Diriliş

YusufDuzgoren

Türk televizyonculuğunun zıvanadan çıktığı son 30 yılda pek çok rezil program, dizi, yarışma yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.

Yengesine atlayanlar, eniştesiyle kaçanlar, hocasına bıçak çekenler, arkadaşının sevgilisiyle ilişki yaşayanlar yıllardır bu toplumun ahlak ayarlarıyla oynayıp anormal davranışları normalleştirdiler, yeni nesillere iğrençlikleri olağan gösterdiler.

Yıllar sonra ilk kez milli bilince yönelik ve insanları tarihe ve okumaya yöneltecek bir dizi yapıldı. Kanuni Sultan Süleyman’ı anlatan “Muhteşem Yüzyıl” dizisi çok fazla eleştirilere maruz kalsa da şahsi olarak sosyete veya töre dizilerinden daha faydalı olduğunu düşünüyorum. En azından ahlak çerçevesinde olması gereken yapımlara öncülük etmiş oldu.

“Diriliş Ertuğrul” ise her ne kadar kurgu olsa da olaylar tarihi vesikalar çerçevesinde gelişmektedir. Ertuğrul Gazi hakkında bilgimizin çok az olmasına rağmen ana hatlar var olan bilginin etrafında dönmektedir. Üstelik doğru düzgün aşkın işlenmediği, kişide tamamen milli bilinci uyandıracak şekilde kurgulanan senaryo bizce ufak tefek eksikleri olsa da Türk milletinin tün fertleri tarafından izlenmesi gereken bir dizi.

İbn-i Arabi’nin alakasız bir şekilde dizideki karakterin manevi önderi konumunda olması ise en saçma olan kısmı. 70 yaşındayken 13 yaşındaki kıza aşık olan bir Arap’ın bir Türkmen beyine hocalık etmesi komiklikten başka bir şey olamaz. Kaldı ki İbn-i Arabi’nin ve Ertuğrul Gazi’nin buluşmasına yönelik herhangi bir belge veya anlatım yoktur. Bu sadece diziye maneviyat katması için oluşturulmuş saçma bir kurgudur.

Umarız çizgilerini daha fazla bozmazlar ve politik müdahalelere maruz kalmazlar.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone