Hadi Bir Haftalığına “Sentetik” Düşünelim

Öncelikle şunu belirteyim bu yazı hiç bir şekilde kimseyi eleştirmeden sadece durum tespiti yapmayı ve öneride bulunmayı hedeflemektedir. Kabul edenlerle birlikte bir haftalık bir deneye kobay olacağız ve deneyin sonuçlarını yine kendimiz değerlendireceğiz.

Kanımca millet olarak çamura saplandık ve patinaj çekip duruyoruz. Bu patinajı şöyle niteliyorum: Herkes bir yerlerde kemikleşmiş. Bugün seçim olsa yine Akp %45-51, Chp %20-26, Mhp %8-12 arası bir oy alır. Kimse kafasını kaldırıp “acaba?” diyemiyor.

Çamuru ise kendimce şöyle niteliyorum: Mesela Chp’li bir vatandaşı ele alalım. Sosyal Demokrat seçmenimiz vatanını çok seviyor. Atatürk, cumhuriyet, laiklik gibi kavramları duyduğunda akan sular duruyor. Partisini çok seviyor. Baykal varken de çok seviyordu, Kılıçdaroğlu varken de çok seviyor, Devlet Bahçeli partinin başına geçse onu da çok sevecek.

Tayyip Erdoğan’ın veya Akp’nin adı geçse öfkeleniyor, morali bozuluyor, gıcık oluyor. Atv’yi hayatta izlemez. Yenişafak okumak falan mevzubahis dahi olamaz. Sürekli Fox Haber, Halk TV, Ulusan Kanal arasında zaplıyor. Dünyası “anti-Akp” düşünceler, yayınlar, söylemlerle çevrili.

Şimdi, bu ağabeyimiz %49’u anlayamıyor. Anlayamadığı için de bu %49’a hakaretler ediyor, aşağılıyor, kızıyor, Aziz Nesin’den örnekler veriyor falan filan…

Tam zıttı bir şekilde Akp’li bir ablamız da böyle yapıyor. Kılıçdaroğlu televizyona çıktığında küfredip kanal değiştiriyor, “reis” ne zaman televizyona çıksa hemen dudaklar dua okumaya başlıyor. Atv’den başka kanalda haber, Beyaz Tv’den başka yerde tartışma programı izlemiyor. Yenişafak’tan, Akit’ten başka bir gazete okumuyor.

Chp’lileri terörist gibi görüyor, onlara anlam veremiyor. Osmanlı hayalleriyle cumhuriyete ve kurucularına beddualar ediyor. Şeriatın hakim kılınacağı günlerin hayaliyle yaşıyor.

Bu iki gruptan birine veya bambaşka bir gruba ait olabilirsiniz. Sadece karşıt görüşünüz olan “şer odaklarını” veya “yobazları” veya “vatan hainlerini” veya “ataputçuları” anlayabilmek için, onların bakış açısını, mantıklarını, yaklaşımlarını, kızdıkları ve destekledikleri noktaları anlayabilmek için bir hafta hayata onlar gibi bakmaya çalışın.

Mesela bir Akp seçmenisiniz. Bir haftalığına sadece Fox Haber, Halk Tv ve Ulusal Kanal izleyin. Sözcü, Cumhuriyet ve Aydınlık gazetelerini okuyun. Bunları yaparken sakın eleştirel yaklaşmayın. Karşıdakini düşman bellemeyin. Bir doktor olduğunuzu düşünün ve zihinsel sorunları olan hastalarınızı anlamaya çalışıyormuş gibi olabildiğince yazılanlara, konuşulanlara tarafsız yaklaşın. Hayata bir haftacık onların gözünden bakın.

Aynı şekilde bir Chp’liyseniz bir hafta boyunca Atv Haber, Beyaz Tv, Yenişafak, Akit ile vakit geçirin. Küfretmeyin, anlamaya çalışın. Gözlemlerinizle ilgili tarafsız raporlar tutun. “Ya siz haksızsanız, ya Tayyip Erdoğan haklıysa?” bunu aramaya, Akp zihniyetine hak vermeye çalışın.

Emin olun bunu yapan hangi gruptan olursa olsun bu şekilde kendini asimile etmiş değil inandığı görüşe daha bilinçli ve aklı başında inanmaya devam edecektir. Kendinizle ilgili yanlışları görüp daha önce göremediğiniz artılarınızı görmüş olacaksınız.

Gelelim ben ne yapacağım? Ben bir Türkçüyüm. Siyasi herhangi bir oluşumu desteklemiyorum. Bizim için Akp ile Chp arasında Mhp ile Bizans’ın Yeşiller Partisi arasında hiç bir fark yoktur. Hepsine karşıyız.

O yüzden ben bir hafta Akp penceresinden, bir hafta Chp penceresinden, bir hafta da Mhp (Devlet Bahçeli) penceresinden bakmaya çalışacağım. Kendime yapacağım bu deneyle ilgili gözlemlerimi belki paylaşırım, belki paylaşmam.

Siz kendi gözlemlerinizi paylaşmak isterseniz mail adresim: [email protected]

***

Yapmaya çalıştığım bu deneyin adı “Sentetik Düşünme” yani “yapay düşünme”. Bu, “analitik düşünme”nin tam tersiymiş.

Psikolojik açıklamasına göre analitik düşünme bir olayı veya davranışı dışarıdan gözlemleyerek verileri değerlendirerek düşünme biçimiymiş.

Sentetik düşünme ise o olayın veya davranışın içerisinde yer alarak düşünme biçimiymiş. Yıllardır karşıt görüşlüleri hep dışarıdan analiz etmeye çalıştık. Bir kere de içlerine girmeyi deneyelim.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone