Davul Zurnayla Gidilen Operasyon

“Bir gece ansızın gelebiliriz.”
“Başlarına yıkarız.”
“Kimseden izin almayız”

Gibi aylardır sokak ağzından yapılan bu tehditlere ABD’nin cevabı geçtiğimiz günlerde geldi.

“YPG’nin liderliğinde 30 Bin kişilik Sınır koruma gücü ordusu kuruyoruz.”

Ordu bu.. İki günde kurulacak değil. Sınırımızın dibinde ordu kurulurken tehdit etmekten başka bir şey yapılmadı.
Bir yıldır da kurulacak ordunun militan sayısının 100 bine ulaşacağı söyleniyordu.
Şimdi de yeni bir olaymış gibi tepki vermek saçmalıktan başka bir şey değil.

Özellikle geçen yılki Rakka operasyonundan sonra ypg-pkk terör örgütüne, içinde hava savunma sisteminden, tanksavarlara kadar teçhizat verildi.
Şimdi mi aklınız başınıza geldi?

Muhtarlar toplantısından meydan okumayla oluyor muymuş?

***

Maalesef bu siyasi hataların, geç kalmışlığın bedelini mehmetçik ödeceyecek.
Davul zurna çalarak gireceğimiz Afrin’de teröristler daha önce almadığı kadar önlem aldı.

Hendek ve toprak bariyerlerinin bulunduğu bölgeler mayın ve EYP’lerle dolduruluyor.
Terör örgütü son bir haftadır savunma hattını güçlendiriyor.
Bölgenin dağlık olması da teröristlerin işine geliyor.

***

Niye bu kadar geç kalındığına gelince;
Yeni Çağ gazetesi yazarı Ahmet Takan’ın bu konuda söyledikleri önemlidir:
“Önce, El Bab’a girdikten sonra Rakka’ya inemediğimizi, Mümbiç’e giremediğimizi arada derede sıkışıp kaldığımız gerçeğini bir kez daha hatırlayalım. O günkü işkembeden savurmaları da bir kez daha hafızalarımızda taze tutalım. Sınırımızda terör devletinin kurulma gerçeğine karşılık yıllar önce yapılması gerekenlerin hiçbirini yapmadık. Çok net bilgiye dayalı olarak söylüyorum; Genelkurmay Başkanlığı bundan 3 ay öncesinde Afrin operasyonu için bütün hazırlıklarını tamamlamıştı ve siyasi iradeye “hazırız” bilgisini vermişti. Kahraman özel kuvvetlerimiz Afrin içindeki tüm hazırlıklarını bitirmiş dört dörtlük bir biçimde talimat bekliyordu. Çok geç kalınmış bu operasyon için dahi iktidar niye bekledi?.. Sorunun cevabı;
Zarrab davası beklendi… Bu davadan ne çıkacak, bakanlarla ilgili, başkaları ile ilgili sıkıntı çıkar mı, o dönemin bakanları ABD’ye gidemiyor, giderse tutuklanacaklar mı?.. İktidar ABD’den çekindiği için bu operasyonu geciktirdi. “Eyt”, “üyt”lerle pazarlık yapacaklarını sanıyorlar. Aldılar cevabı, oturdular. Şimdi daha maceracı daha sonuçları ve bedeli çok kanlı olacak bir algı operasyonuna hazırlık yapıyorlar. FETÖ’nün dolmuşundan inip Devlet Bahçeli-Doğu Perinçek’in kayığına binen iktidar, sonu bilinmeyenlerle dolu yeni bir maceraya daha hızla yelken açtı. O coğrafyada bizi neler bekliyor?.. Bilebileniniz var mı?..”

*****

Bir diğer zor durum da yıllardır yanlış yaptığımız Suriye politikasının sonucudur.

Rusya ypg-pkk’yı tamamen Amerika’ya kaptırmama sevdasında. Her fırsatta da bunu gösteriyor.
Özür diledikten bu yana kağıt üzerinde müttefikimiz olan Rusya, bölgede uçaklarımızın uçmasına izin vermiyor!
Afrin’de hava harekatı olmaması da askerimizin işini zorlaştıracaktır.
***
Hatırlatalım: Fırat’ın batısı kırmızı çizgimizdi.
Menbiç de Fırat’ın batısındadır ve başka sıkıntılı şehir de Menbiç’tir.
2016’nın sonbaharında ABD desteği ile Menbiç pyd’nin eline geçti.
Türkiye’ye 40 kilometre uzaklıkta.
Hem Rusya hem de ABD tarafından korunuyor.

Sıkıntılar bununla da sınırlı değil..
Siyasi iradenin sürekli olarak “Fırat’ın batısı kırmızı çizgimizdir” dediğine şahit olduk.
İyi de, Fırat’ın doğusundaki teröristler Türkiye’nin bekasını tehdit etmiyor mu ?
Başka bir gazeteci, Ahmet Türk’ün bu konu hakkında yazıkları önemlidir:
“Fırat’ın doğusu” deyip geçmeyin; Gaziantep’ten Hakkâri’nin ucuna kadarki sınırımız cephe olacak şekilde konuşlu olan ABD/CENTCOM’un yan unsurları haline getirilmiş PKK/YPG sadece ‘Kürt koridoru’ mimarisinin taşeronları değiller… Bu şer kapasiteleri uzun sınır hattı boyunca Türkiye içerisiyle de etkileşim halindeler ve CENTCOM moderatörlüğünde müstakbel ‘şehir savaşları’ için ‘rezerv alanlar’ oluşturuyorlar. Bu durum ‘Türkiye’yi Suriyeleştirme’ sürecinin de startı anlamına gelir ki, kâbus ötesidir!.”

Yıllardır izlenen yanlış dış politika, teröristlerin sınırlarımızdan geçişine izin verilmesi, Salih Müslim’in kırmızı halılarla karşılanması..Geç kalınmış Afrin-Menbiç operasyonu…

Vurduk ha.. Vuracağız ha.. Kimseden izin almayız ha..

Derken, durum bizim açımızdan beka sorunu olup çıktı.

Tanrı Türk askerinin yardımcısı olsun.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone