Emekliler mi din adamları mı?

Gözlemlediğimiz kadarıyla iktidar var olduğu günden bu yana emekliyle uğraşıyor.

Elindeki hakları alabilmek ve emekliyi yok sayabilmek için bütün koşulları zorluyor.

Yine emeklilik yaşlarının yukarıya çekileceği iddiaları gündeme düştü.

Pragmatist açıdan bakıldığında devletin emekliyi üzerinde “ekonomik yük” olarak görmesi belki anlaşılabilir. Üretime katkısı bitmiş emekli artık büyük oranda tüketim sürecine geçmiştir.

Ancak şunu da anlamak isteriz.

Bu ruhban sınıfının üretime katkısı nedir? Ne ekerler ne biçerler. Yalnızca kendilerinin de dinî görevi olan uygulamaları yerine getirerek kamunun hazinesinden yararlanmaktadırlar.

Neden?

Üstelik dinde -İslâm dini açısından bakarsak- “din adamı” gibi bir sınıf, meslek de yoktur. Dinin kaynağı kitap ortada. Millet beş vakit namazı kılmayı da becerir. Ee ezan da ses kaydından okunuyor.

Hükûmet sözcüleri de emekliye ödenen maaşlardan yakınıyor. Avrupa emeklisine bilmem kaç yıl maaş ödüyormuş Türkiye daha fazlaymış!

Mesele gerçekten bu mu?

Saygılarımla…

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone