Feth-i Mübin

564 yıl önce bugün İstanbul, köhne Bizans’ın zulmünden kurtulup Türk şehri olmanın lezzetini almıştır. Bu Fetih, İznik’in fethinden sonra Hristiyan alemi için en büyük yas sebebi olmuş, Müslüman ve Türk toplulukları için ise her yıl gururla anılan bir hadise halini almıştır.

İznik batı dünyası için önemlidir çünkü sayısı bilinmeyecek kadar çok olan İnciller 325 ve 787 yıllarında toplanan iki konsil toplantısından sonra dörde düşürülmüştür. İşte bu hadise Hristiyan alemi için önemlidir. 1331 yılında Orhan Gazi eliyle İznik fethedilince Hristiyan aleminin Anadolu’daki en önemli merkezlerinden ilki Türklerin eline geçmiş oldu.

1453 senesinin 29 Mayıs’ında ise Ortodoks Hristiyanlığın merkezi olan İstanbul Türklerin oldu. Türk Hakanı bu tarih itibariyle Roma Kayzeri, İslam Halifesi ve Türk Kağanı unvanlarını kullanmakta beis görmedi. Halifelik en güçlü İslam hükümdarının kullanabileceği bir unvan olduğuna göre o dönem Fatih aslında Halifelik makamını da Osmanoğullarına kazandırmış oldu.

Fethin Fatih ile ilgili bir yönü de vardır. Sultan II. Mehmed babası II. Murad ve veziri Çandarlı Halil Paşa tarafından Kosova Savaşından önce tahttan indirilmiş, büyük komutan ve devlet adamı II. Murad’ın vefatından sonra tekrar tahta çıkmıştı. Bugünden bakarak bu olayı yorumlamak zor olsa da o günün şartlarında ve ahalinin gözünde II. Mehmed tahttan indirilmiş bir hükümdardır. Onun açısından İstanbul’un fethi bir nevi tahtı da fethetmekti. Otoritesini sağlamlaştırmak, kendisinin de büyük bir komutan ve devlet adamı olduğunu ispatlamak için İstanbul’un fethi mecburidir. Fethin bu yönü de önemlidir.

Osmanlı Devleti tarihinde kaybedilen en önemli muhasara savaşları I. ve II. Viyana Kuşatmalarıdır. İstanbul 53 gün kuşatılmış ve alınmıştır. Viyana kuşatmaları ise ortala 20-30 gün civarında sürmüştür. Fatih’in hırsını anlamak noktasında bu sayıların önemli olduğunu düşünüyorum.

Bunların yanında dökülen devasa toplarla konvansiyonel yani ateşli silahlar teknolojisine getirilen yenilikler. Humbaracı ocağının güçlendirilmesi, Fatih’in bizzat Bizans surlarının mimari yapısını çözmek için günlerce çalışması ve mühendislik konusunda uzmanlaşması bu hırsın başka delilleridir.

Haliç’e zincir çekilmesi ve gemilerin karadan yürütülmesi olayı ise İstanbul muhasarası sırasında ilk kez yaşanmış olaylar değildir. Zincir olayı daha önce defalarca denenmiş bir taktiktir. Paris’i Vikinglere karşı savunan Franklar tarafından da uygulanmıştır. 700’lü yıllarda bir İtalyan komutanı ise iki nehir arasında gemilerini karadan atlatarak bu taktiği uygulamıştır. Fatih muhtemelen bu iki olaydan da haberdardı.

Hepsinden öte İstanbul’un fethi Osmanlı Devleti’nin hem batı hem de doğu devletleri içinde en güçlü olduğunu ispatlayan olay olmuştur. Bu durum II. Selim dönemine kadar değişmemiş, Osmanlı ordusu karşısına çıkacak bir kuvvet dâhi bulamamıştır. Özellik Kanuni Sultan Süleyman döneminde düzenlenen 4 Macar seferinin sadece birincisinde adam akıllı bir savaş olmuş (Mohaç Meydan Muharebesi) onun dışındakiler de ufak tefek çatışmalar dışında karşımıza çıkabilmiş kimse olmamıştır.

Fetih ana hatlarıyla böyledir ve güzeldir. Bugün bu olaydan ne dersler çıkartabiliriz buna bakalım.

En önemlisi hırslı olacağız. Hedefe koyduğumuzu elde etmek konusunda çabuk vazgeçenlerden, sürekli hedefini küçültenlerden, uyuşuk olanlardan olmayacağız. Bu hırs gözümüzü karartarak yapmayacağımız şeyleri yaptıracak dereceye ulaşmamalı, aynı zamanda önümüze çıkacak engelleri de yıkacak kadar kuvvet vermelidir.

Çalışkan olacağız. Bu bizim temel ilkemizdir. Günlerini uyuyarak geçiren, 2 satır yazı okumaktan, kafasındaki planları gerçekleştirmekten aciz insanlar hiçbir şeyi başaramazlar. Fetih ve Fatih’in hayatından alınacak en önemli ders budur.

Karalı, planlı ve düzenli olacağız. Fatih ordularını Bizans surları önüne getirmeden önce tüm harekâtını planlamış, düzenini kurmuştu. Civar Hristiyanların ne yapacağını dahi biliyordu. Ordu, disiplinden asla kopmadı. Fetih filminde gösterildiği gibi Fatih, bir koyun postunun üzerinde yeni yetme çocuklar gibi asla tepinmedi.

Her tarihi olayda olduğu gibi Feth-i Mübin’den de alınacak başlıca dersler bunlardır. Maharet 14 yaşında Ortodoks Hristiyanlığın merkezi olan İstanbul’u gözüne kestirebilmek, 21 yaşında bu hedefine varabilmektedir.

**

Ayrıca 29 Mayıs Bayrak Gününüzü tebrik eder, bu tarih için planladığımız faaliyetin artarak devam etmesini temenni ederim.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone