Haçlıların Ülkenizi İşgali Kötü Bir Şeydir

yusufhanguzelsoy

Çoklarının “Rivayet tarihimiz yıkılacak.” diye korktuğu için anlatmadığı bir şey vardır. Çağımızın İskilipli Atıf’ı Fethullah Gülen’dir. Vakti zamanında milli mücadele aleyhine fetva veren İskilipli Atıf’ın zihniyeti de Gülen’le aynıydı: “Milliyetçiler başta olacağına, Yunanlı başta olsun.”

Onun içindir ki Yunan ordusu halifenin ordusu sayıldı.

Benim tarihimiz ve sosyolojimiz adına uzmanlarından ümitle beklediğim bir çalışma var. Sütçü İmam, işgalci askerin başörtüsüne uzanan eli kırmak için davranıyor ve ilk defa orada ahaliyle birlikte işgalcilere tepki veriliyor. O el başörtüsüne uzanana kadar neden kırılmıyor? Kim Sütçü İmam’ı ve Türkleri kandırıyor? İşgal ordusu lehine verilen fetvaların bunda etkisi nedir?

Bu soruların cevabı doğru verildiğinde, ilk olarak “Kurtuluş savaşı başörtüsüne dokunulduğunda çıktı.” diyenlerin aslında ne kadar yanlış düşündüğü anlaşılacaktır. İşgalci geldiği zaman ne din bırakır, ne milliyet… Ancak işgalcilerin lehine fetva verirseniz, “Bunlar Kemal’in askerlerinden iyidir.” derseniz, işgalcilere kimse ses çıkarmaz.

Onun için Kadir Mısıroğlu gibi, Fethullah Gülen gibi şarlatanların Haçlı sevdası çürüktür. Hele ki “Madem cumhuriyet ve laiklik gelecekti, niye savaştık?” diyenlerin mantığı kökten çürüktür. Bir kere iddia edilenin aksine -daha önce birkaç yazımda da ifade ettiğim üzere- işgalcilerin amacı laik ve cumhuriyet rejiminin hakim olduğu bir Türkiye değildi. Onlar, Papalık gibi bir statüde İstanbul’da hilafet devleti kurulmasını istiyordu. Haçlının derdi hilafetle olsaydı, bugün ne Fethullah diye bir bela ortaya çıkardı ne de 2012’de Avrupa Parlamentosuna çağırıp konuşma yaptırdıkları bir şarlatanı “Halife” sıfatıyla davet ederdi.

Yok kılık kıyafet, yok Batılılaşma, yok şapka inkılabı… Dillerine yapıştırdıkları bu söylemlerin de modası çoktan geçti. Batılılaşma Osmanlı devrinde başlamıştır. Batılı gibi giyinme Osmanlı devrinde başlamıştır. Şapka inkılabı da Osmanlı devrinde yapılmış; memurlara fes giyme zorunluluğu getirilmiştir. Cumhuriyet döneminde de bu zorunluluk memurları ve mebusları kapsıyordu. II. Mahmut’un meşhur tablosuna treni seyreder gibi değil, tarihteki değişiklikleri gözlemlemek için bakılması doğrudur. Sen düşman lehine fetva ver, sonra beni şapka giymediğim için astılar, de… Okumayı sevmediğini kendi söyleyen adamın, rivayetle oluşturduğu tarihe aldanmayın.

Özgür olmak, ne olacağına ve nasıl yönetileceğine kendin karar vermek, dünyanın en değerli iradesidir. Türkiye eğer Yunanistan’ın veya herhangi bir işgalcinin egemenliği altına girseydi, söz gelimi yine cumhuriyetle idare edilecektik, diyelim. O zaman şöyle bir şansımız olmayacaktı: Cumhuriyet ya da laiklik bizim için sorun teşkil etmeye başladığı zaman kendi irademizle bunu değiştirip istediğimiz yönetimi belirleme şansımız olmayacaktı. Çünkü Türk’ün refahı konusunda alacağı kararın onayı ebedi kölesi Yunan’da olacak, Yunan da pek tabi sorunlarımızı ileten Türk heyetinin yüzüne bile bakmayacaktı.

Bursa’da padişahların türbesini kurşun yağmuruna tutanların ülkenizi işgal etmesinin iyi olduğunu benimsetmeye çalışan bu zihniyet, eskiden böyleydi, bugün de böyle, gelecekte de böyle olacaktır. Kan bozuk olduğu zaman zihniyet değişmiyor. Haçlı aynı Haçlı, uşak aynı uşak, hedef aynı hedef… O zihniyet sindiremese de çağımızın Baybars’ı olan Mustafa Kemal Haçlıları tokatlamış, hayatının sonuna kadar da içerideki çıfıtları temizlemekle meşgul olmuştur. Gelin görün ki Orhun abidelerinde Köl Tigin ne diyor: “Türk milleti, tokluğun kıymetini bilmezsin. Açlık, tokluk bilmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun için, beslemiş olan Kağanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orada mahvoldun, yok edildin.” Bugün de bir kısım kör cahil Başbuğ Atatürk’e düşmanlık ediyor ve bunu bugünün Çinlisi olan Haçlının sözüne aldanarak yapıyor. İpeğin yerini, teknoloji aldı; mankurtun yerini ise doldurabilen hala yok. Onlar kadrolu gafil olarak çürük bir vaziyette gezmeye devam ediyor.

Ömer Halisdemir’in Atatürk portresi önünde çektirdiği resmini bir kere bile Atatürk düşmanlarının sosyal medya hesaplarında paylaştığını gördünüz mü? Lafa gelince “Ömer Halisdemir mübarek şehittir.” Ama Atatürk’ü görünce bütün gözler kördür. Mustafa Kemal’in askeri, tıpkı Hasan Tahsin gibi gözünü kırpmadan düşmanın alnına mermiyi çakmıştır. “Haçlılar gelsin daha iyi.” dememiştir.

Çünkü Türk yurdu Türk’ün hükmünde güzeldir.

Osmanlı’yı ulemanın bilim düşmanları, rivayet uyduranlar, Türklük bilincinden yoksun ulema yıktı. Günümüzde güncel haberleri gözden geçirin. Osmanlı’yı dirilteceğini iddia edenler, işte bunların torunlarıdır. Söylem aynı, beyinsizlik aynı, ahmaklık aynı… Hain de değişmiyor.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone