Dönemin Yabancı Basınında “9 Eylül”

YusufDuzgoren

Türk’ün şerefinin ayaklar altından alınıp göklere çıkarıldığı bu tarih belki 29 Ekim’den bile daha mühimdir. Böylesine önemli bir gün milletimiz için pek çok anlam ihtiva etmektedir. Bunları yıllardır duyuyoruz, okuyoruz, okumaya devam edeceğiz.

Türk’ün esaret zincirini parçalayıp Batı’nın adeta kafasına fırlatmasıyla neticelenen İzmir’in Kurtuluşu yurtdışında da dönemin basınında çok büyük yankılar uyandırmıştı. Bunlara bugüne kadar değinilmemesi, bu büyük zaferin bir takım yönlerinin anlaşılmasını eksik kılmıştır. Bende dönemin yabancı basınını tarayarak hazırladığım arşivimi bugünkü yazımda paylaşarak bu kutlu güne hizmet edebilmeyi amaçladım.

9 Eylül’de Amerika basınının deyimiyle “Türk Milliyetçi Ordusu” önüne bozguna uğrattığı Yunan ordusunu katarak İzmir’e girmişti. Bu giriş bir hafta içinde bütün dünyada büyük yankılar uyandırmıştı. Batılı güçlerin propagandasını yapan gazetelere göre Türk Ordusu’nun bu ilerleyişi bir işgal, diğerlerine göre de başarı abidesiydi. Gazete haberlerinin manşetlerini ve gerekli içeriklerini burada yazdım, orjinal nüshalarını ise aşağıya fotoğraf olarak ekledim. Dileyen istediği gibi indirip kullanabilir. Gazetelerin orjinal nüshaları buradaki yazım sırasıyla paralel gitmektedir. Nüshaların bazılarının sayfalarını yazılar rahat okunabilsin diye iki fotoğraf olarak kaydettim. Bunları parantez içerisindeki bilgilerle belirttim.

The Evening Star 15 Eylül 1922: Türkler 900 mülteciyi gemilere binerken vurdu. Gemiye binmeye zorlanan mülteciler (Rumlar) hedef haline getirildi. Amerikalı bir denizcinin raporuna göre İngiliz yetkililer de katledilmiş. Bununla birlikte Türk Ordusu tarafından 2,000 kişi katledildi ve İzmir alevler içinde yanmakta. Bir rivayete göre de milliyetçi lider Mustafa Kemal Paşa müttefik güçlerine şehri en kısa sürede boşaltmalarına dair bir ültimatom göndermiş. (Haberin devamında Atatürk’ün fotoğrafının altında) Mustafa Kemal Paşa, Türk milliyetçilerinin lideri, İzmir’de ordusu 1,000 kişiyi katletti. (Fotoğrafın solunda ise) İzmir, Küçük Asya’nın en geniş şehri. Homeros ve Croesus orada doğdu. Havarilerden kazığa bağlanıp yakılarak öldürülen St. John’un evi, güzel kadınlarıyla ünlü ve nüfusu 225 bin.

Free trader-journal and Ottawa fair dealer 3 Ekim 1922: İzmir felaketinde binlerce kişinin mahvoluşu.

The Evening World 15 Eylül 1922: (Fotoğrafların üzerindeki başlıkta) İzmir’de kasaba ve liman, ayrıca gümrük binası ve rıhtım. (Haberin devamını yazılar net olsun diye iki ayrı resim olarak yükledim. Atatürk’ün fotoğrafı solda, üzerinde ise şöyle yazıyor) Mustafa Kemal, binlerce kişiyi katleden ordunun lideri. (Soldaki başlıkta ise şöyle yazıyor) Kemal’in zaferi Yunan’ın Küçük Asya’daki arzularının sona erdiğini işaret ediyor. (Alt başlıkta ise) O Gelibolu Savaşı’ndan sonra Genç Türklerin (Jön Türklerin) kahramanı oldu ve Enver Paşa’yı emekliliğe zorlamayı başardı. (Yazıda ise kısaca şöyle diyor) Mustafa Kemal, Türk Milliyetçiliği hareketinin ruhu. Gençliğinden beri okuduğu devlet yönetimiyle ilgili kitaplar sayesinde gizli servisin dikkatini çekti. Tesadüfen askeriyeyi kazandı. Aynı zamanda Sovyet düşüncelerini de özümsedi (Atatürk Sovyetler’den silah desteğinin kesilmemesi için Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar Bolşevik yönetimine yeşil ışık yakar gibi görünmüş, hatta bu bağlamda Türkiye Komünist Partisi’nin kurulmasına ön ayak olmuştur. Memleket işgalden kurtulunca da milliyetçi temeller üzerine bir devlet kurarak ideallerini uygulamada sosyalist düşüncelere yer vermemiştir. Gazetedeki haber buna atıf yapmaktadır.)

The New York Herald 16 Eylül 1922: (Haritanın üzerindeki yazı) Türk Milliyetçilerinin Yunanları Ezdiği Yerler. (Ayrı bir fotoğrafla gösterdiğim haritanın altındaki yazıda şöyle yazıyor) Harita Yunanları Küçük Asya’dan çıkaran ve İzmir’i yakarak ele geçiren Mustafa Kemal Paşa’nın ilerleyen ordusunu göstermektedir. Oklar taarruzun başından bu yana Türk Ordusu’nun pozisyonunu ve onların denize doğru başarılı hareketlerini işaret etmektedir. İlerlemeler 26-27 Ağustos’ta başladı ve iki hafta içerisinde Türkler muzaffer oldular. Gönderilen raporlara göre Edirne’de Yunan otoritelerine karşı bir isyan ve aynı zamanda Midilli ve Sakız adalarında Yunanlara karşı ayrılıkçı hareketler baş göstermiş.

The Washington Times 22 Ekim 1922: (Manşette) Venedik’teki barış masası üzerinde savaş bulutları dolaşıyor. Venizelos ve Mustafa Kemal ana figürler olarak görünüyor. (Fotoğrafın hemen üzerinde ise İzmir’in uçaktan çekilmiş bir fotoğrafı olduğu söyleniyor fakat pek uçaktan çekilmişe benzemiyor. İzmir’in nasıl yandığı fotoğrafta net bir şekilde görünüyor)

The Washington Times 29 Ekim 1922: (Aynı gazetenin bir hafta sonraki haberinde ise İzmir’in nasıl yandığı daha net bir şekilde görülmekte. Koca bir sayfayı kaplayan haberde ise baş psikoposun öldürülmesi şöyle aktarılmış) İzmir’in Baş Psikoposu Nasıl Şehit Edildi. (Alt başlıkta ise) Barbar Türkler Küçük Asya’nın Baş Rahibini Esir Edip İzmir Meydanı’nda Vahşi Atlarla Paramparça Ettiler.

Bu yazıda İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun dış basındaki etkilerini yansıtmaya çalıştım. Daha başlıkların içeriklerine, diğer gazetelere değinemedim. Başlıca haberlere yer verip genel kanıyı göstermeye çalıştım.

Gazetelerdeki haberlerin kaynakları genellikle Atina ve Londra olduğu için haliyle son derece yanlı ve yanlış haberler servis edilmiştir. İzmir’in Türk Ordusu tarafından yakılması, binlerce Rum’un katledilmesi, tecavüz edilmesi, Amerikan Okulu’ndaki kız öğrencilerin kaçırılıp tecavüz edilmesi, Türk toprağı olan İzmir’in geri alınmasının işgal olarak gösterilmesi bu haberlere ne derece itibar edileceğini göstermektedir. Ayrıca Türk’ün Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın, köleliğe, işgale, tecavüze karşı bir başkaldırı olmasının Batı’yı nasıl rahatsız ettiğini anlamak için de bu haberleri incelemenin önemli olduğunu düşünüyorum.

Batı hep aynıydı, bize ait olan hiçbir şey onların nezdinde değerli, önemli olmadı. Olmasına da ihtiyacımız yoktu. Dikkat etmemiz gereken en önemli husus ise en ufak bir tökezlemede bu yaşananların yeniden başımıza geleceğidir. Düşman her ne kadar dost görünümlü yaklaşımlarda bulunsa da, pusuya yatmış, ayağımızın takılmasını beklemekte. İzmir ve öncesi hiç bir şekilde unutulmamalı. “Binlerce yıl aynı coğrafyada kardeş olduk” diyenlere, Rumların Yunan askerleri İzmir’e ayak bastıklarında nasıl sokaklara çıkıp coşkuyla askerlerini, krallarını karşıladıkları hatırlatılarak bu düşünceyi besleyenlere ve dile getirenlere fırsat verilmemeli.

Güçlü olmak ve özgür kalmak için Kurtuluş Savaşı’nın hikayelerine, kahramanlıklarına, Atatürk’e sıkı sıkı sarılmak zorundayız. Düşmanlarımıza karşı tetikte olmamızın tek yolu budur…

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone