Dil Sürçmesi

Sayın Cumhurbaşkanı yıllar önce katıldığı bir televizyon programında, “Sayın Öcalan aldığı kellelerin hesabını veriyor.” demişti. Başbakan olunca önce “Ben değiştim.” dedi, sonra “Dil sürçmesi…” diye açıkladı. Değiştiğine inandıramadıklarını, dilini sürçtüğüne inandırdı. Daha doğrusu kimileri inanmış gibi yaptı.

Açılım sürecine gelindiğinde ise dil sürçmesi konusunda ülkedeki bütün siyasiler bir yarış içerisine girdi. Mecliste bölünmüş Türkiye haritası açıldı, sayın Öcalan aşağı, sayın Öcalan yukarı, herkes bir saygı gösterisinde bulundu. Kimi yazarlar “Öcalan Türkiye’nin önünü açıyor!” diye yazdı. Kimi siyasiler “Öcalan demokrasiden yana!” dedi. Aşırı çok değerli aydınımız Emre Aköz, “Devlet Türklere propoganda yapıyor, Öcalan şeytanlaştırılıyor.” dedi.

Oysa Öcalan hiçbir şey yapmamış olsaydı, aynaya bakması kendisinin bile şeytan olduğunu düşünmesine yeterdi.

Son zamanlarda ise bu konuda sayın Melih Gökçek öne çıkmaya başladı. FETÖ’yü ciğerine kadar bilmesi ve özellikle cinlerle olan münasebetlerini deşifre etmesi sebebiyle Belediye başkanlığı görevinden sonra Twitter hesabını “Medyum Melih” diye kullanacağını düşünüyorum.

Beyaz TV’de 15 Temmuz kalkışması sırasında kahpece şehit edilen Özel Harekatçılarımız için “kömür” ifadesi kullanıldı. Açıklamalara göre bu da “reji sürçmesi” imiş. İster misiniz, şimdi de bütün siyasiler alenen şehitler hakkında olumsuz cümleler kurma, kelimeler kullanma yarışına girsin?

Malum dil sürçmeleri bir moda başlatıyor memlekette…

Bana sorarsanız, referandum öncesi AKP zümresinin tehditlerinden başka bir şey değil “kömür” hakareti…

“Sevr cephesine karşı olanlara ne olur gördünüz mü?”

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone