Hâkimiyet Teorileri ve Politika

KemalOnalir

‘Hâkimiyet Teorileri’ diye bir şey vardır. Bunların belli başlıları, Deniz Hâkimiyet Teorisi, Kara Hâkimiyet Teorisi, Hava Hâkimiyet Teorisi ve Uzay Hâkimiyet Teorisidir.

Deniz Hâkimiyet Teorisini ilk ortaya atan Barbaros Hayrettin Paşa’dır. ‘Akdeniz’e hâkim olan, dünyaya hâkim olur’ tezini savunmuştur. Bunun geniş hali, ‘Denizlere hâkim olan, dünyaya hâkim olur’ şeklindedir.

Kara Hâkimiyet Teorisi, Halford Mackinder tarafından ortaya atılmıştır. Zengin petrol ve doğal gaz yataklarının bulunduğu Hazar çevresi ve Ortadoğu’yu dünyanın kalbi olarak gören bu teoriye göre bu bölgelere hâkim olan dünyaya hâkim olur. Aynı zamanda kıtaların merkezlerine hâkim olanlar, çevre hilalleri de yönetebilir düşüncesi bu teoride vardır.

Albay Havsy Scitaklian tarafından ortaya atılan Hava Hâkimiyet teorisine göre de ‘gökyüzüne sahip olan dünyayı yönetir’. Mustafa Kemal’in ‘İstikbal göklerdedir’ sözü bu kapsamda anlaşılabilir.

Son olarak Uzay Hâkimiyet Teorisi; ‘Uzaya hâkim olan dünyayı yönetir’ şeklindedir. George W. Bush döneminde ABD’nin politikası uzay hâkimiyeti üzerine kuruluydu. Rusya ve Çin bu siyasetin uzun ömürlü olmasını engellemişlerdir.

Hâkimiyet teorileri böyledir. Dünyanın başta gelen devletlerinin politikalarına bakalım.

İngiltere, coğrafi keşiflerden beri Deniz Hâkimiyet Teorisine göre hareket etmektedir. Hind ve Çin denizinde gösterdikleri faaliyetler, donanmalarını her daim güçlü tutmaya çalışmaları bunun kanıtıdır. Ülke halen bu politikaya uygun hareket etmektedir.

Almanya, milli birliğini sağladığı günden beri ‘Kara Avrupası’ olarak tabir edilen, Avrupa kıtasının merkezine hâkim olmaya çalışmaktadır. I. ve II. Dünya Savaşlarının gayri resmi sebeplerinden biriside budur. Savaşla halledemedikleri meseleyi Avrupa Birliği kisvesi altında halletmeye çalışmaktadırlar.

Amerika’nın uzay işleriyle ilgilenen birimi NASA, geçtiğimiz aylarda, uzayda seyir halinde olan ve üzerinde milyonlarca dolar değerinde maden barındıran bir göktaşını dünyaya indirmeyi denedi. Başaramadı. Fakat bu başaramayacakları anlamına gelmiyor. Günün birinde yapabilirler. Ayrıca ABD’nin Ortadoğu politikası hepimizin bildiği bir durumdur. Demek ki ABD aynı anda 2 teoriyi birden uyguluyor.

Rusya, Knezlikten Çarlığa geçtiği günden beri tek bir amaca yönelik çalışır. Sıcak denizlere inmek, her Rus yöneticinin uygulamakla mükellef olduğu bir politikadır.

Çin, Brezilya ve Japonya bugünün savunmacı devletleridir. Hâkim güç olduklarında politikalarını belirleyeceklerdir.

Şimdi gelelim bizim memlekete.

Türkiye’nin uyguladığı hâkimiyet teorisi nedir? Türkiye’nin devlet politikası var mıdır?

İki sorununda cevabı çok basit, yoktur!

Bizde planlar en fazla 5 yıllık yapılır. Bir parti seçim kazanır, 5 yıl süresi vardır ama seçimler 4 yılda bir yapılır. Sonra iktidar başka partiye geçer, tüm eski politikalar rafa kaldırılır yenileri hiç altyapısı olmadan başlar.

Almanya’da milyonlarca Türk var. Oldu ya onlardan biri Almanya başkanı oldu. Türkiye’yi AB’ye alabilir mi? İngiltere’deki Müslüman nüfusu hızla artıyor. Onlardan biri İngiliz başkanı olabilir mi? Diyelim ki oldu, İngiltere’nin politikalarında en ufak bir değişiklik yapabilir mi? Rusya’nın şuan ki Genelkurmay başkanı Tuva Türk’ü Sergey Şoygu, yarın başka bir Türk Rusya Devlet başkanı olabilir. Peki, olduğunda Rusya’nın yüzlerce yıllık politikasını sona erdirebilir mi?

Bir devleti süper güç yapan izlediği politikadır. Milli Mücadele sırasında milli politikamızın adı Misak-ı Milli idi. Soyu temiz, kanı belli olan bütün subaylar, milletvekilleri, hocalar, öğretmenler, esnaflar, kadınlar hatta eşkıyalar bu uğurda mücadele ettiler. Sonunda birkaç yer istisna hedefimize ulaştık. Bugünde ihtiyacımız olan budur.

Türk milletinin milli ülküsü Turancılıktır. Siyaset üstü kimseler tarafından metodu açıklanmıştır. Bugünün devlet adamlarına (siyasetçilerine değil) düşen bu hedefe gidecek planı hazırlamaktır. Devlet-Politika-Hükümet üçlüsünün, tanım ve görevlerini adam akıllı bilmek zorundayız. Hükümet, devlet değildir. Politika günlük değil asırlık olur.

Sonuç olarak Türkiye’nin milli politikası bir an önce belirlenip, uygun plan hazırlanmalıdır. Günlük politikalarla büyük devlet olunmaz.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone