Genel Başkanımızın seçim sonrası değerlendirmesi

11427867_411721395673988_5392738794060685420_n

Koala

Mersin, Adana ve Gaziantepli dava arkadaşlarımızı ziyaret ettikten sonra, ancak dün öğleden sonra Bursa’ya dönebildim. Dinlemek fazla lüks bir durum; doğruca bizim fakirhaneye (söz gelimi değil) geldikten kısa bir zaman sonra, varlığını bizim bile unuttuğumuz masadaki telefon çaldı.

– Buyurun, dedik.
Kibarlıktan kırılmak üzere şartlanmış bir hanım, önce iyi dileklerle süslü bir girizgâh yaptı.
İçinde bulunduğu samimiyetsizlikten, hem kendisini, hem kendimizi kurtarmak için “konu nedir” dedik.

– Hayırlı olsun, partinizden üç vekilimiz çıkmış, dedi.
– Şapkadan tavşan çıkar, bizden vekil çıkmaz, dedim.
– Estağfirullah, lâtife ediyorsunuz, dedi. “Ak Parti Bursa İl Başkanlığı’ndan arıyorum. Kendilerini tebrik etmek için, telefon numaralarını rica edecektik” diye sadede geldi.
Muhatabımın kadın olmasına kısa süreli bir lanet ettikten sonra;
– Siz tam olarak nereyi aradığınızı düşünüyorsunuz, dedim.
– MHP Bursa İl Başkanlığı değil mi orası, dedi.

Bundan sonrasını, genç kardeşlerimize kötü örnek olmamak için anlatma gereği duymuyorum.
Bu kısa hadiseden kendimce çıkardığım bir kaç sonucu paylaşmak istiyorum:

* 13 yıldır Bursa’dan vekil çıkaran iki partiden, iktidar makamını işgal edeni, muhalefet görevi yapanın il başkanlığının telefon numarasına ihtiyaç duymamış. 13 yıldır tebrik edecek ya da konuşacak konuları olmamış. Dün lazım olmuş.

* Düne kadar iktidar makamını işgal edene, birisi MHP il başkanlığı diye bizim fakirhanenin (söz gelimi değil) henüz bir kaç ay önce bağlanan telefon numarasını vermiş.

* MHP il başkanlığını aradığını düşünen AKP il başkanlığı sorumlusu hanım, bir nedenden dolayı seçilen milletvekillerinin şahsi numaralarını istiyor. Vekil çıkaran partinin il başkanını ya da yöneticilerini değil, vekillerini tebrik etmek istiyor ya da il başkanıyla değil, seçilen vekillerle diyalog kurmaya çalışıyor.

* MHP’nin seçilen vekilleriyle iletişim kurmaya çalışan, AKP’nin seçilen vekilleri değil, il başkanlığıdır. Bir partinin il başkanı, diğer partinin il başkanını değil, vekilini aramaya çalışıyor.

* Tesadüfe bakın ki Türkiye’nin 4. büyük şehrinde, böyle bir karışıklık sonucu, bizim farkirhane dediğimiz genel merkezimizin, çalmayı unutmuş telefonu çalıyor. Eğer hayatın en ilginç tesadüflerinden birisi değilse, daha acayip bir acayiplik sonucu, MHP il başkanlığının numarasının olmadığı ajandada bizim numaramız kaydedilmiş.

***

Seçim gecesi koalisyon kapılarını sıkı sıkı kilitleyen MHP, o gece açılmayacakmış gibi görünen kilitlerin anahtarlarının adlarını liste yapıp dağıtmış. Tayyip’in yakın dostu Ekmeleddin efendi, Tayyip’in hazineyi emanet edecek kadar güvendiği Durmuş Yılmaz, Ali Babacan’ın sağ tarafında 12 yıl ekmek yiyebilmiş Erhan Usta gibi kişilerin MHP’den neden aday olduğunu sorgularken, bir koalisyon hazırlığı olduğunu değerlendirmiş; seçim gecesi gelen açıklamalardan sonra yanıldığımızı farz etmiştik. Saffet Sancaklı gibi MYK üyelerinin, MHP’nin AKP’yle koalisyon yapacağına dair sözlerini de siyasetçi gevezeliğine yormuştuk.
Dünden bugüne, kırmızı çizgilerin kırmızı pantolona dönüştüğünü gördük.

***

Asla bir koalisyonun ortağı olmayacağını söyleyenler, bir gecede vatanlı, milletli, fedakârane mazeretler bulmuşlar kendilerine.

1- Başkanlık talebi olmazsa olurmuş…
400 vekil çıkarmayı planlarken şapa oturan bir makamın, aynı talebi aynı gazla savunması mümkün müdür ki başkanlık diye aynı hırsla zıplasın ? “Allahını seversen başkanlık istemeye devam et” desen, edecek mecali kalmış mıdır ki “isteme” diyorsun?

2- Cumhurbaşkanlığına anayasal sınırlar çekilecekmiş…
İşportada 1 liraya satılan anayasa kitabında cumhurbaşkanının yetki dairesi çizilmemiş mi ? Hükmü ele geçirenin sallamadığı kitaba, bir cümle de sen ekleyince kendinle gurur mu duyacaksın ? Dik durmuş mu olacaksın ?

3- Yolsuzluk iddialarına bulaşanlardan hesap sorulacakmış…
Geçmişte Yüce Divan’da bakanı yargılanmış MHP, o yüce geçinen divanda bu güne kadar hiç bir kimsenin ceza almadığını, hiç bir devlet yetkilisinin yüce divandan aklanmadan çıkmadığını bilmiyor mu ? Bahsi geçen kişiler, geçmişte yüce divandan aklanarak çıkmış olanlardan daha mı hırsız yada uğursuzdur ?

4- Çözüm süreci rafa kaldırılacakmış…
Başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan, seçimle ilgili değerlendirme yaparken “Demirtaş bundan sonra çözüm sürecinin ancak filmini yapar” demedi mi kardeşim ? Seçimden hemen önce “AKP varsa çözüm süreci var” demedi mi ? Tayyip, yatıp kalkıp “kürt sorunu artık yoktur” demedi mi ?

Eee ? MHP, HDP’yle bütün köprüleri atmış olan AKP cephesine hangi yaptırımı getirmiş oluyor bu çizgiyle ?

***

Bu dört maddelik “istemem yan cebime koy” listesi, AKP’nin hiç bir dümenine çomak sokmaz kardeşim !

“Kaos çıkar” bahanesinin arkasına saklanarak, hiç bir kıvraklık iyi niyetli gösterilmez.
“Biz almayalım da HDP mi alsın” diyerek hiç bir taviz, dik duruş gibi gösterilmez.

Siyaset yaparken kafasında saç kalmamış yakışıklılar, liseli Türkçülerin bile aylar öncesinden hatasız tahmin ettiği seçim sonuçlarına, sanki sürpriz yumurtasından sürpriz oyuncak çıkmış çocuk gibi bakamaz.

***

Poz kesen, rol yapan, aptala yatan siyaset fosilinden daha çirkin bir şey varsa, aptala yatarak milleti aptal yerine koymaya çalışan siyasetçidir.
Dolayısıyla; siyasetçinin her türlüsü çirkindir kardeşim !

Türkçü Turancılar Derneği Genel Başkanı
Caner Kara
09.06.2015

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone

Yoruma kapalı.