Cehaletin Torunları

YusufhanGuzelsoy

Cahiliye devri bitmedi. Kendi yaptığı putları kendinden üst sınıf sayan aptal hala yaşıyor. Bu aptal hala kendi hayal dünyasında yarattığı kahramanlar üzerinden hamaset yapıyor. Hala yalan söylüyor. Hala din ticareti yapıyor. Okula ihtiyacı olan bölgede 3.camiyi yapıp cennette köşk yapıyor.,

Bahsettiğim aptal, kendini Osmanlı torunu sanan aptaldır.

Aptalın biri, İngilizlerin İstanbul’u işgal ettikleri sırada çekilmiş bir resmi sosyal medyada paylaşmış. Resimde İngiliz askerleri geçit töreni yapıyor, İstanbullu -muhtemelen de azınlık- ahali bu askerleri alkışlıyor. Bahsettiğim beyinsiz dümbük de “Bakın Selanikli Atatürk’ü sevenlerin dedeleri.” diye resme not tutuyor. Bunu da o İngilizleri alkışlayan gafillerin esas torunları alkışlıyor. Gören gözler için tarih tekerrür etmiş oluyor.

Bu tarz ibretlik davranışları sergileyen kitle kendini şeriatçı-dinci ilan eden kitledir. Tanrının ilk emri olan “Oku!” ayetini “Okumak işimize yaramaz, okuyanlar ne oluyor?” diye inkar eden de bu kitledir. Öyle olmasa işgal yıllarında çekilmiş bir resmi Atatürk’ün torunlarına mal edecek kadar cahil olabilirler miydi?

Kim kimin torunu, bunu Vahdettin’in İstanbul’u terk ederken karşısında esas duruşa geçtiği görüntülere bakarak anlayabilirsiniz.

Kim kimin torunu, bunu Lozan’da çözülemeyen meseleleri bahane edip Lozan’la birlikte Ortodokslara yönelik getirilen “İstanbul’un dışında ayin yapma” yasağını delerek İzmir’de ayin yaptıranları kim destekliyor, ona bakarak anlayabilirsiniz.

PKK ile kim masaya oturmuş, FETÖ ile kim ortaklık yapmış, Avrupa kime “Para göndereceğiz.” diye kandırıp mültecileri kakalamış, ona bakarak anlayabilirsiniz.

FETÖ demişken gözden kaçan bir noktaya değineyim.

Bugün AKP’lilerin dilinden düşmeyen bütün Atatürk ve Türkçülük karşıtı söylemler, FETÖ tarafından yürütülen Ergenekon davasında sözde suç delili idi. AKP bugün hala bu söylemleri sürdürmekle kime hizmet ediyor? FETÖ’ye talimat verenlere mi?

Osmanlı döneminde İtalyanlara bırakılan adaların hesabını Atatürk’ün manevi şahsından sormaya kalkanlar, Yunan’a terk edilen 17 adanın hesabını nasıl verecek? Lozan’da Musul ve Kerkük meselesinin çözülemediğinden dert yanıyormuş gibi gözükenler, Kuzey Irak’ta ABD taşeronu olarak Barzani’yi himaye ettiklerini nasıl açıklayacak? Musul ve Kerkük harekatını engelleyen Şeyh Sait’in isyanının liderlerine kendi dönemlerinde iade-i itibar verildiğini nasıl unutturacak?

Alçakça Atatürk’ün yatak odasına saldıranlar, Mevlana ile Şems’in ilişkisini ilahi aşk diye yutturmaya çalışanlar değil midir? “Tanrı ile oynaşıyordum!” diyen Şems’e hayranlık bildirmiyorlar mı? Atatürk’e Yahudi iftirası atanlar, “Anıtkabir’de sap gibi ayakta durmaya gerek yok.” diyenler, Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl’in mezarı başında dikilmediler mi? Tapınakçı liyakat nişanına sahip Aydın Doğan’a darbe girişimi sonrası kim “Bizim medyamız!” diye sahip çıktı? Hani siz milli medyaydınız da bunlar dış güçlerin uşağıydı?

Sen şeyhinin aynı anda yirmi yerde olabildiğine, uçabildiğine, ölünce türbesinde dua ettiğinde zengin olabileceğine inanan rivayet adamısın. Memleket meseleleri, milli sorunların tarihi senin neyine? Sen Osmanlı torunu da değilsin, cahiliye torunusun!

Memleket yönetmek için devlet vardır. Çocuk oyunu için çocuk parkı vardır. Sizin artık gidip çocuk parkında oynama vaktiniz geldi.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone