Darbenin Hayrı

KemalOnalir

Her hayırda bir şer her şerde ise bir hayır vardır. Bu düşünce hemen her fikir sisteminde mevcut bir anlayıştır. Bir musibetin bin nasihatten iyi olduğunu ise atalarımız söylemiştir.

Memlekette bir süredir belli başlı olaylar meydana geldi. Yazıldı, çizildi, hüküm verildi. Fakat hiçbir hadise tek yönlü değildir. Bu şerden de hayır çıkar. Ders alınır.

15 Temmuz olayından çıkartılacak sonuçlardan ilki memlekette fikir bulanıklığı olduğudur. 90’lı yılların hocaları ‘demokrasi haramdır’, ‘oy vermek şirktir’, ‘cumhuriyet küfürdür’ derken, günümüz hocaları ‘demokrasi’, ‘milli irade’, ‘cumhuriyet’ gibi kavramlar için cemaatlerini sokaklara döktüler. Eylemlerin en dikkat çekici yanı, tekbirlerin eksik olmamasıydı.

Bu hususta bir diğer örnek ‘milliyetçi’ camia ile alakalı verilebilir. Vaktiyle katıldığımız bir yürüyüşte ‘Ordu Göreve’ sloganı atanlar yine aynı meydanları doldurdular. Bu durumda ‘Parti darbeye karşıysa bu slogana neden müdahale etmedi?’ sorusunu sormak en doğal haktır.

İkinci ders disiplin ile alakalıdır. Ülkemiz envai çeşit terör örgütünün membaıdır. PKK, IŞİD, FETÖ, DHKP-C, HDP vs. vs. sonu gelmez bir liste. 15 Temmuz’u takip eden süreç memlekette bir hareketlilik sağladı. Polis eliyle bir grubun üzerinde kurulan baskı diğer örgütlerinde inlerine girmesine sebep oldu. 15 Temmuz sonrası ilk PKK saldırısı 3 gün sonra geldi. IŞİD için bulunmaz nimet olan dolu meydanlarda Allah’a şükür maytap bile patlamadı. FETÖ üyeleri kaçacak delik arıyor. Bu disiplinin sağlanmasının sonucudur. Kolluk kuvvetlerinin; yetkili, saldırgan ve acımasız olması şer odaklarını sindirebiliyor. Bu durumun daimi olmasını sağlamak gerekir. Disiplin bu memleketin havası, suyu olmalıdır.

Üçüncü ve son ders ise partizanlık ile alakalıdır. Şu veya bu telkinle, şu veya bu liderin sözüyle, şu veya bu maksatla meydanlara çıkan insanlar darbe girişimini önlediler. Bu tavır, güneydoğu operasyonlarının daha kati ve etkili yapılması için takınılabilir mi? Bir hafta HDP denen şer yuvasının kapatılıp, bağlı vekillerin ve parti görevlilerinin yargılanması için nöbet tutulsa ne olur? İhaleyi büyütelim. Apo denen köpek asılana kadar meydanı bırakmayacağız denilse. Yahut NATO’dan çıkılacak, AB üyelik başvurusu geri çekilecek, diye nöbete başlasak ne olur? İlla Genel Başkan’ın talimatı mı gerekiyor? Darbe milli mesele oluyor da bunlar ne? Türk milletinin bu olaylardan çıkartması gereken en önemli ders budur. Partizanlığı, lider taassubunu bir kenara bırakıp milli mesele olduğunda kimseden emir beklemeden meydana inilirse, darbe önleyen millet, en büyük ayak bağımız NATO ve Gümrük Birliği dertlerimizi de rahatlıkla çözecektir.

Şerdeki hayrı görelim. Milli Meselenin sadece darbe olmadığını fark edelim.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone