Fuzuli İşler Müdürü

YusufhanGuzelsoy

Türkiye’yi şu veya bu siyasinin değil fuzuli işler müdürünün idare ettiğini düşünüyorum. Tanımadığımız, işlerini gölgelerin içinden halleden, geleceğimizi tehlike altına atan şahıs her kimse, işte bu gereksiz işlerle uğraşıp milleti de o doğrultuda yönlendiren kişinin o olduğunu düşünüyorum. Ülkenin gündemine göz atın. Haksız mıyım?

Tarık Akan öldü. Memleket ve bilhassa Türkçü camia ikiye bölündü: Sevenler ve sevmeyenler. Şarkı yarışmasında yarışanların ardından toplumun ikiye bölünmesine alışığız. Bu ikiye bölünen kitlede yer alanların da destekledikleri yarışmacılar için nelere katlandıklarını, ekran başında gözlerini bozduklarını ve nihayetinde akıllarını yitirdiklerini biliyoruz. İyi de bizim Türkçülere ne oluyor?

Türkçüler her konuda olduğu gibi bu konuda da fikir belirtebilir; ama “şahsi” kalmak kaydıyla… Akan’ı seven Türkçü, Türkçü olmayanlardan sevmeyenlerle; sevmeyen Türkçü de Türkçü olmayanlardan sevmeyenlerle tartışmak zorundadır. Daha düne kadar camiada en çok “Allah-Tanrı”, “Şaman-Müslüman” tartışmaları yapılıyordu. Bunlar azaltıldı, şimdi sıra bu tarz gereksiz fikir çatışmalarına mı geldi? İlla tartışacaksanız, bu milleti samimiyetle seven ve uğrunda çalışan bir kitle olduğunuzu unutmadan, birbirinizi kırmadan tartışın. Fuzuli işler müdürü bu kez işsiz kalsın.

Elbette Müdür Bey bir tek bunlarla uğraşmıyor. Bir de sosyal medya müdavimleri var.

“Beğene çök!”, “Geri takip…”, “Duvarıma gel duvarındayım!”, “Son resmimi beğenir misin?”

Hepiniz bu gereksiz, faydasız işler ve bununla meşgul olanlarla karşılaşmışsınızdır. Uyardığınızda da mutlaka size dünyanın en faydalı işini yaptıklarını, filanca Amerikalı ünlüyü tanımadığınız için cahil olduğunuzu söyleyebilir ve bununla gurur duyabilirler. Bu muhakkak sinirlerinizi bozuyordur. Maalesef çağımızda uğraştığımız ve düzeltmeye çalıştığımız meselelerden biri de budur.

Artık herkes kendi dünyasının ünlüsü oldu. Çünkü herkesin kendi televizyon kanalı var. Herkesin şizofren hayallerle hayranı sandığı kimseler var. Facebook, İnstagram, Twitter televizyon kanalı görevi görüyor. Buralarda birkaç bin takipçiye sahip olan bir kardeşimiz dışarı çıktığında tanınmayınca bunalıma giriyor. Bir ortama girdiğinde popüler olduğu bilinmezse sinirleri bozuluyor.

Her gün 10 vatan evladının şehit olduğu şu günlerde, siz de 10 beğeni eksik alıverin. Ne olmuş?

Vatanına çökmeye çalışıyorlar. Devletine çökmeye çalışıyorlar. Milletine çökmeye çalışıyorlar. Bunlar sana yetmiyor veya gereksiz geliyor ki sen beğene çöktürmenin peşindesin. Memleketinin dehalarını adım adım takip edip kaçırmaya ya da öldürmeye çalışıyorlar ama sen sanal ortamda takip edilmenin derdindesin.

Yarınlarda hayatta olmasan bile şerefli Türk evlatları senin ruhundan şikayetçi olmayacak mı? Her karışı kutsal bu vatan toprağı hesap günü senden davacı olmayacak mı?

Takip ettiğin ünlülerin çoğu için üstüne basabileceği bir masasın. Peşinden koştuğun karşı cins için popülerlik uğruna kullanılacak tasmalı bir köpeksin. Vatanına göz dikenler için namusunu satılığa çıkarmış bir adisin.

Bu sana hiç mi ağır gelmiyor?

Sana ağır gelmiyorsa, sen bu vatana ağır geliyorsun demektir. Bu adilikleri kaldırabilecek bir tek şerefli vatan evladı bulamazsınız ki bunlar aynı zamanda cihanda yaşayan tüm insanlardan daha güçlü olmasın!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone