Cumhur yok millet var, Aday yok boykot var- Caner Kara

cum

10 Ağustos günü, toplumumuz ilk defa cumhurbaşkanı seçmek için sandığa gidecek.
Teşkilatımız, 7 Temmuz günü, “seçimleri boykot kararı” almış ve ilân etmiştir. Boykot kararımız, alışık olduğumuz tepkilerle karşılık bulmuştur. Türkçü gençlerin oylarını, “çantada keklik” olarak görmeye alışık olan çevre, önümüze uydurma bir aday attığı andan beri hazırda tuttuğu ithamlarını, kusar gibi üzerimize boca etmiştir.
Lafı uzatmadan,  evirip çevirmeden boykot kararımızla ilgili iddialara cevap veriyorum:

1- Tayyip’e el altından, dolaylı yoldan destek mi veriyoruz?

27 Nisan 2007 tarihinde, 11. Cumhurbaşkanının seçilmesi için başlayan oylamalar, 367 milletvekilinin katılmadığı oturumların, toplantı yeter sayısına ulaşmadığı gerekçesiyle kilitlenmişti. O dönemin CHP genel başkanı olan Deniz Baykal, “iktidarın uzlaşma olmadan kendi adayını çıkarması durumunda oylamalara katılmayacaklarını” ilan etti ve 29 Ağustos’a uzanan çatışma ortamında, meclisten bir cumhurbaşkanı çıkmadı. “367 krizi” olarak hatıralarımızda kalan bu olay, MHP’nin oylamalara katılacağını ilan etmesiyle ortadan kalktı ve neticede Abdullah Gül,  11. Cumhurbaşkanı oldu. Bugün, boykot kararımızdan dolayı AKP’ye el altından destek verdiğimizi iddia edenler, 2007 yılında dolaysız olarak Abdullah Gül’e cumhurbaşkanlığı yolunu açanlardır. Diyecekler ki; “MHP’nin adayı Sebahattin Çakmakoğlu’ydu”. Bu gerçek, meclisteki 367 krizini aşmada, AKP’ye destek verenin MHP olduğu gerçeğini değiştirmez; zira bahsi geçen destek, Türkçülerin hüsnü kuruntusu değil, MHP genel başkanının iddiasıdır. Gazeteci Murat Çelik’in, 2013 Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda sorduğu soruya Bahçeli’nin verdiği yanıt aşağıdadır; aynen aktarıyorum:

Biz tezkere oylamaları ve Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde destek verdik hükümete. Bunu da ‘ülkenin menfaatleri’ gerekçesiyle yaptık. Bizi eleştirenler bunu anlamıyor. Mesela, şu anda Çankaya Köşkü’ndeyiz ve şu anki Cumhurbaşkanı bakın neşeli, nasıl mutlu. Soruyorum; 2007’de 367 tıkacını biz çekmemiş olsak, bugün burada olabilir miydi acaba? 2007’deki o gerilim, 2011’e nasıl yansırdı? Bunları kimse düşünmüyor, konuşmuyor.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın 2013 yılında Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nde verdiği bir demeç de CHP’liler tarafından duyulmamış galiba. Tayyip Erdoğan’ın siyaset yasağının kaldırılması konusunda bakın ne demiş :
Bu bizim demokrasi anlayışımız, milli iradeye saygı anlayışımızın, hukuk devleti anlayışımızın gereği olarak bizim tarafımızdan yapılmıştır.”

CHP’nin ve MHP’nin, AKP iktidarı döneminde, hükümetin yasa tasarılarının hangilerini onayladıklarını ve oy verdiklerini de buraya liste olarak alırım ama “lafın tamamı aptala anlatılır “ diyerek bu bahsi kapatıyorum. Bu partilerin gönüllüleri, görmek isterlerse kendileri de bulabilir. AKP hükümetine, açıktan, aleni olarak, milletin gözüne soka soka destek verenlerin, bizi dolaylı destek vermekle suçlamasına gülüp geçiyoruz, zira bu arsızlık bile değil komikliktir.

2Ekmeleddin İhsanoğlu, bilim adamıdır, Türkeş’in eski danışmanıdır, Türk Ocakları eski başkanının damadıdır. Bu şartlar altında, milliyetçinin ona oy vermesi gerekir.

cumhruTaha Akyol da bir zamanlar aynı partinin yöneticisiydi.
Yaşar Okuyan da bir zamanlar Türkeş’in danışmanıydı.
Binali Yıldırım da bir zamanlar Ülkü Ocaklı’ydı; hatta Abdullah Öcalan’ın basına sızan sorgu görüntülerine göre, bir zamanlar o da ülkücüymüş.
Mümtazer Türköne’nin abisi ülkücü şehit. Kendisi Ülkü Ocaklarının 1978 kongresinde Abdullah Çatlı’yla aynı liseteden aday…
Şimdi bu kadrodan birisi cumhurbaşkanı adayı olsa, “ eskiden şöyleymiş” diye oy mu verecek Türkçüler? Aklın firar ettiği belli oluyor da bu kadar da havada uçmaz…

3- Verilmeyen oylar Tayyip’e gidecek.

Kardeşim, sen de şöyle düşün bak:
Bizim oylarımızı çantada keklik olarak gördüğünüz için, vermediğimiz oyları kendinizden gitmiş gibi düşünüyorsunuz. Biz kimsenin potansiyel oy deposu değiliz. Aday çıkartırken, ittifak yaparken kimse bize sormadı.Biz de boykot yaparken, işte onlara sormuyoruz. Siz tavırlarınızı Tayyip’e göre belirliyorsanız, o bu ülkede tek başına iktidar olmuştur zaten. Bu tavırlar, cehennemle korkuttuğu cemaatine, para için endljans satan papaz tavırlarıdır. Mevcut sistemle sizin iktidara gelmeniz de mümkün değil ama ne 90 senelik partinin, ne de 45 senelik partinin bunu anlaması için yeteri kadar zaman geçmemiş. Biz, 4 yıllık iktidar koltuğunda KÖTÜNÜN İYİSİ otursun diyemiyoruz. Mücadelemiz, dönemlik değil. Özal ülkemizi yıkacak, Tayyip ülkemizi yıkacak, Erbakan ülkemizi yıkacak….
Şahıslarla mücadele ediyorsunuz. Milletin nesillerini bu uğurda harcamaya hazır değiliz biz. Bizi içine çekmek istediğiniz sistem, işte o kişileri iktidar koltuğuna oturtan sistem. Öyle insanların, devletin başına geçebilmesini sağlayan ve sizin gibilerin bütün ömürleri boyunca iktidar göremediği sistemle mücadele ediyoruz. Siz kazanırsanız, teklif ettiğiniz “az kötü”yü birkaç sene koltuk misafiri edersiniz belki. Biz kazanırsak, belki sizin gibiler de millete faydalı olabileceği noktalara gelebilir. Biz henüz kazanamadık. Siz de nesillerdir kazanamadınız. Boykot çağrımız, sandığa gidip imza attıktan sonra, oy pusulalarını karalama teklifi değildir. Oy oranları, sandığa giden insanların sayıları üzerinden belirlenir ve bizim teklif ettiğimiz şey, “seçimlere katılmayan” yüzdesinde buluşmaktır.

4- Muhalefetin oylarını bölüyorsunuz.

Çatı aday çıkararak el sıkışan, ortaklığa giren siyasi partiler, düne kadar birbirine ateş eden, ölüm fermanı veren partilerdi. Ülkemizin binlerce genci, bu partilerin kadrolarındayken, birbirilerinin kanını dökmüş, biz moskof uşaklarının elinden çıkan kurşunla binlerce kardeşimizi şehit vermişiz. Aradan bir nesil geçmiş; bu partiler el sıkışmış, ittifak etmiş hatta birlikte hükümet ortaklığı bile yapmışlar. Yine mi kan aksın istiyoruz? Düşmanlık devam etsin, yine binlerce genç savaşsın mı diyoruz?
Hayır!
O düşmanlığı unutan, bugün düşman göründüğü Tayyip’le de yarın el sıkışır” diyoruz.
Kırk yıllık kanlılar, el sıkışıp, ortak aday çıkartabiliyorsa, yarın Tayyip’le el sıkışmayacaklarını kim garanti edecek?
Ekmeleddin, 2007 yılında Tayyip Erdoğan’ın önerdiği adaydı. Hürriyet Gazetesi’nin 23 Nisan 2007 tarihli nüshasına bakanlar, aşağıdaki haberi okuyabilecektir:
“Başbakan Erdoğan, aday olmazsa  Meclis içinden Vecdi Gönül ya da Beşir Atalay’ı, Meclis dışından ise İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterecek.”
Bu haber, AKP tarafından hiçbir zaman yalanlanmadı.
Fetullah Gülen’in 2007 Türkçe Olimpiyatları programında ödül alan Ekmeleddin İhsanoğlu , 2014 yılında karşımıza bu şekilde çıktı.

5- Siz de her şeye muhalefet ediyorsunuz. Tayyip olasın da kim olursa olsun…

Biz Tayyip Erdoğan’ı MHP kadar da CHP kadar da tanıyoruz. Bu derginin emektaşları, Tayyip Erdoğan döneminde cezaevlerinde yatmıştır. Evleri basılan, yuvaları dağıtılan, mahkemelerde, göz altılarda süründürülen biziz! Sizin çatınız Nazım Hikmet şiirlerini Arapçaya çevirip yayınlarken, kelepçeyi, hücreyi, koğuşu, mahkemeyi, sürgünü öğrenen bizdik! AKP valileri tarafından hedef gösterilen, basının hücumuna uğrayan, her türlü darbeyi tırnaklarıyla kazıya kazıya karşılayan biziz! Bir hücuma uğradığımzda, bir infaz alıp cezaevlerine sürüklendiğimizde, sürgünlerle Anadolu yaylasında süründürüldüğümüzde ağzını bile açmayanlar, üstünde oturduğu mirasın tadını çıkara çıkara köşesinden izleyenler, şimdi babasının oğlundan oy istemiş gibi “boykot” lafını duyunca hopluyor. Köhnemiş siyasetin, köhnemiş ahlâksızları!
Siz var ya siz!
Siz kendi teşkilatlarını bile menfaat icabı tanımazdan gelmeye alışmış adamlarsınız! Siz en adi tavizlere, dönekliklere, adam satmalara, ihanet etmelere bile “vatan-millet” kılıfı uydurmaktan ar etmeyen, yüzsüzlükte, utanmazlıkta 21. Yy. standartlarını belirlemiş adamlarsınız.
Biz sizin kim olduğunuzu, Tayyip Erdoğan’ın kim olduğunu, Selahattin Demirtaş’ın kim olduğunu çok iyi biliyoruz da kuş kadar beyniyle sizin ayıplarınızı bile yıkmaya çalışan sevenleriniz, önlerine attığınız adayı da sizin kadar tanıyor. Daha iki yıl önce, kendisine suikast düzenleyeceğimiz iddiasıyla gözaltına alınmamıza sebep olan adamı şimdi boyalayıp çatı diye sunacaksınız; biz de “olur böyle şeyler” diyeceğiz öyle mi?
Türkçüler, sizi de çatınızı da çok iyi tanıyor.
Avcunuzu yalarsınız!
Cumhur yok, millet var!
Aday yok, boykot var!

Caner Kara

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone