Güneş Ölür mü?

Soru: Güneş ölür mü?

Cevap: Güneş ölmez, dünya dönektir.

İbrahim Necmi Dilmen, dilbilimci ve edebiyat tarihçisidir. Soyadını Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği bu zat-ı muhterem, Atatürk’ün vefatına kadar güneş dil teorisi üzerine dersler veriyordu. Atatürk’ün vefatından sonra güneş dil teorisi derslerini kaldırıyor. Soranlara da şöyle diyor: “Güneş ölünce teorisi kalır mı?”

Atatürk ölmez, dalkavuklar dönektir.

Güneş dil teorisi, hem yetim hem de öksüzdür. Atatürk’ten sonra da bu teori üzerine çalışan akademisyen sayısı çok azdır. O azınlığın da büyük kısmı teorinin aleyhine çalışmış; lehine çalışanlar da nispeten akademisyen dünyasının dışından olmuştur. Bunlara da genelde “deli” gözüyle bakılmıştır. Evet… Güncel meselelere konu olan her şeyi Türklere dayandırma olayını ruh hastalığı düzeyinde taşıyanlar vardır. Fakat bunların böyle bir hastalığa kapılması olağandır. Neticede dünya tarihinin her sayfasında görünse de görünmese de Türkler vardır. Teoriyi çürütmeye çalışanlardaki şizofrenliği ne yapacağız?

Türkçeleştirme noktasında TDK’nın “oturgaçlı götürgeç” gibi bir çalışması yoktur ama hep TDK’ya mâl edilir. Niagara şelalesini gören Türklerin “Ne yaygara! Ne yaygara!” dediği, sonrasında buranın adının “Niagara” olduğu yönündeki güldürmeyen şakalar da böyledir. Apollon’un “Alp Oğlan”, Afrodit’in “avrat”tan türediğini söyleyen teorisyenler de yok değildi. Peki bunu kökenbilim yönünden incelemeden gerçekdışı olduğuna nasıl karar vereceğiz?

Türk dilinde mevcut olan bir sözcüğün yabancı bir dilde de olması durumunda hemen birtakım soytarıların “Aa! Bunu da burada almışız.” şeklinde tepki verdiklerine şahit olmuşsunuzdur. Örneğin, eğer sözcük Farsça’da da varsa, hemen Farsça kökenli iddia ediliyor. Türk dilinden Fars diline geçtiği düşünülmüyor.

“Ben” zamirinin Hint-Avrupa dillerinde “ya”, “ez” veya “az” gibi karşılıkları bulunuyor. Buna karşın Farslar “men” zamirini kullanıyor. Üstelik bu zamiri bir de Türk dilinde olduğu gibi sözcük sonuna ekliyor:

Men esb darem.” (Ben at sahibiyim/Benim atım var.)

Eski Türkçe’de ve bugün birçok Türk lehçesinde bu zamir hala bu şekilde kullanılmaktadır:

“Men Kırgızmın.” (Ben Kırgız’ım.)

Mesela “gelmek” fiilinden inceleyelim:

Bugün “Ben geliyorum.”

Geçmişte “Geliyor men.”

Çok derinlere inmeyeceğim. Bu tarz konular bilimsel makale yazmayı gerektiriyor. Benim temas etmek istediğim noktayı az çok tahmin ediyorsunuz. Güneş dil teorisinin üzerine akademik düzeyde çalışmaya devam etmek gerekirdi. Bugün dilbilimcilerin birçoğu eski tarihlerde bütün insanların aynı dili konuştuğunu düşünüyor. Bugün bu düşünceye biz öncülük yapabilirdik. Ama ne yazık ki döneklik ve dalkavukluk üzerine doktora yapanlar yüzünden bu alanda da geriden gideceğiz. Tabi mevcut akl-ı selim çalışmaları akademi düzeyine taşırsak…

Güneş dil teorisi…

Atatürk ölünce yetim ve öksüz bırakılmış, büyütülmemiş ve cüce kaldığı için kendiyle sürekli alay edilen bir çocuğa benziyor. O çocuğun cüce olmadığını göstermek de Türk gençlerine düşüyor.

Aşağılık kompleksli olmayın. Dünya tarihinde birinci dereceden rol oynamış bir milletin sadece edilgen olduğunu düşünen, başka milletlere dil, din, kültür, düşünce yönünden bir şeyler vermediğini iddia eden asalaklardan uzak durun.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone