Dünyanın En Güçlü Silahı

İnsan oğlunun temel yaşam prensibi hayatta kalmaktır. Hem aklı hem ahlakı hem vücudu bu uğurda çalışmış, kendisini geliştirmiştir. Bu temel manada adapte olmak, uyum sağlamaktır. Kimileri de buna evrim derler.

Kutuplara yakın bölgelerde yaşayanlar soğuktan korunmak için yağlanmıştır. Çöl kavimlerinin kirpikleri toz toprak tehdidini bertaraf edebilmek için uzamış, güneş ışınlarını bol ve dik alan bölgedeki insanların tenleri koyulaşmış, az ve yatay alan bölgelerdeki insanlar beyaz tenli kalmıştır.

Bunlar vücudun korunma yöntemleridir.

**

Millet olabilmek bir ahlak meselesidir. Toplu halde yaşamanın temeli karşılıklı hukuk ve ahlaka dayanır. Dünyanın en ilkel kalmış Afrika kabilesinin bile kendine göre ahlak kaideleri vardır. Bunlar çoğu zaman başka milletler tarafından anlaşılamaz, manasız bulunur.

Bunun iki sebebi vardır. Birincisi iki milletin ahlak kaideleri hiçbir zaman tam manasıyla birbiriyle örtüşemez. Bu sebeple bu iki milletin ahlak yönünden birbirlerini anlaması mümkün değildir. İkincisi ise bir milletin oluşturduğu ahlak yapısı kendine hastır, kendi ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmıştır. Diğer milletin böyle bir konuyu ahlak meselesi haline getirmemiş olması aradaki anlayış zeminini ortadan kaldırır.

Özetle insanlar korunabilmek için ahlak ve hukuk kurallarını geliştirmiş, toplu halde yaşamaya başlamışlardır. Bu da ilk başta zikrettiğim prensibin bir diğer merhalesidir.

**

Gelelim en güçlü silah meselesine.

Arkeolojik buluntulara göre insanoğlunun silah olarak kullandığı ilk materyal taştır. Bildiğiniz taşı bir zaman sonra yontmuş, sivriltmiş ve bir değneğe monte ederek ilkel baltayı icat etmiştir. Bu icadı bugün bildiğimiz her türlü kesici ve delici aletin icadı izlemiştir. Bıçak, satır, kılıç, kama vs.

Bu ilkel balta birçok işe yaramış olsa bile kendi dönemi içinde dahi en güçlü silah değildir.

**

Bir müddet sonra mızraklar, ok ve yaylar icat edildi. Düşmanı yaklaştırmadan imha etmek amacıyla kullanıldılar. Türkler ve İranlılar yay yapımında çok ilerideydiler. En güçlü yaylar Türklere aitti. Daha sonra İranlılar geliyordu.

Fakat en güçlü silah yine bunlar değildi.

**

Barut silahların içine konuldu, ‘delik demir icat oldu, mertlik bozuldu’. Tüfek teknolojisi günümüze kadar geldi. Dünya ülkelerinin ordularının temel silahı oldu. Hala yenileri üretiliyor.

Toplar, tanklar, obüsler, havan topları, roketler icat olundu.

Yetmedi Atom Bombası yapıldı. Yetmedi Nükleer… Yetmedi kimyasal… Yetmedi biyolojik… Yetmedi… Yetmedi… Yetmedi…

Hala yeni bombalar, füzeler, roketler yapılıyor.

Fakat dünyanın en güçlü silahı bunlardan hiçbirisi değil.

**

Elinize yüzlerce Atom bombası verseler, nerede, ne zaman, nasıl kullanacağınızı bilmiyorsanız hiçbir işe yaramaz. Hele bir de o bombaları siz değil de başkaları üretmişse siz kullanmadan koyduğunuz cephanelikte patlatır, güvendiğiniz dağlara yağan karları izlersiniz.

Dünyanın en güçlü silahı iki parçadan oluşur. Bilgi ve vizyon…

Bilmek zorundasınız. Bilgisiz bir devlet, toplum veya bireyin bu dünyada ne eskiden ne de şimdi hiçbir varlığı yoktur. Bugün adını bildiğimiz eski topluluklar ya kendi zamanının bilgili toplumlarıydılar ya da geride bıraktıkları torunları bugün bilgili toplumlardır. Bunun başka izahı yoktur.

Günümüz dünyasında da güçlü olabilmek için her şeyden evvel bilgili olmak gerekir.

‘E ABD çok güçlü ama parası sayesinde’

Bu serzeniş en başta ahmakça, daha sonra kahve muhabbeti seviyesindedir. ABD veya diğer ülkelerin gücünün temelinde bilgi vardır. Parayı ülkesine çekmeyi, çektiği parayı kullanmayı, yüzlerce farklı milletten ortağı olan şirketleri ‘Amerikan Şirketi’ olarak pazarlamayı ve tanıtmayı bilmektedir.

Almanya otomobil, İngiltere ticaret, Çin fason üretim, Hindistan yazılım, Rusya füze üretmeyi bilmektedir. Bu bilmek yani bilgi işte bu ülkelere güç sağlamaktadır.

Bu bilgi vizyonla da birleşince işte size dünyanın en güçlü silahı ortaya çıkıyor.

Yukarıda ismini zikrettiğim bütün silahlar da bilgi ve birikimin eseridir. Bunu da unutmamak gerekiyor.

**

Öğrenmenin temeli soru sormaktır.

O zaman soruyorum.

Biz ne biliyoruz?

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone