Hilafet Zırıltısı!

KemalOnalir

Geçtiğimiz günlerde dönekliğiyle meşhur bir zatın, yayınladığımız videoyla ilgili zırıltılarını yazmıştım. Bu zatın kurduğu bir içerik sitesinde Halifelik propagandasına başladığını gördüm. 14 maddeye cevabımızla mukabele edip, onların şahsında Halifelik yanlılarına cevap verelim.

  • İddiaları; İslam dünyası günümüzde yaşadığı problemlerin birçoğunu yaşamayacakmış.

İslam dünyası halifeyi sallamadığı için bu hale geldi. Halife sadece Türklerden mesul gibi görülür hale gelmişti. I. Dünya Savaşı başında yapılan Cihad-ı Ekber çağrısını da bu sebeple kimse umursamadı. Yani Halifelik kurumu çökmüştü.

  • İddiaları; Bazılarının iddialarının aksine laiklik ilkesine hiçbir zarar gelmeyecek, aksine gerçek laiklik Halifelikle yaşanacakmış.

Halifelik, İslâm dininin temsilciliği demektir. Laiklik ve İslâm’ın temsili hususunda sıkıntı varsa Diyanet İşlerinin de kapatılması veya olmaması gerekir. Laiklik ilkesinin benimsenmesini sağlayan kişi, Diyanet’in de kurucusudur. Yani bu iki meselenin birbiriyle bağlantısı bile yoktur.

  • İddiaları; Halifeliğin bütünleştirici ve birleştirici gücü sayesinde İslam ülkelerinin kendi aralarındaki anlaşmazlıkları son bulacakmış.

Bahsedildiği gibi olsaydı, Osmanlı devleti parçalanmazdı. İslam ülkelerini geçtim, İslam toplumları arasında bile mutabık zemini sağlayamayan Halifelik, bugünün İslam dünyasında hiçbir sorunu çözemez. Şii İran’a, Vehhabi Suud krallığına bırakın Halifeliği, Ramazan takvimini bile kabul ettiremiyorsunuz.

  • İddiaları; IŞİD, Boko Haram gibi terör örgütleri türeyemeyecek, bunların oluşumuna neden olan zeminler var olmayacakmış.

Bu tarz radikal örgütlerin kurulmasını önlemek için Halifeliğin mevcudiyetine lüzum yoktur. Yeri gelince bunların dinle alakası olmadığını söyleyip, yalakalık zamanı gelince dine bağlamak ikiyüzlülüktür. Bu örgütlerin beslendiği kaynak, oluşum biçimi, faaliyet tarzı, eğitimi bellidir. Bunları Halifelik değil eğitim önler.

  • İddiaları; İslam’ın dünyaya kötü olarak tanıtılması gibi bir durum olmayacak, İslam imajı asla zedelenmeyecekmiş.

İslam’ın adını lekeleyen İslam dünyasıdır. Halife olsa bu durumu nasıl engeller? Müslümanı eğitmezsen, yetiştirmezsen adı elbette lekeli olur. Eğitim işini de Halife değil, hükümetler yapar.

  • İddiaları; Fetvalar sadece Halife’den gelecek, aynı konularda farklı ülkelerden farklı din adamlarının verdikleri fetvalar gibi Müslümanların kafası karışmayacakmış.

Mevcut durumda fetva makamı tektir. Fetvayı sadece Diyanet İşleri yayınlar. Farklı fetvaların veriliyor olmasının sebebi Diyaneti tanımayan cemaatlerdir. Fetva konusunda kusur Halifeliğin olmaması değil, fetva makamını tanımayan cemaatlerdir. Her İslam ülkesinin kendine ait din kurumu vardır. Onların sorunu da aynıdır.

  • İddiaları; Başörtüsü sorunu gibi ihtilaflı sorunlar dünyanın hiçbir Müslüman ülkesinde yaşanmayacakmış. Bizzat İslam Halifesi Abdülmecit Efendi’nin kızının başı açıkmış.

Verdikleri örneğe göre başörtüsü sorununu çözecek olan şey; ‘açık olana karışmamaktır’. Bu memleketin başörtüsü sorunu ise kapalı olanlarla ilgilidir. Herhalde yeni terk ettikleri sol görüşleri bilinçaltlarında yaşamaya devam ediyor. Sorunun çözümü ideolojiktir. Bu ülkede milletin kılık kıyafetiyle muhatap olmayan tek lider Atatürk’tü. Ondan sonra gelenler bu sorunu oyuncak etmiştir. Demek ki çözüm Halifelik değil, Atatürk’ün görüşündedir.

  • İddiaları; Katoliklerin Papa’sı Ortodoksların Patrik’i gibi Halife de gerektiğinde İslam ülkelerinin sorunlarına müdahale edecek, arabuluculuk yaparak düşmanlığı önleyebilecekmiş.

‘Bu Papa hazretleri bu kadar güçlüydü de I. ve II. Dünya Savaşı niye çıktı?’, diye sorarlar adama. Cevap versinler tekrar konuşalım.

  • İddiaları; Türkiye, İslam dünyasının en önemli merkezi haline gelecekmiş.

Türkiye halen İslam Dünyasının en önemli merkezidir. Kutsal hazinelerinden tutun, en köklü medeniyet eserleri bu topraklardadır. Türkiye haricinde, Mekke ve Medine dışında -ki buralardaki eserlerin neredeyse tamamı Osmanlı mirasıdır- önemli bir İslam merkezi yoktur.

  • İddiaları; Televizyonlarda gördüğümüz din şarlatanlarının hiçbiri halkın duygularını sömüremeyecek, din üzerinden kimse kandırılamayacakmış.

Halife varken, ‘Milli Mücadeleyi yürütenler hakkında idam’ fetvası çıkartanları nereye koyacağız. Yahut Kanuni Sultan Süleyman döneminde çıkan Kızılbaş isyanlarını ne yapacağız? Bu mesele de tamamen eğitimle alakalıdır. Halife, Allah değildir.

  • İddiaları; Din eğitimi tartışmaları son bulacak, dinimiz tarikatların ve cemaatlerin elinden kurtulacakmış.

Halifelik varken bile cemaat ve tarikatlar vardır. Bektaşi tarikatı Osmanlı yapısı içinde çok önemli bir yere sahiptir. Kendi öğretilerini rahatça yayabilmeleri için devlet tarafından para yardımı bile görmüşlerdir. Yani Halifelik ve tarikatçılık birbirine düşman şeyler değildir. Medrese ve tekkenin eğitim biçimi ve içeriği de farklıdır.

  • İddiaları; Böylece, FETÖ gibi dini kullanan terör örgütlerinin oluşması engellenecek, bunların mantar gibi çoğalması önlenecekmiş.

Dini kullanarak devlete zarar veren ilk örgüt FETÖ değildir. İslam dünyası içinde bu tarz yapılanmalar her daim olmuştur. Hariciler, Kızılbaşlar, Karmatiler bunların bazılarıdır. Bu iddilarında biraz da olsa haklılık payı var aslında. Halifelik olsa Fetullah Halife olur, böyle dolambaçlı işlere de hiç girmezdi. Kendisi bilmez biz söyleyelim, senin yalaklandığın adamla Feto bir vakitler iyi dostlardı.

  • İddiaları; Dünyanın hiçbir yerinde Müslüman çocuklar zulüm ve keder görmeyecek, hiçbirinin sahipsiz olmadığı dünyaya gösterilecekmiş.

İslam dünyasında hiçbir çocuk zulüm görmeyecek, sahipsiz kalmayacak diye bir şey olamaz. Tekrar ediyorum, Halife, Allah değildir. Bu meseleyi siyaset çözer.

  • İddiaları; Sibirya’dan Afrika’ya, Amerika’dan Okyanusya’ya tüm İslam âlemi tek çatı altında birleşecek, kardeşlik ve ümmet olma fikri sarsılmaz bir temel üzerine kurulacakmış.

İslam âlemini tek çatı altında birleştiren güç hiçbir zaman Halife olmamıştır. Bu güç sadece kılıç olmuştur. Selçuklular, Osmanlılar, Emeviler, Abbasiler bu işi her zaman kılıçla yapmışlardır. Kardeşlik ve ümmet olma fikri -ki bilinci yazılmalıydı- I. Dünya savaşından sonra çökmüştür. Arzu eden Yemen hatıratlarını, Medine müdafaasını, Kut’ül Amare’yi okuyabilir.

Bu döneklerin şahsında, tüm hilafet yanlılarına cevabım budur. Aksini düşünen için ispat kapısı açıktır. Müddei iddiasını ispata memurdur.

İslam âleminin sorununu çözecek olan şey, güçlü bir Türk otoritesidir. Bu güçlü Türk devleti diğer unsurları çevresine toplayacaktır. AB, NATO, Şangay Beşlisi bu duruma örnektir.

 

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone