Düşman!

Fikirler camiasında iki cephe vardır. Bunlar sizin savunduğunuz fikir ve diğerleridir. Birbirine yakın, birbirinin varyantı olan fikirlerin savunucuları bile yan yana değil, karşı karşıyadır. Karşınızdaki fikirle nasıl mücadele edeceğinizi bilirsiniz. Bu konuyla alakalı metot ya kendiniz ya da sizden önceki fikirdaşlarınız tarafından geliştirilmiştir. Esas sorun sizin tarafınızda olduğunu beyan ettikten sonra karşı grupların içinden insan ayıklamaya çalışanlar, iyi kötü ayrımı yapanlardır. Bunlara karşı takınılacak tavır ve bunların ‘bilinmesi’ işi önemlidir.

**

Ülkede doğrudan terör hareketlerine bulaşmış bir etnik grup vardır. Bunlar silahlı olarak devlete isyan etmiş, eşkıyalık yapmaktadır. Bundan başka kadın ve uyuşturucu ticareti, torbacılık, cepçilik, hırsızlık, gasp, yan kesicilik gibi suçların büyük bölümünde de aynı etnik grubun eli vardır.

Biz bu durumu isim ve adres vererek izah ettiğimiz zaman; ‘Ama’ ile başlayarak, din kardeşliğinden, aynı millet olmaktan, kültür bağı, tarih bağı, dil bağı gibi olmayan bağlardan bahsedenler de düşmandır. Düşmanın tarafındadır, düşmana hizmet etmektedir. Bunu unutmayın.

**

Siyaset, politika veya demokrasi. Adına ne derseniz deyin günümüzün en büyük sorunlarındandır. Bir siyasi parti gelir, seçim dönemi mitinglerini yapar, tavuk-ekmek, makarna, kömür dağıtır. Seçimleri kazanır ve partinin tüm vekilleri birdenbire daha çok zenginleşmeye başlarlar. Bu döngü bugünün değil yüzyılların döngüsüdür. Milletimiz bu olaya; ‘Bal tutan parmağını yalar’ diyerek şekil vermiştir.

Siz durumu, şekli, sistemi anlattıkça, zenginleşen siyasetçiden, baldaki payınızın haksız bir şekilde yenilmesinden duyduğunuz rahatsızlığı ifade ettikçe, ‘O kadar olur’, ‘Yiyor ama yapıyor’, ‘Bu yemese başkası yiyecek’ diyen onlardandır, düşmandır, haindir.

**

Herkesin yaşadığı hayattır kardeşim. Herkesin idealleri, hayalleri, planları vardır. Soysal, iktisadi, ideolojik hayatlarımız vardır. Soysal hayatta ortak noktalarınızdan yola çıkarak kurduğunuz yapıya aile, iktisadi hayatta kurduğunuz yapıya iş yeri, şirket veya kurum, ideolojik alanda kurduğunuz yapıya ise teşkilat denir.

Ailede kadın, erkekten daha özveriliyse o aile yıkılır. Tam tersi hallerde de sonuç aynıdır. Ortaklaşa yapılan bir işte mesela açılan bir dükkânda iki ortaktan biri daha az çalışırsa o iş batar. Bunlar soysal birer kanundur. Aynı şey ideoloji birlikteliği için de geçerlidir.

Aranızdan birkaç kişi tereddüt etmeden herhangi bir işe atılıyor veya diğerlerinden daha çok emek veriyorsa, diğerleri dediğimiz grup ise; ‘Benim atamam olacak’, ‘Devlet kurumunda çalışacağım’, ‘Sosyal hayatım olumsuz etkilenir’ gibi bahanelere sığınıyorsa bilerek veya bilmeyerek düşmana hizmet ediyordur.

Sen insansın da diğeri patates mi? Sen devlet memuru ol diğeri taş mı yesin?

**

Bizim ülkemizde atamalar sınav sonuçlarına göre değil, yandaş olunan güruha göre yapılır. Bir dönem cemaatten, bir dönem hükümet partisinden başka bir dönem başka bir tarikattan atamalar için isim istenir. Herkesin üniversite mezunu edildiği bir ülkede de milyonla atanamayan insan mesleğiyle alakalı olmayan işlerde çalışır.

Bunu bildiği halde, kendi evladının benzer yollarla atanmasına göz yuman, hatta bu uğurda inandığı tüm değerleri değiştirmekte beis görmeyen kişi düşmandır. Hiçbir Türk genci ağaç kovuğundan çıkmış değildir. Seninki evlatsa diğeri de evlattır.

**

Bu liste daha uzar, vakti gelince yazılır. Kısaca başka bir konuya değinmek istiyorum.

AKP’nin Ankara derebeyi İ. Melih Gökçek’in attığı bir tivit geçtiğimiz günlerde birçok Türkçü tarafından paylaşıldı, mizahı yapıldı.

Mizah Türkiye şartlarında yaşayan insanlar için hava gibi, su gibi bir ihtiyaçtır. Akıl sağlığımızı koruyabilmek adına muhtaç olduğumuz bir şeydir. Fakat her konuyu mizaha bağlamak sağlıklı bir durum değildir. Bir hafta içinde yaşanan hemen her olaydan mizah malzemesi çıkarmaya çalışıyor, en komik şakayı yapmaya çalışıyoruz. Bu doğru değil.

İ. Melih Gökçek’in yazdığı; ‘İtirafçı olsunlar, bizim gibi FETÖ’cülerle mücadele etsinler’ mealindeki tivit aslında iğrenç bir düşüncenin dışa vurulmasıdır. Bu düşünce Ergenekon zamanında da vardı, PKK ile mücadelede de var ve bugün FETÖ ile ‘mücadelede’ de uygulanıyor.

Bunun meali ‘ya bizdensiniz ya vatan haini’ fikridir. PKK’lı her kim varsa, dağdaki teröristinden şehirdeki kravatlısına kadar hepsi vatan hainidir. Fetullah Gülen’e hürmet etmiş, o istedi diye bir adım atmış kim varsa vatan hainidir.

Fakat…

‘Valilerimize operasyon yapmayın emri verdik’ diyen de var. ‘Ne istediler de vermedik’ diyen de.

Gerisini siz düşünün.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone