CHP’nin Adana Mitingi ve Sonrası

1940’lardan itibaren tezatlıklar abidesi olan CHP’nin geleneksel saçmalıklarına artık herkes alışkın. Türkiye’de oy oranı %30’u bulmayacak olan, oy verenlerinin çoğu Atatürk pazarlamacılığından veya AKP’yi devirebilecek en yakın parti olduklarından dolayı oy veren, “Kemal teyzelerinin”, “cumhuriyet amcalarının” sayısı gün geçtikçe azalan bir saçmalıklar harikasıdır CHP.

Tarihi boyunca basiretsiz genel başkanların, vatan haini kadroların, komünist zihniyetlerin yer bulduğu CHP’ye en son Bolu milletvekili Tanju Özcan “Yeter gari!” dedi.

CHP’nin önceki gün Adana mitinginde Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan, Ali Bulaç gibi Atatürk, cumhuriyet ve Türklük düşmanı isimleri anons ettirerek miting alanındaki “aydın koyunlara” bunları alkışlattırması Tanju Özcan’ın sabrını taşırdı ve Özcan’ın siyasette görmeye alışık olmadığımız bir tepki vermesine sebep oldu.

Partisini eleştiren Özcan “Ilıcak, Altan, Bulaç’ın isimlerini Adana mitinginde hangi mantıkla okuyup, kitleye alkışlatmaya çalışıyorsunuz? Bu benim için artık bardağı taşıran son damlaydı. Artık CHP, oraya buraya savrulan, hiçbir konuda net duruşu olmayan, hiçbir krizi yönetemeyen bir duruma geldi” dedi.

Buradaki ifadelerden vekili kutladığımız anlamı falan çıkmasın. Şahsın “milletvekili” olması zaten her türlü oyuna, kıvraklığa, sözden dönmeye, yalan söylemeye meyilli olduğunu göstermektedir. Üstünde durmak istediğim konu, artık kendilerine “Atatürkçü” diyenlerin bu partiyle bir an önce bağlarını koparmaları gerektiğidir. Bir insan hem Atatürk’e “ulu önder” deyip, hem de Önder Sav’ın, Gürsel Tekin’in, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yönettiği CHP’nin destekçisi olamaz, “Abdullah Öcalan’da bu memleketin evladıdır. Onu da karşımıza alıp konuşmamız gerekir.” diyen Tuncay Özkan’ın milletvekil olduğu bir partiyi iktidara taşımak için oy kullanamaz.

İyice kavramların, kişilerin, niyetlerin birbirine girdiği, çelişkiler diyarı olan ülkemizde CHP sorununa bu şekilde tepkilerin artmasını, Atatürk isminin artık kirletilmemesini ve diğer CHP’lilerin de akıllarını başlarına alıp, “anti-tayyip” hastalığından kurtulup, tepkilerini dile getirmelerini temenni ederiz.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone