargıları olan bir birey yok mudur? Elbette vardır…

Bireysel farklılıklar muhakkak olacaktır. Ama mühim olan milletin ekseriyetinin çizdiği tablodur. Bu da sadece yaşanılan dönemle değil, o milletin tüm tarihi boyunca yaptığı işlerle, benimsediği değerlerle ölçülür.

“Türkler nasıl üstün ırktır?” gibi sorular soran arkadaşlar oluyor çevremizde. Evet bizce üstündür. Ama neye göre? Basketbolda beğenmediğimiz Afrikalılar bizden üstün. Teknolojide batılılar bizden üstün. Ticarette Yahudiler bizden üstün…

Bizim üstünlük iddiamız genel manadadır. Kişilik, ahlak, örf, adet ve bir takım insani meziyetlerdedir. Tabii ki bunlar özneldir. Kişiden kişiye, toplumdan topluma, kültürden kültüre değişir. Eğer biz Türk kültürüne, değer ve ahlak yapısına hitap ediyorsak, bahsettiğimiz “üstünlük” bu değer ve ahlak yapısına göredir. Bir Yahudi’ye göre gerizekalı olabiliriz. Çünkü onun değer anlayışıyla bizimki örtüşmüyor olabilir…

Bakın, bazı kavramlar var ve bu kavramların altını dolduran, bu işe kafa yormuş, ömür vermiş insanlar var. Bu kavramları sorgulamadan, eleştirmeden önce kulaktan dolma bilgileri bir kenara koyarsınız ve bu işe ömür harcamış insanlar bu konular hakkında ne düşünmüş, ne yazmış bir bakarsınız. Sonra eleştirinizi bu insanların sözleri, fikirleri üzerinden yaparsınız.

“Madem üstün ırksın neden fen bilimlerinden ortalamanın altındasın? Neden başkalarının ürettiği teknolojiye muhtaçsın? Neden refah içerisinde değilsin?” diye kale alınmayacak kahve soruları sormak yerine önce “Üstün ırk, neye göre üstün?” sorusunun altını dolduran şahsiyetleri okur, değerlendirir ve hala sorun varsa bunlar üzerinden sorularını sorarsın.

“Siz ırkçısınız, ırkçılık günah ve kötü.” demeden önce ırkçılığın günah olduğu ayetleri bulursunuz, sonra ırkçılığı Holywood filmlerinden öğrenmek yerine bunun altını dolduran şahısların fikirlerini okursunuz ve dersiniz ki: “Yahu, Yusuf Akçura niye böyle dedi?” veya “Atsız şu makalesinde böyle demiş bunun bir mantığı yok.” veya “Atatürk böyle yapmış, bu yanlış değil mi?” diye sorgularsınız.

Konuyu kaynağından edinmeden kafadan dolma bilgilerle gelmeyin. Cevap vermeye, laf anlatmaya takatimiz kalmadı. Biz bu fikirleri bir yerlerimizden uydurmadık. Bizden önce yaşamış, memlekete büyük hizmetleri dokunmuş Yusuf Akçura gibi (İngilizlerden İstanbul’u teslim alan), İsmail Gaspıralı gibi (Türkçülük uğruna servetini, belediye başkanlığını terkedip gelmiş), Namık Kemal gibi (hürriyet uğruna nice sürgünler yemiş), Ziya Gökalp gibi (Batı Türklerinin son devletinin temelini atmış), Nihal Atsız gibi (Osmanlı tarihini ve son dönem Türkçülüğünü bize öğretmiş) nice bilim adamlarının, aydınların fikirlerinden besleniyoruz biz. Türkçülük bizimle başlamadı, tek kaynak biz değiliz ve biz olmayacağız.

Sırf solcular “faşist” diye diye “Evet lan faşistim ben!” diyen tanıdıklarım oldu çevremde. İnsanı zıvanadan çıkartmayın lütfen. Böyle giderse bize de “Şamanist” diye diye bizi de dinden imandan çıkaracaklar.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone