Her Devirde Bir Ergenekon!

21 Mart günü birçok kültürde baharın başlangıcını sembolize eder. Bugün de her kültür kendine göre kutlamalar yapar. Yarın aynı zamanda Türklerin Ergenekon Dağını delip, tekrar tüm Asya’ya hâkim olduğu gündür. Bizim için de esas önemli olan budur.

Ergenekon Destanı’nda özetle; Türklerin eski gücünü kaybetmesi, demirden bir dağın içine hapsolmaları ve burada güçlendikten sonra dağı eritip tekrar eski hâkimiyet alanlarını ele geçirerek düşmanlarından intikam almaları anlatılır. Aslına bakılırsa bu destan bugünün Türklüğünü de anlatmaktadır.

Bugün Anadolu’ya sıkışan ve eski gücünü kaybeden Türkleriz. Fakat destandan bizi ayıran bazı özelliklerimiz var. Çalışmıyoruz, üretmiyoruz, düşünmüyoruz, çare aramıyoruz. Demirden dağı eritenler bunların hepsini yapmışlardı.

Defalarca yazılmış bir gerçek vardır. Bu gerçeği ayakları yere basan her düşünür ifade eder. Bir toplum yok olmanın kıyısına gelebilir. Ordusunu, devletini, vatanını kaybedebilir. Bazen o toplum dilini bile kaybetmenin eşiğinde dolaşır. İşte böyle toplumların sarılacağı tek şey milli bilinçtir. Bu gerçek hiçbir zaman değişmemiştir.

Türk tarihi yukarıda ifade ettiğim gerçekliğin sayısız vukuuna sahiptir. Türk milleti defalarca yok olmanın uçurumundan aşağı bakmış, ayaklarını o boşluğa uzatmıştır. Fakat Tanrı’nın bir lütfu olarak her defasından birisi tarafından ensesinden tutulup tekrar güvene alınmıştır.

Bu durumun en açık örneği Millî Mücadele ve son Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’tür. Sevr’e razı olmuş bir hükümete karşı ayak direyecek, baş kaldıracak önderi bir türlü bulamayan Türk milleti, Gazi’nin Samsun’a ayak basarak yaydan çıkarttığı, başkaldırı hareketi o çağın demirden dağını eritip Türklere bağımsız bir devlet sağlamıştır.

Bu örnekleri Türk tarihindeki her fetret devri için verebilirsiniz. Durum aynıdır, Türkler zorluğa düşer, bir kısım vatanını kaybeder, yok olmanın eşiğinde dolaşır ve bir ‘Kutalmış’ gelip onları kurtarır.

Bugün de durum farklı değildir. İktidar ve muhalefetin içinde bulunduğu durum, dış politikadaki gelişmeler, iç politik olaylar, terör, ekonomik buhran vs. bunları alt alta yazmaya kalksak birkaç top kâğıt gerekir. Fakat söz konusu Türk milleti olduğu için umutsuzluğa yer yoktur. Tanrı’nın esirgediği millet, en zor zamanlarında yetiştirdiği Başbuğ’larından birine daha kavuşacak, onun önderliğinde yeniden yükselecektir. Tanrı’nın Türklere verdiği ‘akıl tutulma’ cezası da bu vesileyle son bulacaktır.

Her devirde bir Ergenekon varsa, bir Börteçine de muhakkak olacaktır. Hepinizin Ergenekon Bayramını kutlar, bu çağdaki Ergenekon’dan beraber çıkmayı dilerim.

**

Komplo teorisyenlerinin sevgilisi David Rockefeller bugün öteki tarafa intikal etmiş. Kendisi 200 yaşına kadar bu dünyada durmayı hedefliyordu ama 101 sene dayanabildi. Ateşi bol olsun.

Burada mesele bu adamın ölmesi veya yaşaması değil. Bir takım çevreler -ki bunların içinde Türkçüler olduğu için bu konuyla vakit kaybediyorum- Trump meselesinde olduğu gibi bu meseleden de umut tacirliği için malzeme çıkardılar.

Şeytan, şeytandır. David gider Brad gelir. Ne olursunuz bu işleri bırakıp, çalışmaya, çalışmaya, çalışmaya zaman ayırın. Çünkü bu tarz mevzular, küçük milletlerin gündemidir. Biz büyük milletiz, buna göre davranın.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone