Haddinizi bilin!

Bundan 11-12 yıl önce elimize bir kitap geçmişti.

Kitabın adı “Ufukların Sultanı” idi ve Fatih Sultan Mehmet’ten söz ediyordu.

Yazarı son dönemin malûm provokatörü Mustafa Armağan’dı.

O vakitler ne kendisini ne de kitabını tanıyorduk!

Kitabın ilk sayfalarında Fetullah Gülen’in Fatih Sultan Mehmet’le ilgili sözünü görünce tabii ki ilginç geldi!

Bir tarih (!) kitabı tarihçilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir kişinin sözüyle başlıyordu.

O dönemler yaşımız küçük olmakla birlikte Fetullahçı çetenin ne haltlar karıştırdığının farkındaydık!

Yani bunların amaçlarının ne olduğunu anlamak için dünya lideri falan da olmak gerekmiyordu!

Azıcık sorgulayabilen, araştıran durumu net olarak fark edebiliyordu!

Tabii bir de millî düşünce gerekli.

Malûm çetenin düşüncelerinin millî açıdan tehlikeli, dinî açıdan sakıncalı, devlet açısından da tehditkâr olduğu ortadaydı.

***

Uzatmadan…

Şimdi bu sığ sözde tarihçi (!) FETÖ’yle mücadele edilen bir dönemde elini, kolunu sallaya sallaya dolaşıyor!

Dolaşmayı bırakın Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’e iftiralarla hakaret ediyor, ettiriyor!

Fetullah denen hain soytarının sözünü kitabının başlangıcına koyanlar bugün Atatürk’e sövüyor!

Bu işte bir terslik var!

FETÖ’yle mücadele ediliyor mu edilmiyor mu?

***

Bu ifadelerden sonra asıl meseleye gelelim.

İki tarafın ağzında da enteresan bir şekilde Atsız var.

Nereden çıktı, ne alâka anlayamadık doğrusu!

Bu milliyet düşmanları ikide bir Atsız’ın sözlerini, ifadelerini, karşı çıkışlarını maniple ederek ikide bir malzeme hâline getirmeye çalışıyorlar! Bunlara gerekli cevapları elbette verdik ve vermeye devam edeceğiz!

Ancak Kemalist yamyamlar da son yaşananların ardından İslâmcı furyayla sözde mücadelesinde Atsız’a da saldırmaya başlamış.

Ne ilginçtir!

Mustafa Armağan’a söverken sen gel Atsız’a da söv!

Kimsiniz?

Sizin aslında birbirinizden farkınız yok!

Birinizin tarihçisi Mustafa Armağan ötekinizin tarihçisi ise Sinan Meydan!

***

Ey Kemalist zevat!

Atsız sizin boyunuzu da tarihinizi de aşar!

Sizin 90 yıllık ömrünüz, Atsız’ın binlerce yıllık ömrü vardır!

Önce haddinizi bileceksiniz!

Atsız gerektiği yerde Başbuğ Atatürk’ü dahi eleştirebilecek cesarette gerektiği yerde onun hakkını teslim edebilecek hakkaniyettedir!

Ama her şeyden önce onun millî bir kağan olduğunu bilir ve bu saygıyla ulular!

Atsız bir vakitler şöyle demişti: “Bu gidişle korkarım Türkiye’de Atatürk’ü savunan bir ben kalacağım. Çok aşırı ve haksız bir Atatürk düşmanlığı propagandası yapılıyor.”

Ve biz Türkçüler diyoruz ki: Bu gidişle korkarız Türkiye’de Atatürk’ü savunan bir biz kalacağız. Çok aşırı ve haksız bir Atatürk düşmanlığı propagandası yapılıyor.

Ve ekliyoruz: Gerekirse Türkiye’de Atatürk’ü savunan bir biz kalalım. Çok aşırı ve haksız bir Atatürk düşmanlığı propagandası yapılsa da Başbuğ’u savunmaya devam edeceğiz!

Çünkü Başbuğ, millî birliğimizin ve bağımsızlığımızın simgesidir!

Saygılarımla…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone