Cezaevine Düşen Türklüğe Sarılır

yusufhanguzelsoy

Acil yardım çığlığı atanlar arasına Ahmet Altan da katıldı. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Altan şu ifadeleri kullanmış: “Tutuklu değiliz, esiriz. Yasa ile kanıt arasındaki bağı ortadan kaldırmışlar. 12 gün boyunca Terörle Mücadele bodrumunda tuttular… Bunları görünce Atatürk’ü tutuyor noktasına geldim. Kendine rakip olarak Atatürk’ü görüyor, onun resimlerini indiriyor. Bugün Atatürk’ü arar hale geldik. Can Dündar’a ve Cumhuriyet’e yapılan şey CHP’ye de yapılacak.”

İshak Alaton’un Y-CHP’sinden bahsediyor!

Laflara bak…

Kışanak içeri alınıyor, “Türkmenim” diyor. Ahmet Altan içeri giriyor, “Atatürk’ü arar hale geldik!” diyor. Benim tüm bu tutuklamalardan anladığım, “Cezaevine düşen Türklüğe ve Atatürk’e sarılır!” oldu.

Bu arada özgür (!) basın ve bağımsız (!) medyaya rolleri kim veriyor?

Düne kadar Ahmet Altan’ın da yazdığı Taraf gazetesi haber yapar, Cumhuriyet gazetesi de karşı çıkardı. Şimdi Taraf kapanıyor, Ahmet Altan içeri giriyor, Cumhuriyet yaygara koparıyor!

Cumhuriyet’in haberi şu idi:

“Darbecilere karşı başlatılan mücadele, hükümete muhalif tüm kesimlere karşı açılan ‘savaş’la sürüyor.” Başlık “Büyük Gözaltı” ve hemen yanında “Altan Kardeşlere Gözaltı” ifadesi…

Ben her zaman Hükümeti iktidarda tutan esas gücün muhalefet olduğuna inandım. Bilinçli veya bilinçsiz, başarılı veya başarısız politikalar neticesinde iktidar gücüne güç katmıştır. Son darbe teşebbüsü ve sonrasında CHP’nin izlediği politika hiçbir şekilde değişmedi. Yine tutarsızlık, yine muhalefet adı altına teröre destek, yine yanlış beyanlarla haksız olanı haklı çıkarma… Bir de doğru beyanlara yanlış muhalefet de var…

Böyle muhalefet olmaz. Muhalefet uğruna yanlış savunulmaz. Muhalefet uğruna yanlışı savunmak, yanlışı yapanın gücüne güç katmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Bizim Türkçüler olarak partilerden bir beklentimiz yoktur. Ama partilerin rant uğruna duygularını sömürdüğü Türk çocuklarının çok değerli vakitlerine yazıktır. Türk çocukları siyasilerin peşinden koşturup onların yanlış beyanlarını doğrulatacak gaflet çalışmalarına kurban edilmemelidir. Hiçbir siyasetçi, Türk gencinin önünde önünü iliklemesini gerektirecek bir saygıya layık değildir. Bizim bir de “Türk” sıfatımıza karşı sorumluluklarımız vardır. O sıfatı taşıdığımız sürece kimseye boyun eğmemek gibi…

Partiler döner, sözde özgür basın ve medya döner, dengeler değişir ama Türklük ve Türkçülük ebediyen dik duracaktır; durmak zorundadır. Bunu aklımızdan çıkarmayalım.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone