Disney Hipnozu!

YusufhanGuzelsoy

Eski zamanlarda Türk çocukları Dede Korkut’un hikayeleriyle, Oğuznamelerle, atalarına ait sözlü destanlarla yetiştirilir, böylece Türk töresini ve kültürünü öğrenerek büyürdü. Asker olacak Türk’ün kaynakları bunlardı. Devlet adamı olacak Türk’ün kaynakları bunlardı. İlim adamı olacak Türk’ün kaynakları bunlardı. Şairlerin, kopuz ustalarının ilham kaynağı bunlardı. 20.yy’dan itibaren Türk çocuklarını Hollywood hipnoz etkisi altına aldı. Böylece Podol raporuna konu olan Amerikancı askerler, yöneticiler yetişti. Şimdi geleceğin maneviyatını tamamen yitirmiş nesilleri Disney hipnozuyla yetiştiriliyor.

Disney’in tv kanalı başta olmak üzere yerli olmayan çizgi film kanalları aslında çocukların vakit geçirmesi için değil çocuklar ihmal edildiği için tercih ediliyor. Kimi anne yemeğini yapabilmek, kimi baba gazetesini okuyabilmek için çocuklarını oyalamak adına bu kanalları açıyor. Kimisine bir televizyon az geliyor; çocuğa başka bir odada ikinci bir televizyon alınıyor. Yetişkin, izlediği diziyi kaçırmamak için ikinci bir televizyonu uygun görüyor. Kimi de telefondan başını kaldırmak zor geldiği için, çocuğunu bu kanalların kucağına atıyor.

Bu kanalları masum sanmayın. Bu kanallara dair yaptığım gözlemleri okurken yazdığım hiçbir satırın komplo teorisi olmadığını, gizem fetişizmi yaptığımı sanmayın.

Başta Disney olmak üzere bu kanallar hipnoz yöntemiyle çocuk yetiştiriyor. Yayımlanan dizilerdeki hemen hemen bütün karakterler, çocuk ve hatta bebek yaşta dizilerde oynamaya başlıyor. Böylece bir nesil bebeklikten itibaren hedef kitle seçiliyor. Ardından bu bebekler çocuk oluyor, bu bebekleri izleyenler de… Sonra bu çocuklar büyüyüp ergen oluyor, bunları izleyen çocuklar da… Daha sonra bu ergenler genç oluyor, bunları izleyen ergenler de… Ergenlik döneminden sonra gelen gençlik ise bu dizi karakterlerinin emekliliği oluyor. Çünkü bu dizilerin hemen hemen tamamı baş rol oyuncularının gençliğe adım atmasından sonra bitiyor.

Bu oyuncular emekli oluyor mu peki?

Asla!

Asıl hayatları ondan sonra başlıyor. Çocuk yaştan itibaren milyonların gözü önünde büyüyen oyuncular kendilerini özgür olmuş sanıyor. Ama ne özgürlük… Menajerlerin, danışmanların kucağına itilen bu gençlerin çoğu şarkıcı oluyor. Hayran kitleleri artıyor. Sözde özgürleşme adı altında ahlaksızlık tavan yapıyor. Uyuşturucu kullanımı tavan yapıyor. Çıplaklık, cinsi sapıklık tavan yapıyor. İnternet hesapları şüpheli bir şekilde ele geçiriliyor ve çıplak resimleri ifşa ediliyor. Sonra bu ünlüler hesaplarını geri alıyor. Kısacası bir el bu kuklaları milyonlarca çocukları hipnoz etmede bir araç, bir cep saati gibi kullanıyor. İsim de vereyim: Demi Lovato, Selena Gomez, Miley Cyrus, bebeklikten oyunculuğa başlayan Mia Talerico ve pek tabi Justin Bieber… Cahil gençlerin Tanrısı!

Hipnoz olanlar?

Bu kuklaların bebekliğine özeniyor. Çocukluğuna özeniyor. Ergenliğine özeniyor. Sözde özgürlüklerine özeniyor. Böylece hipnoz olan çocuklar klonlanmış oluyor. Garip saç modelleri, ucube kıyafetleri, ABD, İngiltere, Kanada bayraklı tişörtler, sözde ifşalar, cinsi sapıklığın yaş oranının düşmesi, madde ve içki bağımlılığının artması, ailevi ve milli değerlerin sıfıra inmesi, çocukların tarihlerini bilmeyi değil de ünlülerin yaşamlarını bilmeyi bilgelik sayması, bu ünlüleri tanımayanları dışlaması, yabancı şarkılar yerine türkü dinleyen akranlarına tepeden bakması vesaire…

Bir gün şöyle bir olay yaşadım: Haber sitelerinde bir başlık gördüm. Başlıkta “Gençlerden protesto yürüyüşü” yazıyordu. Bir gün önce 15 şehit vermiştik. Bir an umutlandım ve büyük bir beklentiyle haberi açtım. Justin Bieber hayranı gençler, üstlerinde ABD ve Kanada bayraklı tişörtlerle Justin Bieber için yürüyüş yapıyorlardı. Bereket versin bizde de bir Atsız halisünasyonu var. Ne zaman böyle bir şeyle karşılaşsak Gökbilge bize “Ümit en son ölen şeydir!” diye fısıldar.

Bu tanık olduğum haber ne kadar mide bulandırıcı ve ne kadar gerçek… Üzücü bir gerçek. Dede Korkut’u tanımayan nesil gerçeği!

Başınızı telefonlarınızdan kaldırırsanız, dizilerinizden hayata biraz vakit ayırırsanız, yüzleşmekten korktuğunuz gerçekleri göreceksiniz. Ancak korkmayın; bu olanlara göz yumarsanız, cehennemi bile mumla arar hale gelirsiniz.

Uyanık olun. Çocuklarınızın hipnoz edilmesine müsaade etmeyin.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone