Huban Arığ

alicanakyil

Hakaslar, Sayan Dağları etekleriyle Yenisey Nehri’nin kıyısından yaşamaktadırlar. Sayıları 100000’in altında olmakla beraber, Rus asimilasyonuna rağmen özlerini korumayı başarmıştırlar. Sözlü edebiyat konusunda oldukça zengindirler. Masal, öykü, kahramanlık destanı gibi kültür miraslarını günümüze kadar yaşatmayı başarmışlardır. Ayrıca hukuki sorunlarını çözmekte, özlerine uygun şekilde “Bozkır Kanunları” esasını uygularlar.

Huban Arığ da, Hakas Türkü olmakla birlikte, babasından sonra tahta geçen, halkına kağanlık yapan, ülkesini yöneterek beylik eden, az bilinen bir kadın kahramandır. Huban Arığ Destanı’nın en önemli özelliği, kahramanlığın yanı sıra halkın sosyal durumlarının da ele alınmasıdır. Ülke gelirinin topluma dağılımını adil bir şekilde belirleyen Huban Arığ, öksüz ve yetim kalanları toplum tarafından sahiplendirmiş, adalet konusunda eşitliği sağlamış, savaşların yanı sıra halkın iç huzurunu ve refahını da tek elden yönetmeyi başarmıştır. Yoksulların sorunları ile ilgilenilmekte, aç olana en iyi yemekler, atsız olana en iyi atlar, zayıf düşene en iyi imkanlar sunulmuştur.

Huban Arığ destanının bir diğer özelliği de, destanda bahsedilen kişilerin ölüp tekrar dirilmesini işlemesidir. Bu, ölümden sonraki hayata, yeniden doğuş inancına işaret etmektedir. Ayrıca destanda ilaç ve iksir kullanımı, doğanın her konudan tanınması ve kullanılması, eski Türk inançlarının temelini oluşturan “insan-doğa” döngüsünün de işaretidir. Destandaki kahramanların yardımına sıkça hayvanların koşması, bazı yerlerde hayvanların öğütler verip yol gösterici rolüne bürünmesi de bu yaklaşımları destekleyen bir diğer unsurdur.

Destanda dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da “Yaratan ve Tanrı” olgusunun “Çayaan ve Huday” şeklinde kullanılmasıdır. Bu kısımlar, insanlığın diğer kısmının taşa, güneşe, puta tapatığını zamana denk gelmektedir. “Yaratıcı” olgusu ve inancı, Türk’ün hayatında en eski ve en önemli yeri teşkil ederken, sadece savaş meydanlarında değil, inanç sahasında da Türk’ün önceliğini ispatlamaktadır.

inanc

Aynı zamanda destanda çok sayıda savaş ve dövüş teknikleri de yer almaktadır. “Kadın Kağan” olarak Huban Arığ, hem sağladığı yönetim şekliyle, hem uyguladığı savaş ve dövüş teknikleriyle, hem kurduğu sosyal ve ekonomik düzenle, Türk için kadın ve erkeğin denkliğini de ispatlar durumdadır. Bu durum, diğer durumlar gibi, Türk’ün medeniyetin her alanında ettiği öncülüğün eseridir.

dovus

16000 civarı dizeden oluşan bu destandanın bazı kısımları:

1. Yer ilk kez damarlar saldığında
2. Köklerini salıp ağaçlar büyüdüğünde
3. Demir ilk kez işlendiğinde
4. Bütün yer üstü güzel yaratıldığında
5. Dağların ak karlı dorukları oluştuğunda
6. Ak denizler aktığında
7. Ak dumanlar yayılıp
8. Ayın gözünü kapadığında
9. Ayın, güneşin yüzü
10.Yer üstünü aydınlattığında
13.Bulut arkasından güneş görüldüğünde
14.Buz altından su aktığında
20.Kanatlı kuş kanat çırpıp koştuğunda
21.Yırtıcı hayvanlar koşmaya başladığında
22.Halk yığınları dil yoluya tanıştığında
23.Şimdiki kuşaktan önce
24.Önceki kuşaktan sonra
29.Şeytanın girmediği arı yerde
30.Yelin girmediği huzurlu yerde
31.Kara karlı zirvenin bitişiğinde
32.Yerli bir halk yaşarmış

477.Ulu konuşmayı konuşuruz
478.Unutmadan dolaşırız
479.Ulu sözler söyleşiriz
480.Düşünerek dolaşırız
481.Atan yurdundan sen çıkıp
482.Yabancı yerlere varıp
483.Gidecek yolun olacak
484.Bir daha dönmezsin
485.Arı gücün sende kalmadan
486.Ayrılıp ölerek kalacaksın
487.Ata yurdun kimsesiz kalır
488.Ana yurdundan sen çıkıp
489.Düşman yerlere varırsın
490.Ana yurduna dolaşıp gelmezsin
491.Ulu gücün sana yetmeden
492.Geçerek ölüp kalırsın
493.Ana yurdun sahipsiz kalır

515.Yerli halkı acıktırdı
516.Gözyaşını çok akıttı
517.Çok kişinin canını kopardı
518.Çok kişinin kanını döktü
519.Yalnız Tek Yaratan’a yamanlık etti
520.Ulu Tanrı’ya dert oldu

3729.Kesilmez canlı ol
3730.Tükenmez yurtlu ol
3731.Dökülmez kanlı ol
3732.Ebedi yurtlu ol
3733.Önünde ay ışınlasın
3734.Arkanda güneş aydınlansın
3735.Yolun açık, yaşamın aydın olsun

4969.Üstün güçlü Huban Arığ
4972.Ulu güçlü Huban Arığ

13699.Kağanım, beğim Huban Arığ
13700.Katı yere gidiyoruz
13703.Arı gücümüz almazsa
13704.Ayrılıp ölür, orada kalırız
13705.Ulu gücümüz yeterse
13706.Ana yurdumuza döneriz
13707.Ulu gücümüz yetmezse
13708.Geçip ölür, orada kalırız

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone