Dalga Geçmenin Verdiği Haz

YusufDuzgoren

Askeri okulların normal devlet okullarından çok farklı olduğunu önceki yazılarımda örnekleriyle anlatmıştım. Kapanan askeri okullarda hayalleri çalınan, bu vatan ve millet uğruna şehit olmayı, ölmeyi, öldürmeyi daha 14 yaşında göze alan ve bu bilinçle yetiştirilen gençlerin gözlerindeki bir damla yaşın hesabını ödeyebilecek bir ödeme planı yaptılar mı acaba?

Ama doğru o kadar İmam-Hatip açıldı, öğrenciler o kadar teşvik edildi, “bende İmam-Hatipliyim” denildi. Bu kadar adamı bir yerlerde istihdam etmek gerek. Askeriye’den ve sivil bürokrasiden iyi yer mi var? Hem kendi adamlarınla kadroları doldurursun, hem de o eğitim ve kafa yapısıyla dışarıda askeri ücretle bile iş bulamayacak yığınları açıkta bırakmamış olursun.

Bence devlet büyüklerimiz belki farkında değildirler ama artık milletle dalga geçmekten “haz” alıyorlar.

Hani ağlıyorlardı ya “biz 28 Şubat’ta mağdur olduk” diye. Şimdi kendileri mağduriyetin daniskasını yapıyorlar.

İstiklal Mahkemeleri’nde onlarca hocanın kanına girildi, bunlar hoca asanların savunuculuğunu yapıyorlar” diye meydanlarda o hocalar adına ahaliyle birlikte kahroluyorlardı ya… Şimdi ellerine (hangi mantıkla hala anlamış değilim) yüz binlerce müridi olan bir hoca (demeye bin şahit ister) verse ABD, “nasıl ceza verelim, neresinden asalım” diye kendi aralarında birbirlerine girerler.

“Bunlar benim türbanlı bacılarımı yerlerde sürüdüler” diye mağduru oynayanlar geçtiğimiz sene STV’yi kapatmaya kalkarken “türbanlı bacılara” ne yaptılar?

Atatürk’e bir gün önce küfreden zevatlar, ertesi günü Atatürkçü oldular. Sakallı “mübarekleri” bile Atatürk’lü bayraklarla meydanlarda yıllarca sövdüğü demokrasinin, cumhuriyetin yılmaz “mücahitliğini” yaparken görüyoruz. Bu yeni nesil demokrasi kelebekleri cumhuriyete sahip çıkma olayını abartıp CHP’ye oy verirlerse hiç şaşmayın.

Anlaşılan sevgili dostlar, düşmanlar, nötr bakanlar; Atatürk’e, Atatürk’ü ulu önder kabul eden kesimlere, bunların yapmak durumunda kaldıkları bir takım eylemlere laf atmadan önce durup bir düşünmek, sorgulamak gerekiyormuş. Saldırmadan önce anlamak gerekiyormuş.

Yeri gelir “hoca” asılır, yeri gelir “türbanlı bacı” sürüklenir, yeri gelir devlet “bağırsaklarını” temizler… Devletin ve milletin çıkarları doğrultusunda her şey yapılabilir. Ama siz yapmayın gülesim geliyor.

Bu arada 15 Temmuz gecesinden başlayarak her gece bayram havasında demokrasi nöbeti tutturan zihniyet, yasımız var diye 30 Ağustos’u kutlamayacakmış. Boyalı yumurtalara su değdi galiba.  Hadi bakalım…

Toplumsal Reçetemiz

  • Kitap okuyun,
  • Bir şeyler okuyun,
  • Her şeyden önce Müslüman’sanız Kuran okuyun. (Değilseniz de okuyun bence)
  • Bilgiyi sorgulayın,
  • Fikirleri sorgulayın,
  • Müslüman’sanız inancınızı sorgulayın. (Değilseniz de sorgulayın bence)

Neden sorgulamak”

“İşlenmemiş altın gibidir, sorgulanmayan bilgi. Sorgulandıkça işlenir, artar bilginin değeri.” Diye karalamışım bir zamanlar.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone