Gündemin Özeti

YusufDuzgoren

Uzuuuun zamandır görüşmediğiniz bir kardeşiniz olduğunu düşünün. Siz hasretsiniz ama o sizi arayıp sormuyor…

Siz insanlarla haber yolluyorsunuz, Face’ten durum paylaşıyorsunuz “kardeşim özledim seni, sana ihtiyacım var” diyorsunuz o ise duymazlıktan geliyor…

Yardıma ihtiyacınız olduğunu biliyor ama sizi adeta yok sayıyor…

Yan komşunuzla senede bir kaç defa görüşüyor, fotoğraflar paylaşıyor ama sizin adınız bile geçmiyor…

Bu hayırsız kardeşinize ne kadar tahammül edersiniz? Yeğenlerinizin bir kısmı sizi anıyor, sağda solda özledim diye konuşuyor, zor durumda olduğunuzu biliyor, yardım etmek istiyor ama babasını çiğneyip geçemiyor…

Sıkıntılı zamanlarda evlatlarınız ölüyor hayırsız kardeşiniz o zaman bile arayıp sormuyor, üstüne birde evlatlarınızın katilleriyle yeri geldiğinde oturup kalkabiliyor.

Bazen üzüntünüzü öfkeyle dile getirseniz de yeğenlerinizin hatırına ulu orta ses etmiyorsunuz, küsmüyorsunuz umut içinde kardeşinizi istiyorsunuz, derdinizi paylaşmak, derdine ortak olmak, hoşbeş etmek, eski günler yad etmek istiyorsunuz.

Bir gün kardeşinizin çıkarları sizin çıkarlarınızla çakışıyor. Bir bakmışsınız telefon çalıyor arayan kardeşiniz… Heyecanla açıyorsunuz ve sizinle sanki araya yıllar girmemiş gibi konuşuyor.

Neyse diyorsunuz işi düşmese aramazdı ama olsun ne de olsa kardeş. Atsan atılmaz satsan satılmaz…

Suriye harekatının Türkmenler gözünden özeti budur.

Hayırsız kardeş Türkiye Cumhuriyeti Devleti‘dir. Yeğenlerden özlem duyanlar Türkiye’deki milliyetçi kesimdir.

Satılmış basınımız da Türkmenlerin adını ağzına almazken, görüntülerde zafer işareti yapan Arapları gösterirken, bizlere gelen fotoğraflarda Türkmen kardeşlerimizin içlerindeki coşkuyu Bozkurt’lu pozlarından anlayabiliyoruz.

***

Sınırlarımızı güvence altına almak adına Kuzey Suriye’de bizim kontrolümüzde otonom bir bölge kurup Türkmenleri orada maddi-manevi desteklememiz gerekirken, PYD-YPG teröristlerinin istila ettikleri Ayn-el Arab’taki topraklarla, Afrin’deki toprakların arasını IŞİD’den temizleyip Kürtlere peşkeş çekmeyiz diye umut ediyoruz.

Gerçi hükümete kalsa FETO’nun teslim edilmesi karşılığında Diyarbakır’ı bile vermeye razı gibi gözüküyor ama…

***

Dış politikada;

  • ABD’ye rest çektik,
  • AB’ye rest çektik,
  • Rusya’yla ilişkileri düzeltme yönünde adım atarak tüm Batı’ya hareket çektik,
  • Suriye’ye girerek ordunun üzerindeki ölü toprağını attık,
  • IŞİD ve Kürtlerle aktif mücadeleye başladık,
  • ABD başkan yardımcısını doğru düzgün karşılamaya bile gitmedik,
  • İran’a ani ziyaretle tamamen Batı’ya sırtımızı döndük,
  • İsveç’in havalimanı uyarısına karşılık vererek Atatürk Havalimanı’na “İsveç’e gitmeyin, kadına istismarda dünyada en birinci ülke bunlar” dedik.

Şayet dış siyaseti Ali Cengiz yönlendirmiyorsa, gayet olumlu adımlar atılıyor. Tabi ki bunların her davranışlarına olduğu gibi bu son gelişmelere de art niyetli bakıyoruz, altında bir şeyler arıyoruz. Bekleyeceğiz, göreceğiz…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone

0 Comments

  1. Cigdem 25 Ağustos 2016 @ 22:39

    Tebrik ediyorum kandas. Daha güzel bir analiz olamazdi b