Faizleri Düşürün(!) Seçimler Yaklaşıyor…

Rasim-Topcuoglu

Prof. Dr. Yakup Hoca’mız; internet sitesinde, faizlerin düşürülmesine karşı yapılan baskı ile ilgili yazmış. “Herkesin anlayacağı dilden” denir ya, o konuda da bir örnek vermiş. Şöyle aktarmış hocamız:
“Bütçe” adı verilen bir “Ödeme Planı” var. Bunu, günlük hayatta sıradan kişiler bile yaparlar. Yıllık ihtiyacınız, kilosu 7 liradan 30 kilo domates diyelim. Yıllık domates harcamanız 210 TL demektir. Bu sizin “Pazar alış-verişi için ayırdığınız bütçedir”… Kilosu 7 TL ise, yıllık domates bütçeniz 210 TL
olur…
Ama şimdi biraz farklı düşünelim… Pazarcı amcayı ikna yolu ile, olmadı kınama ile, o da olmadı tehdit ve şantaj ile domatesin fiyatını 6 TL’ye indirmeye zorladım diyelim!… Baskılara boyun eğen pazarcı amca fiyatı 6 TL’ye indirirse, yıllık domates bütçem 180 TL’ye iner… 210 TL olan domates bütçem, 180 TL’ye iner… 30 TL cebimde kalır…
Peki bu cebimde kalan 30 TL’yi ne yaparım ben ? ? ?… İşin sırrı burada…”

Hocam bir de üşenmemiş, bu baskıların ne zamana denk geldiğini incelemiş. Hayret edersiniz ki sürekli seçim öncesi dönemlere denk geliyor.

Sonra hocamız, az önceki örneği biraz daha büyüterek şunlardan bahsediyor ve bir soruyla taçlandırıyor güzel bilgileri:

”Faiz indirimi de aynı mizansene tabidir. Sene başında %8 ile hesap yapılıp, konsolide bütçenin %20’si faiz ödemelerine ayrılır. Sene içinde faiz oranları %7’ye düşürülürse (yaklaşık olarak) 4 milyar dolar cebimde kalır!… Tıpkı domates fiyatlarındaki düşüş gibi… Peki bu 4 milyar doları ne yaparım?’

Tüm bunların ardında yatan asıl neden geliyor:

”Seçim yatırımı için kullanırım!”

İşte bu kadar basit: Seçim yatırımı için kullanılır. Daha fazlasına, orasına burasına bakınmaya gerek yok. Koalisyon gerçekleşmeyince yapılan ikinci seçimin maliyetlerini Genç Atsızlar olarak derleyip paylaşmıştık. Toplulumuzun cebini biz dert edip birkaç çözüm yolu sunmuştuk. Karakola gidip oy kullanılmasına kadar detaya girip günlere yayılmasından iş aksamamasına kadar çıktık. Ama NA-Fİ-LE!

Bu arada, muhalefet edenler için hocamızın son sözlerini de eklemeden olmaz:

”Bir de şu iddia var: “Faizler düşünce büyüme hızlanır!”… Doğru, faizler inince büyüme hızlanır… Ve büyümede sağlanacak her %1’lik artış, iktidar partisine %0,8 daha fazla oy getirir. Akademik çalışmalar bunu gösteriyor!… ”

Ne diyelim ki daha; nereye gidelim, kime anlatalım? “Hırtlar kaçırıyor elektriği biz ödüyoruz” diyoruz; kimsenin umrunda değil. “Seçim dansözlüğü yapıyorlar sizin cebinizden alıp size reklam yapıyorlar.” diyoruz; kulak verip dinleyen yok. “İhracat ve ithalattan bahsederken sizlere yüzde olarak göstererek geçmiş yıllarla kıyaslama yapıyorlar bunlar basit kelime oyunları” diyoruz, ama kime? Seçim dönemleri için daha birçok olaydan bahsediyoruz; yine biz konuşup ”iş çıkaranlar” olarak görülüyoruz. İşin ucunda demokrasi var ya! Demokrasi, sadece sandığa gidip oy vermek değildir be kardeşim! Şuurlu demokrasi anlayışında bu yoktur. “Milli ahlak ve milli şuur olmadan hiçbir sistem yürümez” diye başlasak, bence yine çare yok.

Tek şey istiyoruz sizlerden: ”Sizi çıkarsız ve sizden çok düşününlere de bir kulak verin.”
Sonrasında “Biz demiştik!” demek, inanın hoşumuza gitmiyor. Türk toplumunun zarardan dönmesi, geç de olsa bazı şeylerin farkına varması sevindiyor sadece bizleri. Sözleri Karakoç’tan bir şiirle bitirelim madem:

”Ben Milletim uğruna adamışım kendimi
Bir doğrunun imanı, bin eğriyi düzeltir.
Zulüm Azrail olsa, hep Hakk’ı tutacağım
Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir. ”

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone